حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ خَالِدٍ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ يَزِيدَ، عَنْ أَبِي الْخَيْرِ، عَنْ عُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ ـ رضى الله عنه أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَعْطَاهُ غَنَمًا يَقْسِمُهَا عَلَى صَحَابَتِهِ ضَحَايَا، فَبَقِيَ عَتُودٌ فَذَكَرَهُ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " ضَحِّ أَنْتَ بِهِ ".
Ukbe b. Amir r.a.'dan rivayete göre; "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisine kurban olarak kesi\mek üzere ashabına paylaştırması için bir miktar koyun verdi. Geriye bir yaşını bitirmiş bir keçi kaldı. Bunu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e söyleyince, Allah Rasulü: Onu da sen kurban olarak kes, diye buyurdu." Fethu'l-Bari Açıklaması: Bunun Abdurrezzak tarafından Musannefinde Ebu Seleme'den, o Aişe'den yahut Ebu Hureyre'den diye rivayet ettiği bir başka rivayet yolu daha vardır. "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kurban kesmek istedi mi büyük, semiz, boynuzlu, beyaz alacalı, burulmuş iki koç satın alırdı. Bunlardan birisini Muhammed ve Muhammed'in aile halkı adına, diğerini de Allah'ın vahdaniyetine, kendisinin de tebliğ ettiğine şahitlik eden ümmeti adına keserdi." Ebu Davud bir başka yoldan, Cabir'den şu rivS.yeti nakletmektedir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem boynuzlu, beyaz alacalı ve burulmuş iki koç kesti." el-Hattabi dedi ki: Burulmuş: Husyeleri alınmış demektir. Burmak (el-vica) husyeleri almak anlamındadır. Hadisten Çıkarılan Sonuçlar 1- Burulmuş koçun kurban edilmesi caizdir. Bir organın eksikliği dolayısıyla bazı ilim adamlarıbunu mekruh görmüş iseler de bu bir kusur değildir. Çünkü burmanın, etin lezzetini artırıcı bir faydası vardır. Ayrıca hayvanın kötü ve pis kokusunu da giderir. 2- Kurban kesecek olanın bizzatkurbanlığını kesmesi müstehaptır. 3- Hadis ayrıca nitelik ve rengi itibariyle kurbanlığın güzel seçilmesinin meşruiyetine de delil gösterilmiştir. "Geriye bir yaşını bitirmiş bir keçi kaldı." Bu anlamdaki "atud" lafzı güçlü, merada otlamış ve bir yaşını tamamlamış keçi yavrularına denilir. "Onu da sen kurban kes, diye buyurdu." Musannıf bu başlıkta -ki Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in iki koçu kurbanlık etmesi ile ilgilidir- Ukbe'nin rivayet ettiği bu hadisi zikretmekle, belirtilen şekilde kurban kesmenin vücub değil, bir ihtiyar (muhayyerlik) ifade ettiğine dair delil göstermek istemiş gibidir. Bu sebeple tek bir kurbanlık, kesen için de yeterli oluı:. Daha fazlasını kesen olursa bu da hayırlıdır. Fakat en faziletli olan ise, iki koç kurban etmek suretiyle Nebi'e tabi olmaktır. Etin çokluğunu göz önünde bulundl!ran kimseler ise -Şafil gibi-; en faziletlisi deve, sonra koyun türü, sonra da inektir, derler
Bera b. Azib r.a.'dan, dedi ki:, "Ebu Burde diye anılan bir dayım bayram namazından önce kurbanını kesti. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona: Senin o kestiğin koyun, et için kesilen bir koyun oldu, diye buyurdu. Ebu Burde: Ey Allah'ın Rasulü, bende evde beslediğim bir yaşını doldurmamış bir keçi oğlağı var, dedi. Allah Rasulü: Onu kes, senden başkası için de,bu uygun düşmez, diye buyurdu. Daha sonra: Her kim bayram namazından önce kurbanını keserse o ancak kendisi için kesmiş olur. Kim de namazdan sonra kurbanını keserse onun kurban ibadeti tamam olur ve müslümanların sünnetine de uygun bir iş yapmış olur, diye ekledi
Hadis 5557 — Sahih al Bukhari 73:13
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي جُحَيْفَةَ، عَنِ الْبَرَاءِ، قَالَ ذَبَحَ أَبُو بُرْدَةَ قَبْلَ الصَّلاَةِ فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " أَبْدِلْهَا ". قَالَ لَيْسَ عِنْدِي إِلاَّ جَذَعَةٌ ـ قَالَ شُعْبَةُ وَأَحْسِبُهُ قَالَ ـ هِيَ خَيْرٌ مِنْ مُسِنَّةٍ. قَالَ " اجْعَلْهَا مَكَانَهَا، وَلَنْ تَجْزِيَ عَنْ أَحَدٍ بَعْدَكَ ". وَقَالَ حَاتِمُ بْنُ وَرْدَانَ عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَنَسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَقَالَ عَنَاقٌ جَذَعَةٌ.
Bera'dan, dedi ki: "Ebu Burde bayram namazından önce kurbanını kesti. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona: Onun yerine başkasını kes, diye buyurdu. Ebu Burde: Bende yaşını doldurmamış dişi bir keçiden başkası yok, dedi. -Şube dedi ki: Zannederim o (ravilerden Ebu Burde, el-Bera'dan naklen): Hem o, yaşını tamamlamış bir dişi keçiden daha iyidir, dedi.- Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: O halde sen onu diğerinin (daha önce kestiğin kurbanlığın) yerine kes ve senden sonra da böylesi, hiç kimse için geçerli olmayacaktır, diye buyurdu." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Senin koyunun et için kesilmiş bir koyun oldu." Yani o bir kurbanlık değildir. Aksine o, kendisinden yararlanılabilecek bir etten ibarettir. Nitekim Zubeyd el-İyamı'nin rivayetinde (bölümün başındaki 5545 nolu hadis) de geçtiği üzere "o ancak aile halkına takdim ettiği bir etten ibaret olur." Hadisten Çıkan Sonuçlar 1- Bir yaşını doldurmamış keçinin kurbanlığı caiz değildir. Cumhurun görüşü budur. Ata ve onun ashabından (ondan rivayet almış olanlardan) el-Evza1'ye göre mutlak olarak caizdir. Bu hususta Cabir'in Nebie merfu olarak zikrettiği bir sahih hadis de vardır: "Yaşını doldurmamış olanı kesmeyiniz. Ancak yaşını doldurmuşu bulmakta zorlanırsanız bir yaşını doldurmamış koyun kesebilirsiniz." Bu hadisi Müslim, Ebu Davud, Nesai ve başkaları da rivayet etmiş bulunmaktadır. Fakat Nevevı cumhurdan bunu (bir yaşını bitirmiş olanı kurban etmeyi) daha faziletli olana yorumladıklarını nakletmiş bulunmaktadır. İfadenin takdiri ise şöyledir: Sizin için müstehap olan ancak bir yaşını doldurmuş olanı kesmektir. Eğer bulamayacak olursanız o takdirde bir yaşını doldurmamış bir koyun kesebilirsiniz. Bir yaşını doldurmamiş olan (el-ceza') koyun türünün yeterli olabileceğini kabul eden cumhur, yaşı hususunda farklı görüşlere sahiptir. Birinci görüşe göre bir yaşını doldurup iki yaşına basmış alandır. Şafi1lere göre daha sahih, dil bilginleri ne göre de daha meşhur olan görüş budur. İkinci görüşe göre ise bu altı aydır. Bu da Hanefılerle, Hanbelilerin görüşüdür. "Sonra kim bayram namazından önce keserse ancak kendisi için kesmiş olur diye buyurdu." Yani onun o kestiği kurban olmaz. "Kim de namazdan sonra keserse onun kurban ibadeti tamamlanmış olur ve müslümanların sünnetine de" onlann izledikleri yola "uygun iş yapmış olur." 2- Hadisten sözü edilen sonuçlardan başka şu da anlaşılmaktadır: Hükümlerde baş vurulacak kaynak, Nebi Sallallahu Aleyhi ve SellemIdir. O bazı hallerde ümmeti arasından birisi için özel bir hüküm verebilir ve başkası hakkında da bu hükmü -bu konuda bir mazeret veya gerekçe bulunmasa dahi- uygun görmeyebilir. 3- Allah Resulü'nün bir kişiye hitabı, o hitabın özeloluşuna dair açık bir delil ortaya çıkıncaya kadar bütün mükellefleri kapsar. 4- Yapılan bir amel, güzel bir niyet ile yapılsa dahi şeriate uygun düşmedikj çe sahih degildir
Hadis 5558 — Sahih al Bukhari 73:14
حَدَّثَنَا آدَمُ بْنُ أَبِي إِيَاسٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ ضَحَّى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِكَبْشَيْنِ أَمْلَحَيْنِ، فَرَأَيْتُهُ وَاضِعًا قَدَمَهُ عَلَى صِفَاحِهِمَا يُسَمِّي وَيُكَبِّرُ، فَذَبَحَهُمَا بِيَدِهِ.
Enes'teh şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem alacalı, beyaz tüylü iki koç kurban etti. Ben onun bir ayağını (her birini keserken) böğrünün üzerine koyduğunu, besmele çekip tekbir getirdiğini ve o ikisini de bizzat eliyle kestiğini gördüm." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Kurbanlıkları bizzat eliyle kesen kimse." Yani bu şart mıdır yoksa evla (daha uygun olan) mıdır? Bizzat kesmeye gücü yeten kimsenin başkasını vekil tayin etmesinin caiz oluşu üzerinde fukahanın ittifakı vardır. Fakat Malikilerde kesebilen kimsenin vekalet vermesinin yeterli olmayacağına dair bir görüş vardır. çoğunluğa göre ise bu mekruhtur ama kesiminde hazır bulunması da müstehaptır. "Ben onu, onların her birini keserken ayağını böğrüne koyduğunu gördüm." Yani her bir kurbanlığını keserken bir ayağını onun böğrüne, kurbanlığın yanlarından birisi üzerine koyuyordu. "Besmele çekiyor, tekbir getiriyordu." Hadisten anlaşıldığına göre; 1- Kesim yaparken besmele çekmek meşrudur. 2- Besmele ile birlikte tekbir getirmek müstehaptır. 3- Kurbanlığın boynunun sağ yanı üzerine ayağı koymak müstehaptır. Fukaha, kurbanlığın sol yanı üzere yatırılacağını ittifakla kabul etmişlerdir. Buna göre ayağını sağ yanına koyarak kurbanlığı kesenin, bıçağı sağ eline alıp sol eliyle de başını yakalaması daha kolayolur
Hadis 5559 — Sahih al Bukhari 73:15
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ دَخَلَ عَلَىَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِسَرِفَ وَأَنَا أَبْكِي، فَقَالَ " مَا لَكِ أَنَفِسْتِ ". قُلْتُ نَعَمْ. قَالَ " هَذَا أَمْرٌ كَتَبَهُ اللَّهُ عَلَى بَنَاتِ آدَمَ اقْضِي مَا يَقْضِي الْحَاجُّ غَيْرَ أَنْ لاَ تَطُوفِي بِالْبَيْتِ ". وَضَحَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ نِسَائِهِ بِالْبَقَرِ.
Aişe r.anha'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Şerif'te ben ağIıyorken Hasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yanıma girdi. Ne oldu sana? Ay hali mi oldun, diye sordu. Ben: Evet dedim. O: Bu, Allah'ın, Adem'in kızları üzerine yazdığı bir iştir. Hacıların yaptıklarını sen de yap! Ancak Beyt'i tavaf etme, buyurdu. Hasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hanımları adına kurban olarak inek kesti." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Bir adam, (Mina'da) İbn Ömer'e devesin (i kesmek) de yardım etmiştir." İbnu'l-Müneyyir dedi ki: Bu rivayet, başlığa ancak yardım istemenin meşru olması halinde "vekalet de ona katılır (onun gibi değerlendirilir)" cihetiyle uygun düşmektedir. İbn Ömer'in başından geçen bu olaya yakın Ahmed'in rivayet ettiği merfu' bir hadis de gelmiş bulunmaktadır. Bunu ensardan bir adam şöylece rivayet etmektedir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kurbanlığını yatırdı ve: Kurbanlığımı kesmek üzere bana yardımcı ol, dedi, o da ona yardım etti." Hadisin ravileri sikadırlar. "Ebu Musa kızlarına kurbanlıklarını kendi elleriyle kesmelerini emretti." İbnu't-Tin dedi ki: Hadisten kadının hayvan kesmesinin caiz olduğu anlaşılmaktadır. Muhammed ise Malik'ten bunun mekruh olduğunu nakletmektedir. Derim ki: Bu husus daha önce Zebaih bölümünde (5504 ve 5500.hadislerde) geçmiş bulunmaktadır. Şafillerden nakledilen görüşe göre ise kadın için daha uygun olan, kurbanlığını kesmek üzere başkasına vekalet vermesi ve kendisinin bizzat kesmemesidir
Bera r.a.'dan şöyle dediğirivayetedilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i hutbe irad ederken dinledim. Şöyle buyurdu: Bugünümüzde ilk yapacağımız iş, namaz kılmamız, sonra dönüp kurbanlıklanmızı kesmemizdir. Kim bunu yaparsa bizim sünnetimize uygun iş yapmış olur. Her kim (namazdan önce) kesmiş ise onun bu kestiği, aile halkına takdim ettiği bir et olur. Kurban ibadetiyle hiçbir alakası olmaz. Bunun üzerine Ebu Burde: Ey Allah'ın Rasulü, bayram namazını kılmadan önce kestim. Yanımda ise bir yaşını doldurmuş olandan daha iyi, yaşını doldurmamış bir dişi keçi vardır, dedi. Allah Rasulü şöyle buyurdu: Sen onu o kestiğinin yerine kes! Ancak bu, senden sonra hiçbir kimse için yeterli olmayacaktır -yahut onun yerini tutmayacaktır (diyebuyurdu)
Hadis 5561 — Sahih al Bukhari 73:17
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَنَسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ ذَبَحَ قَبْلَ الصَّلاَةِ فَلْيُعِدْ ". فَقَالَ رَجُلٌ هَذَا يَوْمٌ يُشْتَهَى فِيهِ اللَّحْمُ ـ وَذَكَرَ مِنْ جِيرَانِهِ فَكَأَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم عَذَرَهُ ـ وَعِنْدِي جَذَعَةٌ خَيْرٌ مِنْ شَاتَيْنِ فَرَخَّصَ لَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَلاَ أَدْرِي بَلَغَتِ الرُّخْصَةُ أَمْ لاَ، ثُمَّ انْكَفَأَ إِلَى كَبْشَيْنِ ـ يَعْنِي فَذَبَحَهُمَا ـ ثُمَّ انْكَفَأَ النَّاسُ إِلَى غُنَيْمَةٍ فَذَبَحُوهَا.
Enes'ten rivayete göre o Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Kim namazdan önce kurbanını keserse tekrar kessin. Bir adam: Bu, canın et çektiği bir gündür, dedi ve komşulannın ihtiyaç içinde olduklarını zikretti. -Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onu mazur görür gibi oldu.- Adam devamla dedi ki: Hem benim yanımda iki koyundan daha iyi, bir yaşını doldurmamış bir dişi keçi var deyince, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona ruhsat verdi. Artık, bu ruhsat başkalarını kapsar mı kapsamaz mı bilemiyorum. Daha sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem iki koçun yanına vardı -yani onları kesti- sonra da (diğer) insanlar birkaç koyunluk bir sürüye gidip onları kestiler
Hadis 5562 — Sahih al Bukhari 73:18
حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا الأَسْوَدُ بْنُ قَيْسٍ، سَمِعْتُ جُنْدَبَ بْنَ سُفْيَانَ الْبَجَلِيَّ، قَالَ شَهِدْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ النَّحْرِ فَقَالَ " مَنْ ذَبَحَ قَبْلَ أَنْ يُصَلِّيَ فَلْيُعِدْ مَكَانَهَا أُخْرَى، وَمَنْ لَمْ يَذْبَحْ فَلْيَذْبَحْ ".
Cündeb b. Süfyan el-Becell'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Ben kurban bayramı birinci günü (Nahr günü) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğuna tanık oldum: Kim bayram namazını kılmadan önce kurbanını keserse onunyerine başkasını kessin. Kim de şimdiye kadar kesmemişse (namazdan sonra) artık kesiversin
Amir'den rivayete göre el-Bera şöyle demiştir: "Bir gün Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bayram namazı kıl(dır)dı ve şöyle buyurdu: Kim bizim kıldığımız namazı kılar, kıblemize yönelir ise namazdan ayrılıncaya kadar kurbanını kesmesin. Ebu Burde b. Niyar ayağa kalkarak: Ey Allah'ın Resulü, ben böyle yaptım, dedi. Allah Resulü: Bu, erken davranarak yaptığın bir iş oldu, diye buyurdu. Ebu Burde: Benim yanımda yaşını doldurmamış bir dişi keçi var ve o, yaşını doldurmuş iki koyundan hayırlıdır. Onu kesebilir miyim, diye sordu. Allah Rasulü: Evet. Fakat bundan sonra artık hiç kimse için yeterli olmaz, diye buyurdu." Amir (eş-Şa'bl): "İşte o, onun kestiği iki kurbanın hayırlı alanıdır" dedi. Fethu'l-Bari Açıklaması:• "Namazdan önce kurbanın! kesen iade eder", yani kurban kesme işini tekrarlar. "Kim bizim bu namazımıZ! kılar ve kıblemize yönelirse ... " Kim İslam dini üzere ise ... demektir
Hadis 5564 — Sahih al Bukhari 73:20
حَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ مِنْهَالٍ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، عَنْ قَتَادَةَ، حَدَّثَنَا أَنَسٌ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُضَحِّي بِكَبْشَيْنِ أَمْلَحَيْنِ أَقْرَنَيْنِ، وَوَضَعَ رِجْلَهُ عَلَى صَفْحَتِهِمَا، وَيَذْبَحُهُمَا بِيَدِهِ.
Enes r.a.'dan rivayete göre: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem boynuzlu, alaca beyaz tüylü iki koç kurban eder ve bir ayağını boyunlarına yakın yere koyar ve onları kendi eliyle keserdi