Qurani·قرآني
Türkçe

Dua

66 hadis · #3827–3892

Hadis 3867 — Sunan Ibn Majah 34:41
SahihSahihSahihIsnaad Sahih
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ سُهَيْلِ بْنِ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي عَيَّاشٍ الزُّرَقِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ مَنْ قَالَ حِينَ يُصْبِحُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ - كَانَ لَهُ عَدْلَ رَقَبَةٍ مِنْ وَلَدِ إِسْمَاعِيلَ وَحُطَّ عَنْهُ عَشْرُ خَطِيئَاتٍ وَرُفِعَ لَهُ عَشْرُ دَرَجَاتٍ وَكَانَ فِي حِرْزٍ مِنَ الشَّيْطَانِ حَتَّى يُمْسِيَ وَإِذَا أَمْسَى فَمِثْلُ ذَلِكَ حَتَّى يُصْبِحَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَرَأَى رَجُلٌ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِيمَا يَرَى النَّائِمُ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أَبَا عَيَّاشٍ يَرْوِي عَنْكَ كَذَا وَكَذَا ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ صَدَقَ أَبُو عَيَّاشٍ ‏"‏ ‏.‏
Ebu Ayyaş ez-Züraki (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim sabahleyin ''La ilahe illallahu vahdehu la şerike leh. Lehu'l-mulu ve lehu'l-hamdu ve huve ala kulli şey'in kadir'' derse bu o kimse için İsmail A.S.'ın evladından bier rakabe (köle) yi azadlamak kadar (sevaplı) olur. O kimsenin on hatası (küçük günahı) silinir, onun için on derece terfi yapılır ve o gün akşama kadar o kimse şeytandan korunmuş olur. Akşamleyin de bu zikri okuyunca ertesi günün sabahına kadar anılan şeylerin mislini kazanır.» Ravi dediki: Sonra bir adam Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i rüyasında görüp: Ya Resulallah! Ebu Ayyaş senden şöyle şöyle bir hadis rivayet eder, demiş. Bunun üzerine Resul-i Ekrem de: Ebu Ayyaş doğru söyledi, buyurmuştur. Zikrin Meali: Allah'tan başka ilah yoktur. O, tektir, ortğı yoktur. Mülk O'nundur. Hamd O'na mahsustur. Ve O, her şey'e kadirdir. Diğer tahric: Ebu Davud da rivayet etmiştir. Nesai de bunu "Amelu'l-Yevme ve'l-Leyle" de rivayet etmiştir
Hadis 3868 — Sunan Ibn Majah 34:42
SahihSahihIsnaad Sahih
حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ حُمَيْدِ بْنِ كَاسِبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سُهَيْلٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِذَا أَصْبَحْتُمْ فَقُولُوا اللَّهُمَّ بِكَ أَصْبَحْنَا وَبِكَ أَمْسَيْنَا وَبِكَ نَحْيَى وَبِكَ نَمُوتُ وَإِذَا أَمْسَيْتُمْ فَقُولُوا اللَّهُمَّ بِكَ أَمْسَيْنَا وَبِكَ أَصْبَحْنَا وَبِكَ نَحْيَى وَبِكَ نَمُوتُ وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ ‏"‏ ‏.‏
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Sabah'a ulaştığınız zaman: ''Allahumme bike asbahna ve bike emseyna ve bike nahya ve bike nemutu.'' deyiniz. Akşam'a ulaştığınız zaman da : Allahumme bike emseyna ve bike asbahna ve bike nahya ve bike nemutu ve ileyke'l-mesir,'' deyiniz.» Meali: Sabah: Allahım, Biz ancak senin (himayen veya nimetlerin) ile sabah'a ulaştık. Ve Ancak senin (himayen veya nimetlerin) ile (dünkü) akşam'a ulaştık (veya bu gün akşama ulaşabiliriz.) Ancak semim (iznin) ile yaşarız ve senin (iznin) ile ölürüz. '' Akşam: Allahım! Biz ancak senin (himayen veya nimetlerin) ile akşam'a ulaştık ve ancak senin (himayen veya nimetlerin) ile sabah'a ulaştık (veya yarınki sabah'a ulaşabiliriz.) Ancak senin (iznin) ile yaşarız ve ancak senin (iznin) ile ölürüz. Dönüş ancak sanadır
Hadis 3869 — Sunan Ibn Majah 34:43
SahihSahihHasan SahihIsnaad Hasan
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي الزِّنَادِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبَانَ بْنِ عُثْمَانَ، قَالَ سَمِعْتُ عُثْمَانَ بْنَ عَفَّانَ، يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏ "‏ مَا مِنْ عَبْدٍ يَقُولُ فِي صَبَاحِ كُلِّ يَوْمٍ وَمَسَاءِ كَلِّ لَيْلَةٍ بِسْمِ اللَّهِ الَّذِي لاَ يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَىْءٌ فِي الأَرْضِ وَلاَ فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ - فَيَضُرَّهُ شَىْءٌ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ وَكَانَ أَبَانُ قَدْ أَصَابَهُ طَرَفٌ مِنَ الْفَالِجِ فَجَعَلَ الرَّجُلُ يَنْظُرُ إِلَيْهِ فَقَالَ لَهُ أَبَانُ مَا تَنْظُرُ إِلَىَّ أَمَا إِنَّ الْحَدِيثَ كَمَا قَدْ حَدَّثْتُكَ وَلَكِنِّي لَمْ أَقُلْهُ يَوْمَئِذٍ لِيُمْضِيَ اللَّهُ عَلَىَّ قَدَرَهُ ‏.‏
“. Osman bin Affân (radıyallahü anh)'den rivâyet edildiğine göre kendisi Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den : günün sabahında ve her gelenin akşamında "Bismillahi'l-lezi lâ yedurru maasmihi şey’ün fi'l-Ardı ve lâ fi's-Semâi ve huve's-Semiu'l-Alîm = (Eziyyet edici her şeyden) Allah'ın ismiyle (korunurum) . Öyle Allah ki, O'nun İsmiyle beraber (olununca) ne yerde bulunan ne de gökte (n inecek) olan hiçbir şey zarar veremez. (Her şeyi) işitici O'dur, bilici O'dur." zikrini üç defa söyleyip de kendisine herhangi bir şey zarar veren hiç bir (mü'min) kul yoktur,) buyruğu işitmişti
Hadis 3870 — Sunan Ibn Majah 34:44
ZayıfZayıfHasan
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، حَدَّثَنَا مِسْعَرٌ، حَدَّثَنَا أَبُو عَقِيلٍ، عَنْ سَابِقٍ، عَنْ أَبِي سَلاَّمٍ، خَادِمِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ مَا مِنْ مُسْلِمٍ أَوْ إِنْسَانٍ أَوْ عَبْدٍ يَقُولُ حِينَ يُمْسِي وَحِينَ يُصْبِحُ رَضِيتُ بِاللَّهِ رَبًّا وَبِالإِسْلاَمِ دِينًا وَبِمُحَمَّدٍ نَبِيًّا - إِلاَّ كَانَ حَقًّا عَلَى اللَّهِ أَنْ يُرْضِيَهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ‏"‏ ‏.‏
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hizmetçisi Ebu Sellam (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Akşam'a ulaştığı zaman ve sabaha ulaştığı zaman: Raditu billah'i Rabben ve bi'l-İslami dinen ve bi Muhammedi Nebiyyen'' diyen hiç bir müslüman veya insan yada kul yoktur ki kıyamet günü o kimseyi razı etmek Allah üzerinde bir hak olmasın.» Zikrin Meali: Rab olarak Allah'ı (C.C.), din olarak İslam'ı Nebi olarak da Muhammed'i (s.a.v.) seçtim. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi sahih olup ravileri güvenilir zatlardır
Hadis 3871 — Sunan Ibn Majah 34:45
SahihSahihSahihIsnaad Sahih
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ الطَّنَافِسِيُّ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا عُبَادَةُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا جُبَيْرُ بْنُ أَبِي سُلَيْمَانَ بْنِ جُبَيْرِ بْنِ مُطْعِمٍ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ عُمَرَ، يَقُولُ لَمْ يَكُنْ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَدَعُ هَؤُلاَءِ الدَّعَوَاتِ حِينَ يُمْسِي وَحِينَ يُصْبِحُ ‏ "‏ اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْعَفْوَ وَالْعَافِيَةَ فِي الدُّنْيَا وَالآخِرَةِ اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْعَفْوَ وَالْعَافِيَةَ فِي دِينِي وَدُنْيَاىَ وَأَهْلِي وَمَالِي اللَّهُمَّ اسْتُرْ عَوْرَاتِي وَآمِنْ رَوْعَاتِي وَاحْفَظْنِي مِنْ بَيْنِ يَدَىَّ وَمِنْ خَلْفِي وَعَنْ يَمِينِي وَعَنْ شِمَالِي وَمِنْ فَوْقِي وَأَعُوذُ بِكَ أَنْ أُغْتَالَ مِنْ تَحْتِي ‏"‏ ‏.‏ قَالَ وَكِيعٌ يَعْنِي الْخَسْفَ ‏.‏
İbn-i Ömer (r.a.)'den şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) akşam'a ulaştığı zaman ve sabah'a ulaştığı zaman şu duaları bırakmazdı. «Allahım! Ben senden dünyada ve ahirette af ve afiyet dilerim. Allahım! Ben senden dinim, dünyam, aile ferdlerim ve malım (hususun) da af ve afiyet dilerim. Allahım! Ayıplarımı ört, beni korkutacak şeylerden emin kıl ve benim önümden, arkamdan, sağımdan solumdan ve üstümden koru. Altımdan muaheze edilmemden sana sığınırım.» Ravi Veki' demiştir ki: (alttan muaheze ile) yere batırmayı kasdediyor. Diğer tahric: Ebu Davud, Nesai
Hadis 3872 — Sunan Ibn Majah 34:46
SahihSahihIsnaad Sahih
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ عُيَيْنَةَ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ ثَعْلَبَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ابْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ أَبُوءُ بِنِعْمَتِكَ وَأَبُوءُ بِذَنْبِي فَاغْفِرْ لِي فَإِنَّهُ لاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ أَنْتَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ مَنْ قَالَهَا فِي يَوْمِهِ وَلَيْلَتِهِ فَمَاتَ فِي ذَلِكَ الْيَوْمِ أَوْ تِلْكَ اللَّيْلَةِ دَخَلَ الْجَنَّةَ إِنْ شَاءَ اللَّهُ تَعَالَى ‏"‏ ‏.‏
Büreyde (b. el-Husayb) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mealen: «Allahumme ente Rabbi. La İlahe illa ente. Halekteni ve ene abduke ve ene ala ahdike ve va'dike mesteta'tu. Euzu bike min şerri ma sana'ta. Euzu bi ni'metike ve ebuu bi zenbi. Fağfir li Fe innehu la yağfiru'z-zunube illa ente » duasını okurdu. Büreyde dediki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: «Kim bu dua'yı gününde ve gecesinde okuyupta da sonra o gün veya o gece ölürse İnşaallah Teala o kimse cennet'e girer.» Dua'nın meali: Allahım! Rabbin sensin. Senden başka ilah yoktur. Sen beni yarattın. Ben senin kulunum ve gücüm yettiği kadar sana verdiğim ahd'e, söz'e sadakat gösteririm ve (mu'min olarak ölenlere verdiğin mağfiretle vennet'e dair) va'd (-i ilahine) inanç üzereyim. İşlediğimin şerrinden sana sığınırım. Senin ni'metini itiraf ederim. Günahımı da itiraf ederim. Bu itibarla günahımı bağışla. Çünkü şüphesiz günahları ancak sen bağışlarsın. Diğer tahric: Ebu Davud, Nesai
Hadis 3873 — Sunan Ibn Majah 34:47
SahihSahihSahihSahih Muslim
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ أَبِي الشَّوَارِبِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ الْمُخْتَارِ، حَدَّثَنَا سُهَيْلٌ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ إِذَا أَوَى إِلَى فِرَاشِهِ ‏ "‏ اللَّهُمَّ رَبَّ السَّمَوَاتِ وَرَبَّ الأَرْضِ وَرَبَّ كُلِّ شَىْءٍ فَالِقَ الْحَبِّ وَالنَّوَى مُنْزِلَ التَّوْرَاةِ وَالإِنْجِيلِ وَالْقُرْآنِ الْعَظِيمِ أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ كُلِّ دَابَّةٍ أَنْتَ آخِذٌ بِنَاصِيَتِهَا أَنْتَ الأَوَّلُ فَلَيْسَ قَبْلَكَ شَىْءٌ وَأَنْتَ الآخِرُ فَلَيْسَ بَعْدَكَ شَىْءٌ وَأَنْتَ الظَّاهِرُ فَلَيْسَ فَوْقَكَ شَىْءٌ وَأَنْتَ الْبَاطِنُ فَلَيْسَ دُونَكَ شَىْءٌ اقْضِ عَنِّي الدَّيْنَ وَأَغْنِنِي مِنَ الْفَقْرِ ‏"‏ ‏.‏
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dua ederdi: «Ey göklerin ve yer'in Rabbi, her şey'in Rabbi, tane'yi ve hurma çekirdeğini yarıp filizlendiren, Tevrat, İncil ve Kur'an-ı Azimi'i indiren Allah. Ben Hükümranlığın altında bulunan yerde yerde yürüyen bütün canlıların şerrinden sana sığınırım. Evvel sensin senden önce olan hiçbir şey yoktur. Ahir de sensin senden sonra da hiç bir şey yoktur. Zahir sensin varlığı seninkinden daha aşikar hiç bir şey yoktur. Batın da sensin, senden daha gizli hiç bir şey yoktur. Borcumu sen öde ve beni fakirlikten kurtarıp zenginleştir.» Diğer tahric: Müslim, Tirmizi, Ebu Davud ve Nesai de rivayet etmişlerdir
Hadis 3874 — Sunan Ibn Majah 34:48
SahihSahihSahihSahih Bukhari
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ إِذَا أَرَادَ أَحَدُكُمْ أَنْ يَضْطَجِعَ عَلَى فِرَاشِهِ فَلْيَنْزِعْ دَاخِلَةَ إِزَارِهِ ثُمَّ لْيَنْفُضْ بِهَا فِرَاشَهُ فَإِنَّهُ لاَ يَدْرِي مَا خَلَفَهُ عَلَيْهِ ثُمَّ لْيَضْطَجِعْ عَلَى شِقِّهِ الأَيْمَنِ ثُمَّ لْيَقُلْ رَبِّ بِكَ وَضَعْتُ جَنْبِي وَبِكَ أَرْفَعُهُ فَإِنْ أَمْسَكْتَ نَفْسِي فَارْحَمْهَا وَإِنْ أَرْسَلْتَهَا فَاحْفَظْهَا بِمَا حَفِظْتَ بِهِ عِبَادَكَ الصَّالِحِينَ ‏"‏ ‏.‏
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Sizden birisi yatağında yatmak istediği zaman izarının iç kenarını çıkarıp onunla yatağını silsin, Çünkü yatacak adam kendisinden sonra neyin onun yerine yatağına girdiğini bilemez. Sonra sağ tarafı üstünde yatsın. Sonra şöyle dua etsin : ''Ey Rabbim! Senin ismin ile yan tarafımı yere koydum. Senin (ismin) ile kaldırırım. Eğer ruhumu alırsan ona rahmet eyle. Eğer hayatta bırakacaksan nefsimi salih kullarını muhafaza ettiğin himaye-muvaffakiyetle muhafaza eyle''» Bu hadis, Kütüb-i Sitte'nin hepsinde rivayet edilmiştir
Hadis 3875 — Sunan Ibn Majah 34:49
SahihSahihSahihSahih Bukhari
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ مُحَمَّدٍ، وَسَعِيدُ بْنُ شُرَحْبِيلَ، أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّ عُرْوَةَ بْنَ الزُّبَيْرِ، أَخْبَرَهُ عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ إِذَا أَخَذَ مَضْجَعَهُ نَفَثَ فِي يَدَيْهِ وَقَرَأَ بِالْمُعَوِّذَتَيْنِ وَمَسَحَ بِهِمَا جَسَدَهُ ‏.‏
Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yatağına yattığı zaman ellerine üfler, muavvizeteyn surelerini okur ve ellerini vücuduna sürerdi. Diğer tahric: (benzeri;) Buhari, Müslim, Tirmizi ve Ebu Davud
Hadis 3876 — Sunan Ibn Majah 34:50
SahihSahihSahihSahih
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ لِرَجُلٍ ‏ "‏ إِذَا أَخَذْتَ مَضْجَعَكَ أَوْ أَوَيْتَ إِلَى فِرَاشِكَ فَقُلِ اللَّهُمَّ أَسْلَمْتُ وَجْهِي إِلَيْكَ وَأَلْجَأْتُ ظَهْرِي إِلَيْكَ وَفَوَّضْتُ أَمْرِي إِلَيْكَ رَغْبَةً وَرَهْبَةً إِلَيْكَ لاَ مَلْجَأَ وَلاَ مَنْجَى مِنْكَ إِلاَّ إِلَيْكَ آمَنْتُ بِكِتَابِكَ الَّذِي أَنْزَلْتَ وَنَبِيِّكَ الَّذِي أَرْسَلْتَ فَإِنْ مِتَّ مِنْ لَيْلَتِكَ مِتَّ عَلَى الْفِطْرَةِ وَإِنْ أَصْبَحْتَ أَصْبَحْتَ وَقَدْ أَصَبْتَ خَيْرًا كَثِيرًا ‏"‏ ‏.‏
EI-Bera bin Azib (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallalıu Aleylıi ve Sellem) bir adama: «Yatağında yerleştiğin veya yatağına vardığın zaman: "Allahumme eslemtu vechi ileyke ve elce'tu zahri ileyke ve revvadtu emri ileyke rağbeten ve rehbeten Heyke. La melcee ve la mencee minke illa ileyke. Amentu bi kitabike'l-lezi enzelte ve Nebiyyike'l¬lezi erselte'' de. (Sen böyle söyledikten) sonra eğer o gece ölürsrn fıtrat (yani İslam dini üzerine ölürsün. Şayet sabaha ulaşıırsan çok hayır kazanmış olarak sabaha ulaşmış olursun,» buyurdu." Dua'nın Meali: Allahım! Ben sen Cin rızanh dileyerek ve sen <in aza¬bın) dan korkarak kendimi sana teslim ettim: sırtımı sana dayadım ve (tüm) işimi sana bıraktım, Sen Cin tazibin) den ancak sana (yanİ rahmetine) iltica edilir, sığınılır, başka kurtuluş yolu yoktur. İndirdiğin Kitab'a ve gönderdiğin Nebi'ye iman ettim," Diğer tahric: (benzerini) Buhari de rivayet etmiştir. Ayrıca kalan Kütüb-i Sitte'nin hepsinde bunun benzeri gene Bera (r.a.)'den rivayet edilmiştir
← Önceki Koleksiyona dön Sonraki →

Sadece Sahih ve Hasan derecesindeki hadisler gösterilir.