Qurani·قرآني
Türkçe

Taharet ve Sünnetleri Kitabı

400 hadis · #267–666

Hadis 467 — Sunan Ibn Majah 1:201
SahihSahihSahihSahih - Bukhari And Muslim
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ سَالِمِ بْنِ أَبِي الْجَعْدِ، عَنْ كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ عَبَّاسٍ، عَنْ خَالَتِهِ، مَيْمُونَةَ قَالَتْ أَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِثَوْبٍ حِينَ اغْتَسَلَ مِنَ الْجَنَابَةِ فَرَدَّهُ وَجَعَلَ يَنْفُضُ الْمَاءَ ‏.‏
İbn-i Abbas (Radiyallahu anh)'den rivayet edildiğine göre (Nebimizin hanımlarından olan teyzesi Meymune (Radiyallahu onka) şöyle söylemiştir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem), cünüblükten boy abdesti aldığı zaman (kurulanması için) Ona bir elbise (peşkir) verdim, kabul buyurmadı ve suyu silkelemeye başladı. AÇIKLAMA : Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesai, Ebu Davud ve Beyhaki'nin rivayet ettikleri bu hadiste, Peygamber'in muhterem eşlerinden Meymune, Resul-i Ekrem'in boy abdestini tamamladıktan sonra peştemal, mendil veya benzeri bir elbise ile kurulanmayı reddettiğini ve mübarek bedeni üzerindeki suyu silkelediğini beyan ediyor. Ebu Davud Cünüblükten Ğusül babında hadisi rivayet etmiştir. Şerhi EI-Menhel'de konu hakkında özetle şu malumat veriliyor: Buhari'nin bir rivayetinde: «Ben O'na bir parça elbise uzattım. O, eliyle şöyle etti ve istemedi», buyurmuştur. KURULAMAYI MEKRUH GÖRENLER Cabir bin AbdiIlah. İbn-i Ebi Leyla ve Said bin El-Müseyyeb: bazı zatlar ğusül ve abdestten sonra bir elbise ile kuruıanmayı mekruh görmüşlerdir, Onların delillerinden birisi bu hadistir. Fakat onlara hüccet değildir. Çünkü peşkirin reddedilmesi başka sebeblerden olabilir. Tuhfe'nin, El-Hafız İbn-i Hacer'den naklettiği gibi zamanın darlığı, verilen peşkirin elverişli olmayışı ve başka nedenlerle red olayı meydana gelmiş olabilir.} Kurulamanın kerahetine hüküm verenlerin gösterdikleri diğer bir delil de İbn-i Şahin'in En-Nasih ve'l-Mensuh adlı kitabında Enes (r.a.)'den rivayet ettiği şu mealdeki hadistir: «ResuluIlah (s.a.v.), Ebu Bekir, Ömer, Ali ve İbn-i Mes'ud (r.anhum)'den hiç birisi abdestten sonra yüzünü mendil ile kurulamazdı.» Bu hadisin senedinde Said bin Meysere El-Basri vardır. Buhari onun hadislerini münker saymış, ibn-i Hibban da onun mevzu hadisler rivayet ettiğini söylemiştir. Hadis sahih olsa bile onda kurulamanın yasaklığı yoktur. Netice itibarı ile Enes (r.a.) kurulamayı sabit görmemiştir. Onun sabit görmemesi yasaklamayı gerektirmez. KURULAMAYI MÜBAH GÖRENLER Osman bin Affan, Hasan bin Ali, Enes bin Malik, Hasan-i Basri, Ebu Hanife, Malik ve Ahmed (r.anhum) gerek abdestten ve gerekse ğusülden sonra kurulamayı mübah görmüşlerdir. Onların delilleri İbn-i Maceh'in (tahric ettiği) çıkardığı Selman-i Farisi'nin (468 nolu) hadisi ve Tirmizi'nin rivayet ederek pek kuvvetli olmadığını beyan ettiği şu mealdeki Aişe r.anha'nın hadisidir: «Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in bir peşkiri var idi. Abdest'ten scnra onunla kurulanır idi.» Yukarda beyan edilen hadislerin benzerleri de rivayet edilsede onların da zayıf olduğu belirtilmiştir. Ancak hadislerin çokluğundan bir kuvvet meydana gelir. ibn-i Abbas (r.a.) ise kurulamak abdestte mekruh olup ğusülde mekruh değildir, demiştir. ŞAFİİLER'İN GÖRÜŞÜ Şafii alimlerin kurulamak hakkındaki kavillerine gelince; en meşhur kavle göre kurulamayı yapmamak müstahabtır. Bunu yapmanın mübah olduğunu söyleyenler olduğu gibi mskruh görenler de vardır. Dördüncü bir kavle göre kirleri giderici olduğu için kurulamak müstahabtır. Beşinci kavle göre yazın mekruh. kışın müstahabtır. Şafiiler'den Nevevi der ki bu kaviller. kurulamaya ihtiyaç duyulmamak haline aittir. Şayet üşütme veya necasetin bulaşması endişesi gibi bir nedenle kurulamaya bir ihtiyaç duyulursa.. bunda kat'iyyen kerahet yoktur. SUYU SİLKELEMEK Hz. Meymune r.anha)'nın hadisinin sonunda Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in ğusül'den sonra suyu silkelediği bildirilir. El-Menhel yazarı bu konuda da şunu ifade eder: 'Hadis, gusülden sonra beden üzerindeki suyu silkelemenin caizliğine delalet eder. Abdesti gusle kıyaslamak mümkündür. Çünkü abdestten sonta suyu silkelemenin yasaklığına dair sahih bir şey varid olmamıştır. "Abdestten sonra ellerinizi siIkelemeyiniz'' mealinde rivayet olunan hadis hakkında İbnü's-Salah şöyle der: «Ben bu hadisi bulamadım. Nevevi de bunun meçhul ve zayıf olduğunu ifade etmiştir.» İbn-i Hibban da bunu zayıf hadisler arasında ve İbn-i Ebi Hatim de EI-İlel'de Ebu Hureyre r.a.'den rivayet etmiştir. Bu durumda suyu silkelemenin mübah kılan Meymune (r.amha)'nın hadisine muarız olan bir sahih hadis yoktur. Nevevi diyor ki «Meymune'nin hadisi abdest ve gusülden sonra suyu silkelemede bir beis olmadığına delalet eder. Arkadaşlarımız muhtelif görüşler beyan etmişlerdir. En meşhür görüş, silkelemeyi terketmenin müstahab oluşu ve silkelemenin mekruh olmayışıdır. İkinci görüş silkelemenin mekruhluğudur. Üçüncü görüş. yapıp yapmamanın eşitliği ve mübahlığıdır. Azhar (en açık) ve Muhtar (tercih edilen) kavil de budur. Zira mübahlığı hakkında bu sahih hadis varid olmuştur. Yasaklığı hususunda ise bir şey sabit görülmemiştir ..•
Hadis 468 — Sunan Ibn Majah 1:202
HasanHasanZayıfZayıf
حَدَّثَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ الْوَلِيدِ، وَأَحْمَدُ بْنُ الأَزْهَرِ، قَالاَ حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ السِّمْطِ، حَدَّثَنَا الْوَضِينُ بْنُ عَطَاءٍ، عَنْ مَحْفُوظِ بْنِ عَلْقَمَةَ، عَنْ سَلْمَانَ الْفَارِسِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ تَوَضَّأَ فَقَلَبَ جُبَّةَ صُوفٍ كَانَتْ عَلَيْهِ فَمَسَحَ بِهَا وَجْهَهُ ‏.‏
Selman-ı Farisi (Radiyallahu anh)'den: şöyle söylemiştir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem), abdest aldıktan sonra üzerindeki yün cübbenin ters yüzü ile (mübarek) yüzünü kuruladı. Not: Zevaid'de, isnadı sahih olup ravilerinin de sika oldukları beyan edilmekle beraber ravi Mahfuz'un, Selman'dan rivayeti üzerinde düşünmek gerekir, denmiştir
Hadis 469 — Sunan Ibn Majah 1:203
ZayıfZayıfZayıf
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، حَدَّثَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ عَلِيٍّ، وَزَيْدُ بْنُ الْحُبَابِ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، قَالُوا حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ وَهْبٍ أَبُو سُلَيْمَانَ النَّخَعِيُّ، قَالَ حَدَّثَنِي زَيْدٌ الْعَمِّيُّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ مَنْ تَوَضَّأَ فَأَحْسَنَ الْوُضُوءَ ثُمَّ قَالَ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ فُتِحَ لَهُ ثَمَانِيَةُ أَبْوَابِ الْجَنَّةِ مِنْ أَيِّهَا شَاءَ دَخَلَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو الْحَسَنِ بْنُ سَلَمَةَ الْقَطَّانُ حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ نَصْرٍ، حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، بِنَحْوِهِ ‏.‏
Enes bin Malik (Radiyallahu anh)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur : «Kim güzelce abdest alır ve abdestten sonra üç defa şunu söylerse ona cennetin 8 kapısı açılır. Onların hangisinden dilerse girer.» «Dilimle söyler ve kalbimle tasdik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur. O birdir, ortağı yoktur. Muhammed de O'nun kulu ve resulüdür.» Ebü'l-Hasan bin Seleme El-Kattan dedi ki: Bize İbrahim bin Nasr tahdis etti. (O da dedi ki) Bize Ebu Naim bu hadisin mislini tahdis etti. Not: Zeyd El-Ammi'nin zayıflığı nedeni ile senedin zayıflığı Zevaid'de bildirilmiştir
Hadis 470 — Sunan Ibn Majah 1:204
SahihSahihSahih Muslim
حَدَّثَنَا عَلْقَمَةُ بْنُ عَمْرٍو الدَّارِمِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ عَيَّاشٍ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَطَاءٍ الْبَجَلِيِّ، عَنْ عُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ الْجُهَنِيِّ، عَنْ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَتَوَضَّأُ فَيُحْسِنُ الْوُضُوءَ ثُمَّ يَقُولُ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ إِلاَّ فُتِحَتْ لَهُ ثَمَانِيَةُ أَبْوَابِ الْجَنَّةِ يَدْخُلُ مِنْ أَيِّهَا شَاءَ ‏"‏ ‏.‏
Ömer bin El-Hattab (Radiyallahu anh)'den rivayet edildiğine göre kendisi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seİlem) şöyle buyurdu, demiştir: «Her hangi bir müslüman abdestini güzelce alır sonra «Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in O'nun kulu ve Resulü olduğuna şübhesiz şehadet ederim, derse mutlaka onun için cennetin 8 kapısı açılır. Bunlardan dilediğinden (cennet'e) girer.» AÇIKLAMA : Hadiste geçen "Güzelce abdest'' tabirinden maksad isbağdır. Yani rükünleri ile beraber abdestin sünnet ve adabına riayet etmek ve suda israf etmemektir. Sindi Güzelliği böyle açıkladıktan sonra der ki: «Tirmizi'nin rivayetinde duanın sonunda şu parça da vardır. = «Allah'ım! Beni çok tevbe edenlerden kıl ve beni çok temizlenenlerden eyle.,. Nevevi demiştir ki, Nesai'nin Amelu'l-Yevm Ve'l-Leyle kitabında merfu' olarak rivayet etmiş olduğu şu duayı da eklemek müstahabtır. «Allah'ım, senin her türlü noksanlıktan pak ve nezih olduğuna inanırım. Senin hamdinle şahadet ederim ki senden başka ilah yoktur. Sen tek'sin hiç bir ortağın yoktur. Senden mağfiret dilerim ve sana tevbe ederim.» Hadisin «Cennet'in 8 kapısı açılır.» parçasına gelince bir kapı kişinin Cennet'e girmesi için kafi olduğu halde, mezkur amelin üstün değerini belirtmek ve yüceltmek için sekiz kapının açılacağı haber veriliyor.» Ebu Davud, Sünen'inde, benzer başlık altında açtığı babta, Ukbe bin Amir'den rivayet edilen uzun metinli hadisin sonunda Hz. Ömer'den rivayet edilen metin Müslim'de de bulunur. EI-Menhel yazarı hadisi açıklarken özetle şöyle der: 'Cennet'in sekiz kapısının adları şöyledir: İman kapısı, Namaz kapısı, Oruç kapısı, Sadaka kapısı, Öfkesini yenenler kapısı, Razılar kapısı, Cihad kapısı ve Tevbe kapısı. Bir hadise göre Cennetin Reyyan kapısından yalnız oruçlular girer. Başkası bu kapıdan giremez. Yukardaki hadise göre abdest alıp dua okuyan kimse için (bu kapı dahil) Cennet'in sekiz kapısının açılması durumu bir çelişki arzetmez. Çünkü eğer abdest ve duayı gerçekleştiren kimse oruçluluk vasfını da taşıyorsa dileğine binaen Reyyan kapısından veya başka kapıdan girer. Şayet oruçluluk vasfını taşımıyorsa Reyyan kapısından girmek arzusunu duymaz. Veya buna muvaffak kılınmaz. Bu takdirde hadisteki muhayyerlik hikmeti ve faydası o şahsın ihraz edeceği şeref ve azameti belirtmektir. Nasıl ki Allah Teala, bütün peygamberlere Hz. Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zamanına ulaşmaları halinde O'na iman etmelerini emretmiştir. Halbuki Hz. Muhammed'in diğer peygamberlerin zamanında zuhur etmiyeceği ve hepsinden sonra gönderileceği malum idi. Bu emir sırf peygamberimizin şerefinin açıklanması ve ilanı içindir. Abdest tamamlandıktan sonra okunması emrolunan yukardaki duaların hepsinin peygamberimizden rivayet edilmesi sabittir. Fakat abdest alındığında her uzuv yıkanırken okunması itiyad haline getirilen dualar sabit görülmemiştir. Müslim, Nesai, Tirmizi ve Ebu Davud abdest sonunda şahadet kelimesinin okunmasına dair hadisi uzun ve kısa metinler halinde rivayet etmişlerdir. Müslim ve Nesai'nin rivayetlerinde abdestten sonra iki rek'at namaz kılan ve huşu' içinde namazını tamamlayanlar için benzer mükafat vaad edilmiştir. Bu sebeble Hanefi, Şafii, Maliki ve Hanbeli mezhebIerine göre abdestten sonra iki rek'at namaz kılmak sünnettir
Hadis 471 — Sunan Ibn Majah 1:205
SahihSahihSahih - Bukhari And Muslim
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ الْمَاجِشُونِ، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ يَحْيَى، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ زَيْدٍ، صَاحِبِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ أَتَانَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَأَخْرَجْنَا لَهُ مَاءً فِي تَوْرٍ مِنْ صُفْرٍ فَتَوَضَّأَ بِهِ ‏.‏
Abdullah bin Zeyd (Radiyallahu anh)'den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) (bir defa) bize gelmiş idi. Biz sarı bakırdan (mamul) bir tevr'de Ona su çıkardık. Kendisi de onunla abdest aldı. AÇIKLAMA : Sarı bakır, altına benzediği için bundan mamul kabtan abdest alınması, keza gusül edilmesi caiz mi? diye bir şübhenin meydana gelmemesi için bu hususta varid olan hadislere ait açılan bab ta rivayet olunan mezkur hadis Buhari ve Ebu Davud'un Sünen'inde de rivayet olunmuştur. Ebu Davud'un «Sarı Bakır Kablardan Abdest Alma Babında» rivayet olunan bu hadisin açıklamasını yaparken EI-Menhel yazarı şu bilgiyi verir: Tevr: Taş, sarı bakır veya başka maddeden mamul olup leğene benzeyen bir çeşit kabtır. Su içmek, yemek yemek ve abdest almak işinde kullanılır. Tevr'in, leğen olduğu da söylenmiştir. HADIS'İN FIKIH YÖNÜ : Hadis, abdest suyunu hazırlamak suretiyle abdest alana yardım etmenin caiz olduğuna ve rengi bakımından altın'a benzemekle beraber sarı bakır kabtan abdest almanın mekruh olmadığına delalet eder. Ebu Ubey: «Buna binaen bakır vesair benzeri madeni kablardan abdest almanın caizliğine hükmedilerek halk'a ibadet hususunda kolaylık sağlanmıştır. Yalnız İbn-i Ömer (r.a.)'den edilen bir rivayete göre kendisi sarı bakır kabtan abdest almayı mekruh görmüştür. der.» El-Ayni de "İbn-i Ömer (r.a.)'den bu hususta yapılan rivayetleri naklettikten sonra: İbn-i Ömer'in bıı keraheti kendisinin bakırın kokusundan hoşlanmaması anlamına yorumlamak mümkündür. Şayet fıkhi anlamdaki kerahet anlamı kasdediImiş ise onun bunu mekruh görmesi, Peygamber (s.a.v.)'den rivayet edildiği sabit olan ve bunun kerahetsiz olarak caiz olduğuna delalet eden hadislere karşı tutarsız kalır.» demiştir
Hadis 472 — Sunan Ibn Majah 1:206
SahihSahihSahih LighairihiHasan
حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ حُمَيْدِ بْنِ كَاسِبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ الدَّرَاوَرْدِيُّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَحْشٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ زَيْنَبَ بِنْتِ جَحْشٍ، أَنَّهُ كَانَ لَهَا مِخْضَبٌ مِنْ صُفْرٍ قَالَتْ فَكُنْتُ أُرَجِّلُ رَأْسَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِيهِ ‏.‏
Zeyneb Bint-i Cahş (Radiyallahu anh)'den rivayet edildiğine göre: Kendisinin bakır bir teknesi var idi. Kendisi : «Ben Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem)'in mübarek başını (çamaşır için bakırdan mamul) o teknede taradım, demiştir.» Not: Hadisin isnadının sahlh ve ricalinin sika oldukları, Zevaid'de bildiril miştir
Hadis 473 — Sunan Ibn Majah 1:207
HasanHasanHasan LighairihiHasan
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ شَرِيكٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ جَرِيرٍ، عَنْ أَبِي زُرْعَةَ بْنِ عَمْرِو بْنِ جَرِيرٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ تَوَضَّأَ فِي تَوْرٍ ‏.‏
Ebu Hureyre (Radiyallahu anh)'den: şöyle söylemiştir: Şüphesiz Nebi (Sallallahu aleyhi ve sellem), tevr'den (sarı bakır kabtan) abdest aldı
Hadis 474 — Sunan Ibn Majah 1:208
SahihSahihSahihHasan
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَنَامُ حَتَّى يَنْفُخَ ثُمَّ يَقُومُ فَيُصَلِّي وَلاَ يَتَوَضَّأُ ‏.‏ قَالَ الطَّنَافِسِيُّ قَالَ وَكِيعٌ تَعْنِي وَهُوَ سَاجِدٌ ‏.‏
Aişe r.anha dediki: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem uyurdu, hatta horlardı, sonra kalkar abdest almaksızın namaz kılardı. Tanafisi dedi ki Veki' şöyle söylemiştir: Aişe, Resul-i Ekrem'in secde halinde iken uyuduğunu ... kasdetmiştir:' AÇIKLAMA 478’de
Hadis 475 — Sunan Ibn Majah 1:209
SahihSahihSahihHasan
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَامِرِ بْنِ زُرَارَةَ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ زَكَرِيَّا بْنِ أَبِي زَائِدَةَ، عَنْ حَجَّاجٍ، عَنْ فُضَيْلِ بْنِ عَمْرٍو، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَامَ حَتَّى نَفَخَ ثُمَّ قَامَ فَصَلَّى ‏.‏
Abdullah (İbn-i Mes'ud) (Radiyallahu anh)'den: şöyle söylemiştir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şüphesiz uyudu. Hatta horladı. Sonra kalkıp namaz kıldı. Not: Zevaid'de: Bu, ricali sika olan bir isnaddır. Fakat senedde Haccac vardır. O da İbn-i Ertat'tır. Kendisi tedlis yapardı. AÇIKLAMA 478’de
Hadis 476 — Sunan Ibn Majah 1:210
MunkarMunkarZayıfZayıf
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَامِرِ بْنِ زُرَارَةَ، عَنِ ابْنِ أَبِي زَائِدَةَ، عَنْ حُرَيْثِ بْنِ أَبِي مَطَرٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ عَبَّادٍ أَبِي هُبَيْرَةَ الأَنْصَارِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ نَوْمُهُ ذَلِكَ وَهُوَ جَالِسٌ ‏.‏ يَعْنِي النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏.‏
(Abdullah) İbn-i Abbas (Radiyallahu anh)'den: şöyle söylemiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve sellem)'in o uykusu, kendisi oturur iken olmuştur." Not :Zevaid'de: Ravilerden Hureys zayıf olduğu için hadisin isnadı zayıftır. Ebu Davud ve Tirmizi de İbn-i Abbas'ın bu hadisini başka senedlerle ve başka metin halinde rivayet etmişlerdir, denilmiştir. Sindi'de: Ben derim ki Ebu Da.vud bu hadisi hem isnad hem de mana yönlerinden zayıf görmüştür, diyor. (Yani: ibn-i Abbas (r.a.) şunu demek istemiştir: Resul-i Ekrem'in uyuyup horladıktan sonra kalktığında abdest almaksızın namaz kıldığına dair hadiste söz konusu edilen uykusu O, oturmuş halde iken vuku bulmuştur.) AÇIKLAMA 478’de
← Önceki Koleksiyona dön Sonraki →

Sadece Sahih ve Hasan derecesindeki hadisler gösterilir.