حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِدْرِيسَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ حَسَّانَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ كَعْبِ بْنِ عُجْرَةَ، قَالَ ذَكَرَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِتْنَةً فَقَرَّبَهَا فَمَرَّ رَجُلٌ مُقَنَّعٌ رَأْسُهُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " هَذَا يَوْمَئِذٍ عَلَى الْهُدَى " . فَوَثَبْتُ فَأَخَذْتُ بِضَبْعَىْ عُثْمَانَ ثُمَّ اسْتَقْبَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقُلْتُ هَذَا قَالَ " هَذَا " .
Ka'b bin Ucra r.a.’den, rivayet edildiğine göre kendisi şöyle demiştir: - Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, (meydana gelecek) bir fitneyi zikretti ve pek yakın bir zamanda olacağını bildirdi. O sırada ridası ile başı örtülü bir adam oradan geçti. Resul-i Ekrem de: ‘’Bu adam o fitne günü hidayet üzerindedir.’’ buyurdu. Ben hemen yerimden sıçradım ve Osman (orada geçmekte olan adam) iki pazısından tuttum: Sonra Resul-i Ekrem’in karşısına çıkıp: Bu adam mı?> diye sordum. Resulullah s.a.v.’de ‘’Bu adamdır’’, buyurdu. Not: Seneddeki ravilerden Muhammed bin Sirin'in Ka'b bin Ucra'dan hadis işitmediği, Ebu Hatem tarafından beyan' edildiği. oysa bu isnadda Muhammed bin Sirin'in Ka'b'den rivayette bulunduğu görüldüğü için Zevaid müellifi, bu isnadın «Munkati' olduğunu ve isnaddaki diğer. bütün ravilerin sika olduğunu söylemiştir
Nu'man bin Beşir r.a.’den rivayet edildiğine göre Aişe r.a.’a şöyle demiştir: Resulullah s.a.v.: ‘‘Ya Osman! Eğer Allah sana bir gün bu (halifelik) işi verir de münafıklar Allah’ın sana giydirdiği (halifelik) gömleğini soymaya kalkışırlarsa sakın sen o gömleği soyma, (halifelikten çekilme)’’ buyurdu. Bu sözü üç defa tekrarladı
Hadis 113 — Sunan Ibn Majah #113
SahihSahihSahihSahih
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ أَبِي خَالِدٍ، عَنْ قَيْسِ بْنِ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي مَرَضِهِ " وَدِدْتُ أَنَّ عِنْدِي بَعْضَ أَصْحَابِي " . قُلْنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ أَلاَ نَدْعُو لَكَ أَبَا بَكْرٍ فَسَكَتَ قُلْنَا أَلاَ نَدْعُو لَكَ عُمَرَ فَسَكَتَ قُلْنَا أَلاَ نَدْعُو لَكَ عُثْمَانَ قَالَ " نَعَمْ " . فَجَاءَ عُثْمَانُ فَخَلاَ بِهِ فَجَعَلَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُكَلِّمُهُ وَوَجْهُ عُثْمَانَ يَتَغَيَّرُ . قَالَ قَيْسٌ فَحَدَّثَنِي أَبُو سَهْلَةَ مَوْلَى عُثْمَانَ أَنَّ عُثْمَانَ بْنَ عَفَّانَ قَالَ يَوْمَ الدَّارِ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَهِدَ إِلَىَّ عَهْدًا وَأَنَا صَائِرٌ إِلَيْهِ . وَقَالَ عَلِيٌّ فِي حَدِيثِهِ وَأَنَا صَابِرٌ عَلَيْهِ . قَالَ قَيْسٌ فَكَانُوا يُرَوْنَهُ ذَلِكَ الْيَوْمَ .
Kays bin Ebi Hazım r.a.’den rivayet edildiğine göre Aişe r.anha şöyle demiştir: ‘’Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem (son) hastalığında (bize hitaben): - ‘’Ashabımın bazısının yanımda bulunmasına sevinirim’’, buyurdu. Biz (O’na): - Ya Resulallah! Senin için Ebu Bekr’i çağırmayalım mı? dedik. O (bizim bu sözümüz üzerine) sustu. (Bu kere biz O’na): - Ömer’i senin için çağırmıyalım mı? dedik. O, yine sustu.(Bunun üzerine biz O’na): - Senin için Osman’ı çağırmıyalım mı? dedik. Resul-i Ekrem: - ‘’Evet’’ buyurdu. (da gereği yapıldı.) Biraz sonra Osman geldi. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem onunla yalnız kaldı. (özel görüştü.) Artık Resul-i Ekrem onunla konuşmaya devam ediyordu. Osman’ın yüzü de (gittikçe) değişiyordu. Ravi Kays dedi ki: ‘’Osman r.a.’ın mevlası Ebu Sehle, daha sonra (Osman r.a.’ın şehid edilmesi olayından sonra) bana şöyle söyledi: Osman bin Affan r.a.: ‘’Yevmi’d-Dar = Ev günü: - Gerçekten Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bana bir ahit söyledi. İşte ben buna dönüşücüyüm, dedi. (İbni Maceh’e, isnadı ileten ikinci raviden birisi olan) Ali (bin Muhammed’in rivayet ettiği) hadisinde (Osman r.a.’ın son cümlesi hakkında) dedi ki: ‘’Ben de bu ahit üzerinde sabrediciyim’’ Ravi Kays: İşte alimler, hadiste geçen ‘’Yevmi’d-Dar = Ev gününün’’ Osman’ın evinde muhasara edildiği gün olduğu kanaatında idiler. Not: Zevaid de: ''Bu hadis'in isnadı sahih, ravileri sikadır'' deniyor
Hadis 114 — Sunan Ibn Majah #114
SahihSahihHasan SahihSahih Muslim
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، وَأَبُو مُعَاوِيَةَ وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ ثَابِتٍ، عَنْ زِرِّ بْنِ حُبَيْشٍ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ عَهِدَ إِلَىَّ النَّبِيُّ الأُمِّيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنَّهُ لاَ يُحِبُّنِي إِلاَّ مُؤْمِنٌ وَلاَ يُبْغِضُنِي إِلاَّ مُنَافِقٌ .
Zirr bin Hubeyş r.a.’den, Ali (bin Ebi Talib) r.a.’ın şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Gerçekten, mu'min’den başkasının beni sevmiyeceğine ve münafıktan başkasının bana buğzetmiyeceğine Ümmi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, bana kesin bir ahid ve teminat verdi
Hadis 115 — Sunan Ibn Majah #115
SahihSahihSahihSahih - Bukhari And Muslim
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سَعْدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ سَمِعْتُ إِبْرَاهِيمَ بْنَ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِيهِ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنَّهُ قَالَ لِعَلِيٍّ " أَلاَ تَرْضَى أَنْ تَكُونَ مِنِّي بِمَنْزِلَةِ هَارُونَ مِنْ مُوسَى " .
Sa'd bin Ebi Vakkas r.a.’den,rivayet edildiğine göre Resul-i Ekrem Sallallahu aleyhi ve sellem Ali r.a.’a şöyle buyurmuştur: ‘’(Ya Ali!) Bana nisbeten sen, Musa’ya oranla Harun mevkiinde olmaya razı olmaz mısın?’’
Bera' bin A'zib r.a.’den, kendisine şöyle dediği rivayet edilmiştir: Biz Resul-i Ekrem s.a.v.’in ifa etmiş olduğu hac seferine beraberinde yola çıkmıştık. O, yolun bir semtinde, konakladı da cemaatla namaz kılma emrini verdi. Daha sonra Ali r.a.’in elini tuttu ve (Ashabına): - (Ashabım!) Ben mu'minlere, kendi nefislerinden evla değil miyim? dedi. Orada bulunan sahabiler: - (Ya Resulallah!) Evet (evlasın), dediler. Resul-i Ekrem: - Ey Ashabım!) Ben her mu'mine, kendi kendi nefsinden evla değimliyim? dedi. (Ashabı Kiram) da: -Evet, (evlasın Ya Resulullah! diye) cevap verdiler. (Bu konuşmalar cerayan ettikten sonra elini tuttuğu Hz. Ali r.a.’ı işaret ederek) Resul-i Ekrem s.a.v.: - <İşte bu (Ali), beni seven herkesin mahbubudur. Allahım! O’nu (Ali’yi) seven kimseleri, sev. O’na buğuz edenlere, sen de buğz et.> dedi. Not: Zevaid de: ‘’Bu Hadis’in isnadındaki Ali bin Zeyd bin Ced’an zayıftır, dolayısıyla isnad zayıftır.’’ Deniyor
Abdurrahman bin Ebi Leyla r.a.’dan rivayet edildiğine göre kendisi demiştir ki : (Babam) Ebu Leyla r.a., Ali r.a. ile akşamları görüşüp sohbet ederlerdi. Ali r.a., kışın yazlık elbise, yazın da kışlık elbise giyerdi. Biz (onun bu haline şaştığımız için kendisi ile iyi görüşen Ebu Leyla’ya) : ‘Keşke o’na sorsaydın (Neden mevsimlerin şartlarına göre giyinmiyor?)’ dedik. Bu talebimiz üzerine Ali r.a. şöyle dedi: ‘‘Hayber günü (Kale’nin fethi uzayınca) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem haber göndererek beni huzuruna çağırttı. Halbuki, Hayber’(in fethi için çalıştığı) günü benim gözlerim ağrıyordu. Ben: - ‘‘Ya Resulallah! Gerçekten gözüm fena ağrıyor’’ dedim. Bunun üzerine Resulullah s.a.v., gözlerime tükürdü. Sonra: ‘‘Allahım! Sıcaklığı ve soğukluğu ondan (Ali’den) izale et’’ diye dua etti. Ali r.a : Artık ben o günden sonra ne sıcaklık ne de soğukluk duymadım, dedi.Ve Resulullah s.a.v.’in şöyle buyurduğunu anlattı: ‘‘Hayber halkı ile savaşmak için artık öyle bir adam göndereceğim (ona Müslümanların sancağını vereceğim) ki o, Allah’ı ve Resulünü sever, Allah ve Resulü de onu sever, o, geri çekilecek adam da değildir.> Bu emir üzerine orada bulunan Sahabiler artık bu övülen zat'ın kim olduğunu merak ve umutla düşünüp beklemeye başladılar. Daha sonra Resulullah s.a.v. Müslümanların sancağını vermek üzere Ali r.a.’e haber gönderip huzura çağırttı ve Sancağı ona verdi.’’ Not: Zevaid de: ‘’Bu hadis’in ravilerinden Veki’ ‘nin şeyh’i olan Muhammed bin Ebi Leyla’nın tek başına rivayet ettiği hadisler hüccet sayılmamaktadır. Zira hıfzı zayıf idi.’’ Deniyor
Hadis 118 — Sunan Ibn Majah #118
SahihSahihHasan
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُوسَى الْوَاسِطِيُّ، حَدَّثَنَا الْمُعَلَّى بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي ذِئْبٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " الْحَسَنُ وَالْحُسَيْنُ سَيِّدَا شَبَابِ أَهْلِ الْجَنَّةِ وَأَبُوهُمَا خَيْرٌ مِنْهُمَا " .
Abdullah İbni Ömer r.a.’den: Resulullah s.a.v. şöyle buyurdu, dediği rivayet edilmiştir: ‘’Hasan ve Hüseyin r.a., Cennet ehlinin gençlerinin seyyidleridir. Babaları (olan Ali bin Ebi Talib r.a.)’de ikisinden daha hayırlıdır.’’
Hadis 119 — Sunan Ibn Majah #119
HasanHasanHasan
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَسُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، وَإِسْمَاعِيلُ بْنُ مُوسَى، قَالُوا حَدَّثَنَا شَرِيكٌ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ حُبْشِيِّ بْنِ جُنَادَةَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ " عَلِيٌّ مِنِّي وَأَنَا مِنْهُ وَلاَ يُؤَدِّي عَنِّي إِلاَّ عَلِيٌّ " .
Hubyiş bin Cenade r.a.’den rivayet edildiğine göre kendisi demiştir ki: Resulullah Sallallahu aleyhi ve Sellem’den şöyle buyurduğunu işittim: ‘’Ali bana bağlıdır. Ben de O’na bağlıyım. Ali’den başka hiç kimse (yapmak durumunda olduğum bir şeyi) benim yerime eda edemez.’’
Hadis 120 — Sunan Ibn Majah #120
ZayıfBatilBatilZayıf
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ الرَّازِيُّ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، أَنْبَأَنَا الْعَلاَءُ بْنُ صَالِحٍ، عَنِ الْمِنْهَالِ، عَنْ عَبَّادِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قَالَ عَلِيٌّ أَنَا عَبْدُ اللَّهِ، وَأَخُو، رَسُولِهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَأَنَا الصِّدِّيقُ الأَكْبَرُ، لاَ يَقُولُهَا بَعْدِي إِلاَّ كَذَّابٌ صَلَّيْتُ قَبْلَ النَّاسِ لِسَبْعِ سِنِينَ .
Abbad bin Abdillah r.a.’den rivayet edildiğine göre kendisinin, Ali bin Ebi Talib r.a. şöyle söyledi, dediği rivayet edilmiştir: ‘’Ben Allah’ın kuluyum, O’nun Resulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Kardeşiyim. Sıddık-i Ekber de benim. Ben'den sonra Kezzab (çok yalancı) adamdan başka hiç kimse bunu (=Sıddıki Ekber olduğunu) söyliyemez. Halktan 7 yıl önce namaz kıldım. Not: Zevaid de: ‘’Bu Hadis’in senedi sahih, ravileri sikadır. Hakim Müstedrekinde bu hadis için: Buhari ve Müslim’in şartına göre sahihtir, demiştir’’ deniyor