Sehl b. Sa’d demiştir ki: Amr b. Avf oğulları arasında bir kavga olmuştu. Bu haber Nebi (s.a.v.)'e ulaştı. Aralarını düzeltmek için öğleden sonra oraya vardı. (Giderken de) Bilâl'e: "İkindi namazına kadar şayet gelemezsem, Ebû Bekr'e söyle, halka namazı kıldırsın" buyurdu. İkindi (vakti) gelince Bilâl (r.a.) ezan okudu. Kâmet etti sonra da Ebû Bekr (r.a.)'e (namazı kıldırmasını) söyledi. Bunun üzerine (Ebû Bekr namaz kıldırmak üzere) öne geçti. (Hadisin) sonunda (şu cümleyi) rivayet etti: "Namazda bir olayla karşılaşırsanız erkekler subhanallah desin, kadınlar da el çırpsın." Diğer tahric: Buhârî, sehv, sulh; amel fıssalat, ezan; Müslim, salât; Nesâî, imame, sehv, kudât; Dârimî, salât; Muvatta, sefer; Ahmed b. Hanbel, V, 330, 322, 333. not: 940 ı okumadıysan önce o'nu oku
Ebû Hureyre'den; demiştirki: Resûlullah (s.a.v.), -namazı kastederek- şöyle buyurdu: "Sübhânallah demek erkekler içindir, el çırpmak da kadınlar içindir. Kim namazında anlaşılabilecek bir işarette bulunursa, tekrar o'na geri dönsün." (Bununla namazı kastediyor). Ebû Davud dediki: "kim namazda işaret ederse ona dönsün" kısmı bir vehmden ibarettir. Diğer tahric: Dârekutnî, Sünen, II, 83; Beyhakî, es-Siinenu2l-kübrâ, II, 246, 247, 262; VI
Ebû Zer' (r.a.), Nebi (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Sizden biri namaz'a başladığı zaman küçük çakılları düzeltmesin. Çünkü (bu anda) rahmet kendisine yönelir." Diğer tahric: Nesai, tatbik; sehv; İbn Mace, ikamet; Tirmizi, salat; Ahmed b. Hanbel, V
Hadis 946 — Sunan Abu Dawud 2:557
SahihSahihSahihSahih Bukhari (1207) Sahih Muslim (546)
حَدَّثَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ مُعَيْقِيبٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ تَمْسَحْ وَأَنْتَ تُصَلِّي فَإِنْ كُنْتَ لاَ بُدَّ فَاعِلاً فَوَاحِدَةً تَسْوِيَةَ الْحَصَى " .
Muaykîb (r.a.)'den; Hz. Nebi (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Namazda iken sakın (taşlara) el sürme. Ama mutlaka yapman gerekirse, çakılları düzeltmek için bir (hareket sana yeter)" Diğer tahric: Buhârî, amel fi's-salât; Müslim, mesâcid; İbn Mâce, ikame; Tirmizî, salât; Ahmed b. Hanbel, V
Hadis 947 — Sunan Abu Dawud 2:558
SahihSahihSahihSahih Bukhari (1220) Sahih Muslim (545)
حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ كَعْبٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ الاِخْتِصَارِ فِي الصَّلاَةِ . قَالَ أَبُو دَاوُدَ يَعْنِي يَضَعُ يَدَهُ عَلَى خَاصِرَتِهِ .
Ebû Hureyre (r.a.)'den; demiştir ki: Resûlullah (s.a.v.) namazda (ihtisâr'dan yani) eli böğüre koymaktan nehyetti. Ebû Dâvûd dedi ki: (İhtisar ile) böğüre el koymayı kastediyor. Diğer tahric: Buhârî, amel fi's-salat; Muslini, mesâcid; Nesâî, iftitâh; Tirmizi, salât; Dârimî, salât , Ahmed b. Hanbel, II
Hilal b. Yesaf'dan; demiştir ki: Rakka'ya geldim. Arkadaşlarımdan biri: Rasûlullahm ashabından biri ile görüşmek ister misin? dedi. Bu benim için ganimettir, dedim. Vâbisa (b. Mabed b. el-Haris) ya gittik. Arkadaşıma: Önce dış görünüşüne bakalım, dedim. Vâbisa'nın üzerinde, başına bitişik iki uçlu bir başlık ve toz renginde ipekten bir bornoz göze çarpıyordu. O namazda bir baston'a dayanmış vaziyette idi. (Namazı bitirince) kendisine selâm verdikten sonra (namazda baston'a dayanmayı) sorduk. Şu karşılığı verdi: Ümmü Kays bint Muhsin bana haber verdi ki, Rasûlullah (s.a.v.) yaşlanıp kilo alınca; namaz kıldığı yerde üstüne dayanacağı bir direk edinmişti. Sadece Ebû Dâvûd rivayet etmiştir
Hadis 949 — Sunan Abu Dawud 2:560
SahihSahihSahihSahih Bukhari (1200) Sahih Muslim (539)
Abdullah b. Amr (r.a.)'den; demiştir ki: Bana Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in; "Bir kimsenin oturarak kıldığı namaz'ın yarısıdır"buyurduğu haber verildi. Bunun üzerine, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e geldim ve o'nu oturarak namaz kılar gördüm. (Hayretimden) ellerimi başına koydum. Bu cümle bir nüshada "ellerimi Rasulullah'ın üstüne koydum" bir başkasında da "ellerimi Rasulullah'ın başına koydum" şeklindedir. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem); "Ey Amr'ın oğlu Abdullah, ne oluyor sana?" buyurdu. Ya Resulallah, senin "insanın oturarak kıldığı namaz'ın sevabı ayakta kıldığının sevabının yarısı kadardır" buyurduğunu haber aldım. Halbuki sen oturarak namaz kılıyorsun, dedim. "Evet ama, ben sizden biri gibi değilim" buyurdu. Diğer tahric: Müslim, salatu musafirun; Nesaî, kiyamu'l-leyl; Muvatta', cemaat