Qurani·قرآني
Türkçe

Yaratılışın Başlangıcı

136 hadis · #3190–3325

Hadis 3310 — Sahih al Bukhari #3310
حَدَّثَنِي عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنْ أَبِي يُونُسَ الْقُشَيْرِيِّ، عَنِ ابْنِ أَبِي مُلَيْكَةَ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ، كَانَ يَقْتُلُ الْحَيَّاتِ ثُمَّ نَهَى قَالَ إِنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم هَدَمَ حَائِطًا لَهُ، فَوَجَدَ فِيهِ سِلْخَ حَيَّةٍ فَقَالَ ‏"‏ انْظُرُوا أَيْنَ هُوَ ‏"‏‏.‏ فَنَظَرُوا فَقَالَ ‏"‏ اقْتُلُوهُ ‏"‏‏.‏ فَكُنْتُ أَقْتُلُهَا لِذَلِكَ‏.‏ فَلَقِيتُ أَبَا لُبَابَةَ فَأَخْبَرَنِي أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ لاَ تَقْتُلُوا الْجِنَّانَ، إِلاَّ كُلَّ أَبْتَرَ ذِي طُفْيَتَيْنِ، فَإِنَّهُ يُسْقِطُ الْوَلَدَ، وَيُذْهِبُ الْبَصَرَ، فَاقْتُلُوهُ ‏"‏‏.‏
İbn Ebi Müleyke'nin naklettiğine göre Abdullah İbn Ömer yılanları öldürürdü fakat daha sonra bunu yasakladı. İbn Ömer şöyle demişti: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir bahçe sökerken orada bir yılan derisi gördü ve: 'Bakın, yılanı bulun ve öldürün!' buyurdu. Oradakiler de aramaya koyuldular. İşte ben yılanları bu yüzden öldürüyordum. [-3311-] Fakat bir defasında Ebu Lübabe ile karşılaştım ve bana Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in: 'Sırtında iki beyaz çizgi bulunan zehirli, kuyruğu küt / güdük yılanlar dışındaki yılanları öldürmeyin. Böyle olan yılanlar hamile kadınların çocuklarını düşürmelerine sebep olur ve gözün nurunu söndürür. Bunları öldürün!' buyurduğunu nakletti
Hadis 3311 — Sahih al Bukhari 59:118
حَدَّثَنِي عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنْ أَبِي يُونُسَ الْقُشَيْرِيِّ، عَنِ ابْنِ أَبِي مُلَيْكَةَ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ، كَانَ يَقْتُلُ الْحَيَّاتِ ثُمَّ نَهَى قَالَ إِنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم هَدَمَ حَائِطًا لَهُ، فَوَجَدَ فِيهِ سِلْخَ حَيَّةٍ فَقَالَ ‏"‏ انْظُرُوا أَيْنَ هُوَ ‏"‏‏.‏ فَنَظَرُوا فَقَالَ ‏"‏ اقْتُلُوهُ ‏"‏‏.‏ فَكُنْتُ أَقْتُلُهَا لِذَلِكَ‏.‏ فَلَقِيتُ أَبَا لُبَابَةَ فَأَخْبَرَنِي أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ لاَ تَقْتُلُوا الْجِنَّانَ، إِلاَّ كُلَّ أَبْتَرَ ذِي طُفْيَتَيْنِ، فَإِنَّهُ يُسْقِطُ الْوَلَدَ، وَيُذْهِبُ الْبَصَرَ، فَاقْتُلُوهُ ‏"‏‏.‏
İbn Ebi Müleyke'nin naklettiğine göre Abdullah İbn Ömer yılanları öldürürdü fakat daha sonra bunu yasakladı. İbn Ömer şöyle demişti: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir bahçe sökerken orada bir yılan derisi gördü ve: 'Bakın, yılanı bulun ve öldürün!' buyurdu. Oradakiler de aramaya koyuldular. İşte ben yılanları bu yüzden öldürüyordum. [-3311-] Fakat bir defasında Ebu Lübabe ile karşılaştım ve bana Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in: 'Sırtında iki beyaz çizgi bulunan zehirli, kuyruğu küt / güdük yılanlar dışındaki yılanları öldürmeyin. Böyle olan yılanlar hamile kadınların çocuklarını düşürmelerine sebep olur ve gözün nurunu söndürür. Bunları öldürün!' buyurduğunu nakletti
Hadis 3312 — Sahih al Bukhari #3312
حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا جَرِيرُ بْنُ حَازِمٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ كَانَ يَقْتُلُ الْحَيَّاتِ‏.‏ فَحَدَّثَهُ أَبُو لُبَابَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ قَتْلِ جِنَّانِ الْبُيُوتِ، فَأَمْسَكَ عَنْهَا‏.‏
Abdullah İbn Ömer r.a.'in önceden yılanları öldürdüğü nakledilmiştir. [-3313-] Ancak Ebu Lübabe ona Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ev yılanlarının öldürülmesini yasakladığını nakledince bundan vazgeçmiştir
Hadis 3313 — Sahih al Bukhari 59:119
حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا جَرِيرُ بْنُ حَازِمٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ كَانَ يَقْتُلُ الْحَيَّاتِ‏.‏ فَحَدَّثَهُ أَبُو لُبَابَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ قَتْلِ جِنَّانِ الْبُيُوتِ، فَأَمْسَكَ عَنْهَا‏.‏
Abdullah İbn Ömer r.a.'in önceden yılanları öldürdüğü nakledilmiştir. [-3313-] Ancak Ebu Lübabe ona Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ev yılanlarının öldürülmesini yasakladığını nakledince bundan vazgeçmiştir
Hadis 3314 — Sahih al Bukhari 59:120
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عَنْهَا ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ خَمْسٌ فَوَاسِقُ يُقْتَلْنَ فِي الْحَرَمِ الْفَأْرَةُ، وَالْعَقْرَبُ، وَالْحُدَيَّا، وَالْغُرَابُ، وَالْكَلْبُ الْعَقُورُ ‏"‏‏.‏
Hz Aişe'den nakledildiğine göre Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: ''Beş tür zararlı hayvan harem sınırları içerisinde dahi öldürülür: Fare, akrep, çaylak, karga ve kelb-i akur (saldırgan köpek)
Hadis 3315 — Sahih al Bukhari 59:121
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ خَمْسٌ مِنَ الدَّوَابِّ مَنْ قَتَلَهُنَّ وَهْوَ مُحْرِمٌ فَلاَ جُنَاحَ عَلَيْهِ الْعَقْرَبُ، وَالْفَأْرَةُ، وَالْكَلْبُ الْعَقُورُ، وَالْغُرَابُ، وَالْحِدَأَةُ ‏"‏‏.‏
Abdullah İbn Ömer'den nakledildiğine göre Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Bir kimse ihramlı olduğu halde şu beş hayvanı öldürsebile günahı olmaz: Akrep, fare, kelb-i akur (saldırgan köpek), karga ve çaylak:
Hadis 3316 — Sahih al Bukhari 59:122
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ كَثِيرٍ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنهما ـ رَفَعَهُ قَالَ ‏ "‏ خَمِّرُوا الآنِيَةَ، وَأَوْكُوا الأَسْقِيَةَ، وَأَجِيفُوا الأَبْوَابَ، وَاكْفِتُوا صِبْيَانَكُمْ عِنْدَ الْعِشَاءِ، فَإِنَّ لِلْجِنِّ انْتِشَارًا وَخَطْفَةً، وَأَطْفِئُوا الْمَصَابِيحَ عِنْدَ الرُّقَادِ، فَإِنَّ الْفُوَيْسِقَةَ رُبَّمَا اجْتَرَّتِ الْفَتِيلَةَ فَأَحْرَقَتْ أَهْلَ الْبَيْتِ ‏"‏‏.‏ قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ وَحَبِيبٌ عَنْ عَطَاءٍ فَإِنَّ لِلشَّيَاطِينِ‏.‏
Cabir İbn Abdullah r.a.'ın merfu' olarak naklettiği bir rivayete göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Kaplarınızın ağızlarını kapatın, su kırbalarının ağızlarını bağlayın, kapılarımzı örtün, akşam olduğunda çocuklarınızı yanınıza alın ve dışarı salmayın! Çünkü bu vakitlerde cinler etrafa yayılır ve zarar verir. Yatacağınız zaman kandilleri söndürün. Kim bilir belki bir fare çıkar ve kandili devirerek ev halkının yanmasına sebep olur!" [Ata'dan nakledilen rivayette cinler yerine şeytanlar ifadesi kullanılmıştır]
Hadis 3317 — Sahih al Bukhari 59:123
حَدَّثَنَا عَبْدَةُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي غَارٍ فَنَزَلَتْ ‏{‏وَالْمُرْسَلاَتِ عُرْفًا‏}‏ فَإِنَّا لَنَتَلَقَّاهَا مِنْ فِيهِ، إِذْ خَرَجَتْ حَيَّةٌ مِنْ جُحْرِهَا فَابْتَدَرْنَاهَا لِنَقْتُلَهَا، فَسَبَقَتْنَا فَدَخَلَتْ جُحْرَهَا، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ وُقِيَتْ شَرَّكُمْ، كَمَا وُقِيتُمْ شَرَّهَا ‏"‏‏.‏ وَعَنْ إِسْرَائِيلَ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ إِبْرَاهِيمَ عَنْ عَلْقَمَةَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ مِثْلَهُ قَالَ وَإِنَّا لَنَتَلَقَّاهَا مِنْ فِيهِ رَطْبَةً‏.‏ وَتَابَعَهُ أَبُو عَوَانَةَ عَنْ مُغِيرَةَ‏.‏ وَقَالَ حَفْصٌ وَأَبُو مُعَاوِيَةَ وَسُلَيْمَانُ بْنُ قَرْمٍ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ إِبْرَاهِيمَ عَنِ الأَسْوَدِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ‏.‏
Abdullah İbn Mes'ud anlatıyor: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte bir mağarada iken, Mürselat suresi nazil oldu. Biz inen ayetleri, O'nun ağzından öğrenirken, birden bir yılan yuvasından çıkıverdi. Hemen onu öldürmek üzere atıldık. Fakat yılan hızlı davranıp yuvasına kaçtı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunun üzerine: 'Siz onun zararından / şerrinden korunduğunuz gibi, o da sizin zararınızdan / şerrinizden korundu!' buyurdular." Bu rivayet Abdullah İbn Mes'ud'dan: "Ayetleri okuduğu sırada ağzındaki ıslaklık daha kurumamıştı ki, (bir yılan çıkıverdi)" şeklinde de nakledilmiştir
Hadis 3318 — Sahih al Bukhari 59:124
حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ دَخَلَتِ امْرَأَةٌ النَّارَ فِي هِرَّةٍ رَبَطَتْهَا، فَلَمْ تُطْعِمْهَا، وَلَمْ تَدَعْهَا تَأْكُلُ مِنْ خِشَاشِ الأَرْضِ ‏"‏‏.‏ قَالَ وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ عَنْ سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِثْلَهُ‏.‏
Abdullah İbn Ömer'den nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Bir kadın bir kedi sebebiyle cehenneme girdi. Çünkü bu kediyi bağlayıp hapsetmiş, beslemeyip aç bırakmış ve yeryüzündeki bazı canlıları yakalayıp yemesi için serbest bırakmamıştı
Hadis 3319 — Sahih al Bukhari 59:125
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ أَبِي أُوَيْسٍ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ نَزَلَ نَبِيٌّ مِنَ الأَنْبِيَاءِ تَحْتَ شَجَرَةٍ فَلَدَغَتْهُ نَمْلَةٌ، فَأَمَرَ بِجَهَازِهِ فَأُخْرِجَ مِنْ تَحْتِهَا، ثُمَّ أَمَرَ بِبَيْتِهَا فَأُحْرِقَ بِالنَّارِ، فَأَوْحَى اللَّهُ إِلَيْهِ فَهَلاَّ نَمْلَةً وَاحِدَةً ‏"‏‏.‏
Ebu Hureyre r.a.'den nakledildiğine göre Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Nebilerden birisi dinlenmek üzere bir ağacın gölgesinde konaklamıştı. Bu sırada onu bir karınca ısırdı. O Nebi eşyalarının getirilmesini emretti ve ağacın altında karıncanın yuvasını buldu. Sonra da bu yuvanın yakılmasını emretti. Bunun üzerine Allah Teala ona: 'Cezalandıracaksan tek bir karıncayı cezalandırman gerekmez miydi?!' diye vahyetti
← Önceki Koleksiyona dön Sonraki →

Sadece Sahih ve Hasan derecesindeki hadisler gösterilir.