Said ile Abdulmelik b. Ebî Mahzure'nin annesi, Ebu Mahzure vasıtasıyla bir önceki (500.) hadisin benzerini Nebi —'den rivayet etmişlerdir. Ancak bu rivayette (sabahın) ilk (ezanın)da iki defa ES-SALATU HAYRUN MİNE'N-NEVM = "Namaz uykudan hayırlıdır" (cümlesi) bulunmaktadır. Ebu Davud dedi ki; (bir önceki) Müsedded hadisi daha tafsilatlıdır. (Hasen b. Ali, İbn Cureyc'den rivayet ettiği) hadisinde (şöyle) der: "Ebu Mahzure, "Resul-i Ekrem bana ikamet lafızlarını, Allahu ekber, Allahu ekber; eşhedu en la ilahe illallah, eşhedu en la ilahe illallah, eşhedu enne Muhammeden Resulullah, eşhedu enne Muhammeden Resulullah, Hayye ale 's-salah, hayye ale's-Salah: Hayye ale'l-Felah hayye ale'l-felah; Allahu ekber, Allahu ekber; La ilahe illallah (şeklinde) ikişer kere (tekrarlamayı) öğretti" dedi. Ebu Davud Abdurrezzak'ın şöyle dediğini ilave etti: Resulüllah (S.A.V.) Abdullah b.Ebî Mahzure'ye ikamet ettiğin zaman (kaamet lafızlarını) kad kaameti's-Salatü - kad kaametu’s-salah (şeklinde) ikişer kere söyle, duydun mu? dedi. (Ravi Saib) der ki: Ebu Mahzure başının ön tarafını tıraş etmezdi ve ayırmazdı. Çünkü orayı Nebi (s. a.) okşamıştı. Diğer tahric: Nesai, ezan
Hadis 502 — Sunan Abu Dawud 2:112
Hasan SahihHasan SahihHasanIsnaad Sahih Sahih Muslim (379 Mukhtasar)
İbn Muhayrîz'în Ebu Mahzure'den naklettiğine göre: "Nebiyy-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ebu Mahzure'ye ezan'ı on dokuz kelime, ikameti de on yedi kelime (olarak) öğretmiştir. Ezan (şu kelimelerden meydana gelir): ALLAHU EKBER, ALLAHU EKBER, ALLAHU EKBER, ALLAHU EKBER EŞHEDU EN LA İLAHE İLLALLAH EŞHEDU EN LA İLAHE İLLALLAH EŞHEDU ENNE MUHAMMEDEN RESULULLAH EŞHEDU ENNE MUHAMMEDEN RESULULLAH EŞHEDU EN LA İLAHE İLLALLAH EŞHEDU EN LA İLAHE İLLALLAH EŞHEDU ENNE MUHAMMEDEN RESULULLAH EŞHEDU ENNE MUHAMMEDEN RESULULLAH HAYYA ALE'S-SELAH HAYYA ALE'S-SELAH HAYYA ALE'L-FELAH HAYYA ALE'L-FELAH ALLAHU EKBER ALLAHU EKBER LA İLAHE İLLALLAH İkamet de,(şöyledir): ALLAHU EKBER, ALLAHU EKBER, ALLAHU EKBER, ALLAHU EKBER EŞHEHU EN LA İLAHE İLLALLAH, EŞHEHU EN LA İLAHE İLLALLAH EŞHEDU ENNE MUHAMMEDEN RESULULLAH, EŞHEDU ENNE MUHAMMEDEN RESULULLAH HAYYA ALE'S-SELAH, HAYYA ALE'S-SELAH HAYYA ALE'L-FELAH, HAYYA ALE'L-FELAH KAD KAMETU'S-SALAT, KAD KAMETU'S-SALAT ALLAHU EKBER, ALLAHU EKBER LA İLAHE İLLALLAH Hemram'ın kitabındaki (rivayet) de (bu) Ebu Mahzure hadisindeki gibidir. Diğer tahric: Nesai, ezan; İbn Mace, ezan
İbn Muhayrîz'in rivayet ettiğine göre Ebu Mahzure (r.a.) şöyle demiştir: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bizzat kendisi bana ezanı (kelime kelime) öğretti ve (şöyle) buyurdu: "(Ya Eba Mahzure!) Ezan okumak için şöyle de: ALLAHU EKBER - ALLAHU EKBER Allah en büyüktür. Allah en büyüktür. ALLAHU EKBER - ALLAHU EKBER Allah en büyüktür. Allah en büyüktür. EŞHEDU EN LA İLAHE İLLALLAH Allah'tan başka ilah olmadığına şahidlik ederim. EŞHEDU EN LA İLAHE İLLALLAH Allah'tan başka ilah olmadığına şahidlik ederim. EŞHEDU ENNE MUHAMMEDEN RESULULLAH Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna şahidlik ederim. EŞHEDU ENNE MUHAMMEDEN RESULULLAH Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna şahidlik ederim. Sonra (tekrar başa) dön ve sesini yükselt(erek okumana şöyle devam et): ... EŞHEDU EN LA İLAHE İLLALLAH ... EŞHEDU EN LA İLAHE İLLALLAH ... EŞHEDU ENNE MUHAMMEDEN RESULULLAH ... EŞHEDU ENNE MUHAMMEDEN RESULULLAH HAYYA ALE'S-SELAH - HAYYA ALE'S-SELAH Haydi namaza, haydi namaza. HAYYA ALE'L-FELAH - HAYYA ALE'L-FELAH Haydi kurtuluşa, haydi kurtuluşa ALLAHU EKBER - ALLAHU EKBER LA İLAHE İLLALLAH Allah'dan başka ilah yoktur. Diğer tahric: Tirmizî, salat; Nesaî, ezan; îbn Mace, ezan
Abdülrnelik b. Ebî Mahzure (babası) Ebu Mahzure'yi (şöyle) derken, işittniştir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana ezanı harf harf öğretti. (O şudur:) ALLAHU EKBER - ALLAHU EKBER - ALLAHU EKBER - ALLAHU EKBER EŞHEDU EN LA İLAHE İLLALLAH - EŞHEDU EN LA İLAHE İLLALLAH EŞHEDU ENNE MUHAMMEDEN RESULULLAH EŞHEDU ENNE MUHAMMEDEN RESULULLAH EŞHEDU EN LA İLAHE İLLALLAH EŞHEDU EN LA İLAHE İLLALLAH EŞHEDU ENNE MUHAMMEDEN RESULULLAH EŞHEDU ENNE MUHAMMEDEN RESULULLAH HAYYA ALE'S-SELAH - HAYYA ALE'S-SELAH -- HAYYA ALE'L-FELAH - HAYYA ALE'L-FELAH (Ravi İbrahim b. İsmail) der (ki: Ebu Mahzure) sabahleyin ESSELATU HAYRUN MİNE'N-NEVM "Namaz uykudan hayırlıdır" derdi. Kütüb-i Sitte’den Sadece Ebu Davud rivayet etmiştir
Ebu Mahzure (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kendisine ezanı (şu lafızları) söyleyerek öğretmiştir: ALLAHU EKBER - ALLAHU EKBER EŞHEDU EN LA İLAHE İLLALLAH - EŞHEDU EN LA İLAHE İLLALLAH Sonra (Nafi b. Ömer) İbn Cüreyc'in Abdulaziz b. Abdulmelik' den (504 no ile )rivayet ettiği hadisin manasını ve o hadisedeki ezanın benzerini zikretti. Ebu Davud dedi ki: Malik b. Dinar'ın hadisinde (şu rivayet vardır): İbn Ebî Mahzure'den, bana babasının Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'dan aldığı ezanından bahset, diye bir istekte bulundum. (O da) sadece "Allah en büyüktür Allah en büyüktür’' diye cevab verdi. Cafer b. Süleyman'ın İbn Ebî Mahzure 'den, onun da amcası vasıtasıyla dedesinden naklettiği hadis de böyledir. (Yani Malik hadisindeki gibi tekbirin iki kere okunduğunu ifade eder). Ancak Cafer'in rivayetinde (fazla olarak) "Sonra Allahü ekber, Allahü ekber" (diye) tekrarlayarak sesini yükselt(ti)" ifadesi vardır
Amr b. Murre, "İbn Ebî Leyla'yı (şöyle derken) işittim" demiştir: Namaz üç kere değişiklik geçirmiştir. Sahabe(-i kiram efendilerimiz bize (şunları) naklettiler: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buyurdu (ki); "(Bütün) müslumanların yahut müzminlerin namazının tek (cemaatte kılınmış) olması beni memnun eder. Hatta bütün evlere namaz vakit(inin girdiği)ni ilan edecek adamlar göndermeyi (bile) düşündüm. Ve hatta (bazı) kişilere damların üzerine dikilip namaz vakti(nin girdiği)ni ilan etmelerini emretmeyi kalbimden geçirdim." Hatta (neredeyse bu maksatla) çan çalacaklardı. (İbn Ebî Leyla) der ki: Ensardan bir adam geliverdi: Ya Resulallah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) seni tasalı olarak gördüğümden dolayı eve döndüğümde (rü'yamda) üzerinde sanki iki yeşil elbise bulunan bir adam gördüm mescidin üzerine dikilip ezan okudu, sonra birazcık oturup (tekrar) ayağa kalktı, aynı şeyleri söyledi. Ancak (bu defa fazladan olarak) namaz başladı diyordu. Eğer insanlar(ın bu yalancıdır) demeleri (korkusu) olmasaydı" muhakkak ki ben uykuda değildim, uyanıktım derdim dedi. (İbn Müsenna (bu cümleyi); "sizin "bu yalancıdır" demeniz korkusu olmasaydı" (şeklinde rivayet etmiştir) Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buyurdu ki; "Vallahi Allah (c.c.) Sana hayrı göstermiştir". (Bu cümleyi) İbn Müsenna rivayet etmiştir. (Diğer ravi) Amr ise, mevzuu bahis (etmemiştir) Resulullah, "Bilal'e öğret ezan okusun" buyurdu. (Yine İbn Ebî Leyla) der ki: "Ömer onun gördüğünün benzerini ben de gördüm lakin (haber vermekte) geciktiğim için (söylemeye) utandım" dedi. Sahabelerimiz(in) bize haber verdiğine göre (önceleri) bir adam (cemaate) geldiği zaman (namazın imamla kaç rekatinin kılındığını) sorardı ve kendisine namazdan (kaç rekate) geç kaldığı haber verilirdi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile beraber namaz kılan cemaat(ın kimisi) kıyamda, (kimisi) rükuda, (kimisi) oturuşta, (kimisi de) Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile aynı halde olurdu. İbnu'l-Müsenna, dedi ki; Amr "Bana bunu (bu rivayeti) bir de Husayn İbn Ebî Leyla'dan nakletti" demiştir. (Derken bir gün) Muaz (cemaate) çıkageldi ve (-Şu'be der ki, ben bunu bir de Hüsayn'den dinlemiştim-) Muaz'ın, "Ben Resulullah'ı (namazda) hangi halde görürsem... (diye başlayan)", Resulullah'ın "siz de böyle yapınız" demesine kadar devam eden sözünü nakletti. Ebu Davud dedi ki: Sonra Amr b. Merzuk hadisine dönüyorum (bu rivayette) İbn Ebi Leyla diyor ki: (Bir gün) Muaz (cemaate) geldi, -daha önce cemaatle kaç rekat namazın kılınmış olduğunu- kendisine işaret ettiler. (Şu'be der ki, ben bunu bir de Husayn'dan dinlemiştim.) (İbn Ebî Leyla rivayetine devamla) dedi ki: Muaz (r.a.); "Ben O'nu (Resulullahı) hangi halde görürsem göreyim o haline uyarım" dedi. Resulullah da (s.a) buyurdu ki: "Muaz sizin için bir yol açtı, siz de böyle yapınız." Sahabe(lerimiz)in bize naklettiğine göre: Resulullah Medine'ye gelince müslümanlara (her ay) üç gün oruç tutmayı emretti. Sonra Ramazanın (orucuyla ilgili ayet-i kerime) indirildi. (Medine'li müslümanlar) oruca alışmamış bir toplum idiler, oruç onlara çok zor geliyordu. (Bu yüzden) oruç tutamayan kimse (tutamadığı gün için) bir fakiri doyuruyordu. Sonra "Sîz mü'minlerden her kim bu (mübarek) ayda hazır bulunursa (veya bu mübarek aya şahid olursa) bunda oruç tutsun"[Bakara 185] ayeti nazil olunca oruç tutma ruhsatı sadece müsafir ve hastalar için (geçerli) oldu. (Bunun dışındakiler) oruç tutmakla emrolundular. İbn Ebî Leyla der ki; (Bazı) sahabelerimiz (r.a.) bize rivayet etti ki; (başlangıçta) bir kimse iftar zamanına erişir de yemek yemeden önce uyuyakalırsa bir daha yiyemez, oruçlu halde sabahlardı. (Yine bir sahabe şöyle) dedi: Ömer (r.a.) (eve) gelip karısını(n yatağına gelmesini) istedi. O da; (ben yemek yemeden) uyudum, dedi. Ömer karısının bahane uydurduğunu zannederek kendisine yaklaştı. (Bir de) ensardan bir adam (evine) geldi (iftar vakti) yemek istedi (ev halkı) "sana birşey ısıtana kadar (bekle)" dediler, o da (yemeden) uyuyakaldı. Bunun üzerine Resulullah'a şu ayet-i kerime indi: "Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmanız size helal kılındı.”[Bakara]
Muaz b. Cebel (r.a.)'den demiştir ki; Namaz ve oruç üç kere değişikliğe uğramıştır. Nasr (b. el-Muhacir bu değişikliklerle ilgili) hadisin tamamını nakletmiştir. Îbnü'l-Müsenna (bu hadisin) sadece (Müslümanların) Beyt-i Makdis'e doğru namaz kılmaları (ile ilgili) kısmını nakletmiştir. (İbnu'l-Müsenna) der ki; (Namazın değişmesiyle ilgili) üçüncü hal (şöyle olmuştur), Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Medine'ye geldi ve on üç ay Beyt-i Makdis'e doğru namaz kıldı. Sonra Allah azze ve celle şu ayeti indirdi: "Hakîkaten yüzünün semada aranıp durduğunu görüyoruz. Artık (müsterih ol), seni hoşnud olacağın bir kıbleye döndüreceğiz. Haydi yüzünü Mescid-i Harama doğru çevir. Siz de (ey mü'minler) nerede bulunursanız bulunun, yüzünüzü ona doğru çeviriniz."[Bakara 144] (Bu ayet-i kerimeyle) Allah azze ve celle Resulünü Ka'be'ye yöneltti. (İbnu'l-Müsenna'nın) hadisi (burada) sona erdi. Nasr (b. Muhacir) de (rivayetinde) Rü'ya sahibinin ismini açıklayarak şöyle dedi: "Ensardan bir kimse (olan) Abdullah b. Zeyd geldi. Kıbleye yöneldi ve: Allahu Ekber, Allahu Ekber. Eşhedu en la İlahe İllallah, Eşhedu en la İlahe İllallah. Eşhedu enne Muhammeden Resulullah, Eşhedu enne Muhammeden Resulullah. İki defa da: Hayya ele’s-selah, iki defa: Hayya ele’l-felah, Allahu Ekber, Allahu Ekber. La İlahe İllallah" dedi. Sonra biraz durdu ve ayağa kalktı, aynı sözleri (yine) söyledi. (Abdullah b. Zeyd) der ki: Ancak (bu defa rü'yamda gördüğüm kişi) Hayya ele’l-felah dedikten sonra kad kametu’s-selah, kad kametu’s-selah, (sözlerini) ilave etti. (Muaz) der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (Abdullah'a hitaben); "Bunu Bilal'e öğret" buyurdu. Bilal de bu kelimelerle ezan okudu. Nasr (b. el-Muhacir rivayetinde) oruç konusunda da şunları söyledi: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) her ayın üç gününde ve bir de Aşure gününde oruç tutardı. Sonra Allahu Teala: "Üzerlerinize oruç yazıldı. Nitekim sizden evvelkilere de yazılmıştır" (ayet-i kerimesini) "Miskin doyumu fidye"[Bakara 184] (sözlerine) kadar indirdi. Artık oruç tutmak isteyen tutuyor, oruç yemek isteyen de her gün (için) bir fakir doyuruyordu. Bu doyurma orucun yerini tutuyordu, işte bu (oruçta bir) değişikliktir. Sonra da Allah azze ve celle: "Ramazan ayı ki insanları (irşad için), hak fürkanı, hidayet delili beyyineler halinde Kur'an onda indirildi" ayetini indirdi.Oruç bu aya erişen herkese farz oldu. Yolcular için (yolculuk esnasında orucu yeyip sonra) kaza etmeleri, oruca güçleri yetmeyen ihtiyar kadın ve erkekler için de (fakir) doyurmaları izni baki kaldı. (Derken bir gün) Sırma b. Kays bütün gün çalışmış (olarak evine) geldi..." ve (Nasr, orucun geçirdiği devrelerle ilgili olan bu) hadisi (sonuna kadar) nakletti
Hadis 508 — Sunan Abu Dawud 2:118
SahihSahihSahihSahih Bukhari (605) Sahih Muslim (378)
Enes (r.a.)'den, demiştir ki; "Bilal'e ezanı çift, ikameti tek okuması emredildi". Hammad (Simak b. Atiyye'den rivayet ettiği) hadisine, ancak: "kad kametis-salat" lafızları müstesnadır (bunlar ikişer defa söylenir), sözünü ilave etmiştir. Diğer tahric: Buharî, ezan; enbiya; Müslim, salat; Tirmizî, salat; Nesaî, ezan; İbn Mace, ezan; Darimi, salat; Ahmed b. Hanbel III
Hadis 509 — Sunan Abu Dawud 2:119
SahihSahihSahihSahih Bukhari (607) Sahih Muslim (378)
Humeyd b. Mes'ade İsmail'den, O da Halid el-Hazzaî'den, o da Ebî Kılabe vasıtasıyla Enes'den (508 nolu Vüheyb hadisinin), benzerini nakletmiştir. İsmaîl der ki; "Ben bu hadisi Eyyub'e naklettim, o da ancak ikamet "kad kameti's-salat" kelimesi müstesnadır. (Bu cümle iki defa söylenir)" diye cevap verdi
İbn Ömer (r.a.)'den, demiştir ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında ezan ikişer ikişer, ikamet ise, birer birer okunurdu. Fakat (müezzin) iki kere, kad kaameti's-salah, Kad kaameti's-salah derdi. Biz ikameti duyunca abdest alır, sonra camiye giderdik." Şu'be der ki; Ebu Cafer'den, bu hadisten başka (bir hadis) işitmedim. Diğer tahric: Nesai, ezan; bk. Buharî, ezan; İbn Mace, ezan; Darimî, salat; Ahmed b. Hanbel II, 87; V