Qurani·قرآني
Türkçe

Alım Satım (Büyû')

192 hadis · #2047–2238

Hadis 2197 — Sahih al Bukhari 34:144
حَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ الْهَيْثَمِ، حَدَّثَنَا مُعَلًّى، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، أَخْبَرَنَا حُمَيْدٌ، حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ نَهَى عَنْ بَيْعِ الثَّمَرَةِ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهَا، وَعَنِ النَّخْلِ حَتَّى يَزْهُوَ‏.‏ قِيلَ وَمَا يَزْهُو قَالَ يَحْمَارُّ أَوْ يَصْفَارُّ‏.‏
Enes İbn Malik r.a. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şöyle nakletmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, kızarıp tatlanmaya başlamadan önce meyvelerin satışını yasaklamıştır. Kızarmadan ya da sararmadan önce hurmanın satımını yasaklamıştır." باب: إذا باع الثمار قبل أن يبدو صلاحها ثم أصابته عاهة فهو من البائع. 87.BİR KİMSE HASTALIKTAN EMİN OLMADAN ÖNCE MEYVEYİ SATAR DA BİR AFET GELİP MEYVEYİ YOK EDERSE SATICIDAN GİDER
Hadis 2198 — Sahih al Bukhari 34:145
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ حُمَيْدٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ بَيْعِ الثِّمَارِ حَتَّى تُزْهِيَ‏.‏ فَقِيلَ لَهُ وَمَا تُزْهِي قَالَ حَتَّى تَحْمَرَّ‏.‏ فَقَالَ ‏ "‏ أَرَأَيْتَ إِذَا مَنَعَ اللَّهُ الثَّمَرَةَ، بِمَ يَأْخُذُ أَحَدُكُمْ مَالَ أَخِيهِ ‏"‏‏.‏
Enes İbn Malik r.a. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şöyle nakletmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, kızarıp tatlanmaya başlamadan önce meyvelerin satışını yasaklamıştır. Kızarmadan önce de hurmanın satımını yasaklamıştır. " Daha sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Eğer Allah (o sattığın) meyveleri vermeyecek olsa, kardeşinden aldığın malı (parayı) neyin karşılığında almış olacaksın?l
Hadis 2199 — Sahih al Bukhari 34:146
قَالَ اللَّيْثُ حَدَّثَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ لَوْ أَنَّ رَجُلاً، ابْتَاعَ ثَمَرًا قَبْلَ أَنْ يَبْدُوَ صَلاَحُهُ، ثُمَّ أَصَابَتْهُ عَاهَةٌ، كَانَ مَا أَصَابَهُ عَلَى رَبِّهِ، أَخْبَرَنِي سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَتَبَايَعُوا الثَّمَرَ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهَا، وَلاَ تَبِيعُوا الثَّمَرَ بِالتَّمْرِ ‏"‏‏.‏
İbn Şihab şöyle der: Bir kimse, kızarıp tatlanmaya başlamadan önce meyve satın alsa, daha sonra meyve afete maruz kalsa, zarar, satıcıya aittir. İbn Ömer r.a.'in naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Kızarıp tatlanmaya başlamadan önce meyvelerin alım satımını yapmayın. Kuru hurma karşılığında da meyve satmayın
Hadis 2200 — Sahih al Bukhari 34:147
حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ حَفْصِ بْنِ غِيَاثٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، قَالَ ذَكَرْنَا عِنْدَ إِبْرَاهِيمَ الرَّهْنَ فِي السَّلَفِ، فَقَالَ لاَ بَأْسَ بِهِ‏.‏ ثُمَّ حَدَّثَنَا عَنِ الأَسْوَدِ عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم اشْتَرَى طَعَامًا مِنْ يَهُودِيٍّ إِلَى أَجَلٍ، فَرَهَنَهُ دِرْعَهُ‏.‏
Aişe r.anha'dan nakledildiğine göre, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, bedelini vadeli ödemek üzere bir Yahudi'den bir miktar yiyecek maddesi almış, karşılığında da zırhını rehin olarak bırakmıştır
Hadis 2201 — Sahih al Bukhari #2201
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ الْمَجِيدِ بْنِ سُهَيْلِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم اسْتَعْمَلَ رَجُلاً عَلَى خَيْبَرَ، فَجَاءَهُ بِتَمْرٍ جَنِيبٍ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَكُلُّ تَمْرِ خَيْبَرَ هَكَذَا ‏"‏‏.‏ قَالَ لاَ وَاللَّهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّا لَنَأْخُذُ الصَّاعَ مِنْ هَذَا بِالصَّاعَيْنِ، وَالصَّاعَيْنِ بِالثَّلاَثَةِ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ لاَ تَفْعَلْ، بِعِ الْجَمْعَ بِالدَّرَاهِمِ، ثُمَّ ابْتَعْ بِالدَّرَاهِمِ جَنِيبًا ‏"‏‏.‏
Ebu. Said el-Hudri ve Ebu Hureyre'nin (r.a.) naklettiğine göre, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir sahabiyi Hayber vergilerini toplamak için görevlendirmişti. O, Hayber'den, cenıb adı verilen iyi cins hurmalar getirdi. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona, "Hayber'in bütün hurmaları böyle midir?" diye sordu. Adam, "Vallahi, hayır, Ey Allah'ın Resulü! Bunu, diğer hurmalardan iki sa' verip bir sa', üç sa' verip iki sa' almak suretiyle elde ettik" diye cevap verdi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Böyle yapma. Önce elindeki hurmaları para karşılığında sat. Daha sonra da (bu dirhemler/e) cenib denilen hurmaları satın al" buyurdu. 2201 Tekrarları: 2302, 4246, 7350. 2202 Tekrarları: 2303, 4245, 4247 ve
Hadis 2202 — Sahih al Bukhari 34:148
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ الْمَجِيدِ بْنِ سُهَيْلِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم اسْتَعْمَلَ رَجُلاً عَلَى خَيْبَرَ، فَجَاءَهُ بِتَمْرٍ جَنِيبٍ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَكُلُّ تَمْرِ خَيْبَرَ هَكَذَا ‏"‏‏.‏ قَالَ لاَ وَاللَّهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّا لَنَأْخُذُ الصَّاعَ مِنْ هَذَا بِالصَّاعَيْنِ، وَالصَّاعَيْنِ بِالثَّلاَثَةِ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ لاَ تَفْعَلْ، بِعِ الْجَمْعَ بِالدَّرَاهِمِ، ثُمَّ ابْتَعْ بِالدَّرَاهِمِ جَنِيبًا ‏"‏‏.‏
Ebu. Said el-Hudri ve Ebu Hureyre'nin (r.a.) naklettiğine göre, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir sahabiyi Hayber vergilerini toplamak için görevlendirmişti. O, Hayber'den, cenıb adı verilen iyi cins hurmalar getirdi. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona, "Hayber'in bütün hurmaları böyle midir?" diye sordu. Adam, "Vallahi, hayır, Ey Allah'ın Resulü! Bunu, diğer hurmalardan iki sa' verip bir sa', üç sa' verip iki sa' almak suretiyle elde ettik" diye cevap verdi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Böyle yapma. Önce elindeki hurmaları para karşılığında sat. Daha sonra da (bu dirhemler/e) cenib denilen hurmaları satın al" buyurdu. 2201 Tekrarları: 2302, 4246, 7350. 2202 Tekrarları: 2303, 4245, 4247 ve
Hadis 2203 — Sahih al Bukhari 34:149
قَالَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ وَقَالَ لِي إِبْرَاهِيمُ أَخْبَرَنَا هِشَامٌ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ أَبِي مُلَيْكَةَ، يُخْبِرُ عَنْ نَافِعٍ، مَوْلَى ابْنِ عُمَرَ أَنَّ أَيُّمَا، نَخْلٍ بِيعَتْ قَدْ أُبِّرَتْ لَمْ يُذْكَرِ الثَّمَرُ، فَالثَّمَرُ لِلَّذِي أَبَّرَهَا، وَكَذَلِكَ الْعَبْدُ وَالْحَرْثُ‏.‏ سَمَّى لَهُ نَافِعٌ هَؤُلاَءِ الثَّلاَثَ‏.‏
İbn Ömer'in r.a. azatlı kölesi Nafi' şöyle demiştir: "Döllenmiş olan hurma ağacı satıldığı zaman, meyvenin de satıma dahil olduğu söylenmemiş ise meyveler, ağacın döllenmesini sağlayan kimseye ait olur. Malı bulunan kölenin ve ekini bulunan tarlanın satılması da böyledir." Nafi' İbn Cüreyc'e bu üç hususu belirtmiştir. Tekrar:
Hadis 2204 — Sahih al Bukhari 34:150
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنْ بَاعَ نَخْلاً قَدْ أُبِّرَتْ فَثَمَرُهَا لِلْبَائِعِ، إِلاَّ أَنْ يَشْتَرِطَ الْمُبْتَاعُ ‏"‏‏.‏
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنْ بَاعَ نَخْلاً قَدْ أُبِّرَتْ فَثَمَرُهَا لِلْبَائِعِ، إِلاَّ أَنْ يَشْتَرِطَ الْمُبْتَاعُ ‏"‏‏.‏
Hadis 2205 — Sahih al Bukhari 34:151
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمُزَابَنَةِ أَنْ يَبِيعَ ثَمَرَ حَائِطِهِ إِنْ كَانَ نَخْلاً بِتَمْرٍ كَيْلاً، وَإِنْ كَانَ كَرْمًا أَنْ يَبِيعَهُ بِزَبِيبٍ كَيْلاً أَوْ كَانَ زَرْعًا أَنْ يَبِيعَهُ بِكَيْلِ طَعَامٍ، وَنَهَى عَنْ ذَلِكَ كُلِّهِ‏.‏
İbn Ömer r.a. şöyle anlatır: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Müzabene satışını yasakladı: (Bu satış şöyledir:) Kişi, eğer söz konusu olan hurma bahçesi ise, ağaçtaki yaş hurmayı, kuru hurma karşılığında ölçekle satar; üzüm bağı ise, yaş hurmaları, kurusu karşılığında ölçekle satar; ekin ise, kurusu karşılığında ölçekle satar. İşte bunların hepsini Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yasaklamıştır
Hadis 2206 — Sahih al Bukhari 34:152
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ أَيُّمَا امْرِئٍ أَبَّرَ نَخْلاً ثُمَّ بَاعَ أَصْلَهَا، فَلِلَّذِي أَبَّرَ ثَمَرُ النَّخْلِ، إِلاَّ أَنْ يَشْتَرِطَهُ الْمُبْتَاعُ ‏"‏‏.‏
İbn Ömer r.a.'in nakletliğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Bir kimse, hurma ağacını aşıladıktan sonra ağacın kendisini satarsa, müşteri aksini şart koşmadıkça meyveler aşılayan kimseye ait olur
← Önceki Koleksiyona dön Sonraki →

Sadece Sahih ve Hasan derecesindeki hadisler gösterilir.