A'meş, İbrahim'den, o Alkame'den, Alkame de Abdullah'dan önceki (1020.) hadisi rivayet etmiş (ve şunu ilave etmişlerdir): Resûlullah (s.a.v.): “Biriniz unutursa, iki defa secde yapsın" buyurdu. Sonra dönüp iki defa secde yaptı. Ebû Dâvûd, A'meş'in hadisinin benzerini Husayn da rivayet etti, dedi
İbrahim b. Süveyd'in Alkame'den rivayetine göre Abdullah (b.Mes'ûd) şöyle demiştir: "Resûlullah (s.a.v.) bize (dört rekatlı bir namazı) beş rekat (olarak) kıldırdı. Namazdan ayrılınca cemaat aralarında fısıldaş(maya başla)dı. Hz. Nebi: "Ne oluyor size, ne var?" buyurdu. Ya Resulallah namaz (rekâtleri) artırıldı mı? dediler, Resûlullah: "Hayır" buyurdu. Ama beş rekat kıldırdınız, dediler. Bunun üzerine Hz. Nebi (kıbleye) dönüp iki defa secde yaptı. Sonra selâm verdi. Sonra da: "Ben ancak bir beşerim sizin unuttuğunuz gibi ben de unuturum" buyurdu
Muâviye b. Hudeyc'den rivayet edilmiştir ki; Nebi (s.a.v.) bîr gün namazdan bir rekât daha varken, selâm verdi, (gitti). Bir adam kendisine yetişip; Namazın bir rekatını unuttun, dedi. Resûlullah dönüp mescide girdi. Bilâl'e emretti o da kaamet getirdi. Nebi (s.a.v.) de cemaate bir rekat (daha) namaz kıldırdı. Bu durumu insanlara haber verdim. Bana: O adamı tanıyor musun? dediler. Hayır (adını bilmem) ama görsem tanırım, dedim. (Bir ara) ona rastladım ve: "İşte o adam" dedim. Bu Talha b. Ubeydullah'tır, dediler
Ebû Sa'îd el-Hudrî (r.a.)'den: demiştir ki: Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Sizden bîri namazında (kaç rekat kıldığında) şüpheye düşerse, şüphe edileni atsın (kılınmamış kabul etsin) ve namazını kesin bildiğine (az olana) göre tamamlasın. Namaz'ın tamam olduğuna kesin kanaati hasıl olunca da iki defa secde yapsın. Eğer (şüphelendiği ile birlikte) namazı tamam idiyse, (ilâve ettiği) rekat ve secdeler nafile olur. Namazı noksan idiyse, (ilâve) rekat namazını tamamlayıcı, secdeler de şeytanı rezil edici olur..." Müslim, mesâcid; Nesâî, sehv; İbn Mâce, ikâme; Dârimî, salât; Ahmed b. Uanbel, Ilı, 72, 83, 87; Muvatta', nida; Hâkim el-Müstedrek, I, 322, Darekutnî, Sünen, I, 372; Beyhakî, es-Sünenu'l-kübrâ, II, 351. Ebû Dâvûd dedi ki: Bu hadisi Hişam b. Sa'd ve Muhammed b. Mutarrıf, Zeyd'den; Zeyd, Ata b. Yesar'dan; o da Ebu Said el-Hudri vasıtasıyle Nebi s.a.v.'den rivayet etmişlerdir. Ancak Ebu Halid'in (yukarıda metni verilen) rivayeti daha mükemmeldir
Hadis 1025 — Sunan Abu Dawud 2:636
SahihSahihHasan
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ أَبِي رِزْمَةَ، أَخْبَرَنَا الْفَضْلُ بْنُ مُوسَى، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ كَيْسَانَ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم سَمَّى سَجْدَتَىِ السَّهْوِ الْمُرْغِمَتَيْنِ .
İbn Abbâs'dan rivayet edildiğine göre, Nebi (s.a.v.) sehv secdelerini "murğimeteyn" (burnu yere sürten, rezil eden) diye isimlendirmiştir
Atâ b. Yesâr (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, Nebi (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Sîzden biri namazında şüphe edip, üç rekât mı yoksa dört rekat mı kıldığını bilemezse bir rekât daha kılıp oturduğu halde, selâm vermeden önce iki defa secde yapsın. Eğer sonradan kıldığı rek'at, beşinci olursa, bu iki secde ile çiftlemiş olur. Eğer dördüncü olursa, secdeler şeytanı kızdırma ve alçak düşürme olur
Zeyd b. Eslem'den Mâlik'in isnadı ile (Atâ b. Yesâr’dan) Resûlullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Sizden biri namazda şüphe edip de üç rekât kıldığı kanaatinde olursa, kalkıp secdeleri ile birlikte bir rekât daha kılsın,sonra oturup teşehhüdü okusun. Teşehhüdü bitirip de selâmdan başka bir şey kalmayınca, oturduğu yerde iki defa secde yapsın sonra da selâm versin." (Yakub b. Abdurrahmân) bundan sonra Mâlik'in (bir evvelki) hadisinin mânâsını zikretti. ( “Kıldığı rekat beşinci ise, bu secdelerle çiftlemiş olur, dördüncü olursa, secdeler şeytanı kızdırmadır" manasına gelen şeyler zikretti.) Ebû Dâvûd dedi ki: Bu hadisi bu şekliyle îbn Vehb Malik'den; Hafs b. Meysere, Dâvud b. Kays ve Hişâm b. Sa'd (de Zeyd b. Eslen; tarikiyle Ata 'dan) rivayet etmişlerdir. Ancak Hişam rivayetini Ebû Saîd el-Hudri'ye ulaştırmıştır. Atâ'nın, hadisi Ebu Said'den aldığını zikrederek rivayet etmiştir
Ebû Ubeyde, babası Abdullah (b. Mes'ûd)'dan Peygamberimiz (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Sen namazda iken üç rekat mı, yoksa dört rekat mı kıldığında şüphe ettiğin ve zann-ı galibin dört rekat kıldığın şeklinde olduğu zaman, teşehhüde oturur sonra selâm vermeden oturduğun yerden iki defa secde yapar, sonra tekrar tehiyyât okur ve selam ver(irsin)." Ebû Dâvud dedi ki: Bu hadisi Abdulvâhid de Husayf'dan rivayet etmiş, fakat Hz. Nebi'ye ref etmemiştir. Süfyân, Şerik ve İsrail de Abdulvâhid'e muvafakat etmekle beraber, hadisin metninde ihtilâf etmişlerdir. Onlar'ın hiçbiri de) hadisi (Hz. Nebiye) isnad etmemiştir
Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.) Nebi (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu haber vermiştir: "Sizden biri namaz kıldığında eksik mi, yoksa fazla mı kıldığında tereddüt ederse, oturduğu yerden iki defa secde yapsın. Şeytan kendisine gelip de "Abdestini bozdun" dediği zaman, burnuyla bir koku veya kulağıyla bir ses duymadıkça "sen yalan söyledin" desin." Bu, Ebân'ın rivayet ettiği hadisin lâfzıdır. (Hadis iki ayrı senedle rivayet edilmiştir. Bu metin Ebân'ın rivayet ettiği metindir.) Ebû Dâvûd dedi ki: (Seneddekı lyaz'ın) Ma'mer ve Ali b. el-Mubârek, "îyaz b. Hilâl" Evzaî ise, "îyaz b. Ebî Züheyr" olduğunu söylemişlerdir
Hadis 1030 — Sunan Abu Dawud 2:641
SahihSahihSahihSahih Bukhari (1232) Sahih Muslim (389 After 569)
Ebû Hureyre (r.a.) Nebi (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Sizden biriniz namaz kılmaya kalktığı zaman, şeytan kendisine gelip kaç rek'at kıldığını bilemeyecek kadar zihnim karıştırır. Birinize böyle bir şey olduğu zaman, oturarak iki defa secde yapsın." Ebû Dâvüd: bu hadisi aynı şekilde îbn Uyeyne, Ma'mer ve Leys de rivayet ettiler, dedi