Ebû Hureyre (r.a)'den, Rasûlullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Vallahi, bu günden sonra, Kureyşli Muhacirlerden, Ensârdan, Devslilerden ve Sakîflilerden başka hiç kimseden hediye kabul etmeyeceğim
Hadis 3538 — Sunan Abu Dawud 24:123
SahihSahihSahih Bukhari (2621) Sahih Muslim (1622)
İbn Abbas (r.a.)'dan, Rasûlullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Hibesinden dönen, kusmuğunu tekrar yutan gibidir." Hemmâm, Katade'nin; "Biz kusmuğu ancak haram olarak biliriz" dediğini söyledi. Ayrıca bu Hadis'i Buhari, hibe, cihâd, hıyel; Müslim, hibât; Nesâî, hibe, rukbâ; İbn Mâce, hibât ; Ahmed b. Hanbel, I, 217, 250, 280. de tahric ettiler
İbn Ömer ve İbn Abbas (r.a.)'dan, Hz. Nebi (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Bir kimsenin bir şey bağışlayıp veya bir şey hibe edip de bundan dönmesi helâl olmaz. Ancak baba çocuğuna verdiğini geri alabilir. Bir bağışta bulunup da o'nu geri isteyen kişinin durumu; (bir şey) yiyen, doyduğu zaman kusan, sonra da kusmuğunu tekrar yiyen köpeğin durumu gibidir." Ayrıca bu Hadis'i Buhari, hibe; Nesâî, hibe; İbn Mâce, hibe; Ahmed b. Hanbel, II, 182. de tahric ettiler
Abdullah b. Amr'dan, Rasûlullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Hibe ettiği şeyi geri isteyen kişinin hali, kusup da kusmuğunu yiyen köpeğin hali gibidir. Hibe eden kişi verdiğini geri istediği zaman, durdurulsun ve istediği şey kendisine tarif edilsin, sonra da hibe ettiği şey ona verilsin
Ebû Ümâme (r.a), Hz. Nebi (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Bir kimse, bir (din) kardeşi için şefaatte bulunur da, kardeşi o'nun şefaati üzerine hediye verir, o da kabul ederse ribâ kapılarından büyük bir kapı açmıştır.”
Nu'man b. Beşîr (r.a)'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: Babam bana bir mal bağışladı. -Ravilerden İsmail b. Salim: "Bir kölesini bağışladı" der.- Annem, Ravâha'nın kızı [Amra]: Rasûlullah (s.a.v.)'e git, o'nu bu bağışa şahit tut, dedi. Babam, Rasûlullah'a gidip [onu şahit tuttu], hâdiseyi ona anlatıp dedi ki: Ben oğlum Nu'man'a bir mal bağışladım. Ama Amra, (Nu'man'ın annesi) buna, seni şahit tutmamı istedi. Rasûlullah (s.a.v.): "Senin başka çocuğun var mi?" Evet, var. "Hepsine Nu'man'a verdiğin gibi mal verdin mi?" Hayır, vermedim. Rasûlullah (s.a.v.): Bazı râvilerin dediğine göre- "Bu zulümdür"; -bazılarının dediğine göre- "Bu telciedir, buna başkasını şahit tut" buyurdu. Mağîre'nin rivayetinde, (Rasûlullah): "İyilik ve lütufta hepsinin eşit olmaları seni sevindirmez mi?" (buyurdu). Adam: Evet, dedi. Rasûlullah: "Buna benden başkasını şahit tut" buyurdu. Mücâhid'in rivayetine göre ise Rasûlullah (s.a.v.): “Sana iyilik yapmaları, senin onlar üzerindeki hakkın olduğu gibi aralarında adaletli davranman da onların senin üzerindeki haklarıdır" buyurdu. Ebû Dâvûd, Zührî'nin rivayeti hakkında der ki: Bazıları, "Bütün oğullarına (verdin) mi?"; bazıları, "bütün çocuklarına (verdin) mi?" dedi. Bu konuda îbn Ebî Hâlid, Şa'bî'den rivayetle: "Senin ondan başka oğulların varmı?" dedi. Ebu'd-Duha da Nu'man b. Beşîr'den rivayetle: "Senin ondan başka çocuğun var mı?" dedi
Nu'man b. Beşîr'in haber yerdiğine göre; Babası ona bir köle verdi. Rasûlullah (s.a.v.) kendisine: "Bu köle nedir?” diye sordu. Nu'man: Benim kölem, onu bana babam verdi. Rasûlullah (s.a.v.): "Sana verdiği gibi bütün kardeşlerine de verdi mi?" Hayır. " Onu geri ver." Ayrıca bu hadis'i Müslim, hibât; Nesâî, nuhl da tahric ettiler
Hadis 3544 — Sunan Abu Dawud 24:129
SahihSahihIsnaad Sahih
حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ حَاجِبِ بْنِ الْمُفَضَّلِ بْنِ الْمُهَلَّبِ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ سَمِعْتُ النُّعْمَانَ بْنَ بَشِيرٍ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " اعْدِلُوا بَيْنَ أَوْلاَدِكُمْ اعْدِلُوا بَيْنَ أَبْنَائِكُمْ " .
Nu'man b. Beşîr (r.a), Rasûlullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Çocuklarınız arasında adaletli davranınız, oğullarınız arasında adaletli davranınız." Ayrıca bu hadis'i Nesâî, nuhl da tahric etti
Hadis 3545 — Sunan Abu Dawud 24:130
SahihSahihSahihSahih Muslim (1624)
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَتِ امْرَأَةُ بَشِيرٍ انْحَلِ ابْنِي غُلاَمَكَ وَأَشْهِدْ لِي رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنَّ ابْنَةَ فُلاَنٍ سَأَلَتْنِي أَنْ أَنْحَلَ ابْنَهَا غُلاَمًا وَقَالَتْ لِي أَشْهِدْ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . فَقَالَ " لَهُ إِخْوَةٌ " . فَقَالَ نَعَمْ . قَالَ " فَكُلَّهُمْ أَعْطَيْتَ مِثْلَ مَا أَعْطَيْتَهُ " . قَالَ لاَ . قَالَ " فَلَيْسَ يَصْلُحُ هَذَا وَإِنِّي لاَ أَشْهَدُ إِلاَّ عَلَى حَقٍّ " .
Câbir (r.a)'den rivayet edilmiştir. Der ki: Beşîr'in karısı: Oğluma köleni hibe et ve bana Rasûlullah (s.a.v.)'i şahit tut, dedi. Beşîr, Hz. Nebi (s.a.v.)'e gelip dedi ki: Falanın kızı, benden oğluna bir köle hibe etmemi istedi ve [benim için] Rasûlullah'ı şahit tut, dedi. Rasûlullah (s.a.v.): "Onun kardeşleri var mı?" Evet. "Bu doğru olmaz; ben haktan başka bir şey'e şahitlik etmem