Qurani·قرآني
Türkçe

Mescitler ve Cemaat Kitabı

68 hadis · #735–802

Hadis 785 — Sunan Ibn Majah 4:51
SahihSahihSahih LighairihiZayıf
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا إِسْرَائِيلُ، عَنْ سِمَاكٍ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَتِ الأَنْصَارُ بَعِيدَةً مَنَازِلُهُمْ مِنَ الْمَسْجِدِ فَأَرَادُوا أَنْ يَقْتَرِبُوا فَنَزَلَتْ ‏{وَنَكْتُبُ مَا قَدَّمُوا وَآثَارَهُمْ}‏ قَالَ فَثَبَتُوا ‏.‏
(Abdullah) İbn-i Abhas (r.a.)'den şöyle demiştir: Ensarın evleri mescidden uzaktaydı. Yakına gelmek istediler. Bunun üzerine; «Ve biz, onların önden gönderdiklerini ve eserlerini yazarız.» ayeti nazil oldu. İbn-i Abbas demiştir ki: Onlar da (evlerinde) kaldılar." Not: Zevaid'de: Bu hadis mevkuftur. Senedinde İbn-i Harb olan Simak vardır. İbn•i Main ve Ebu Hatim, onu sika saymışlarsa da Ahmed: Onun hadisleri mustaribtir, demiştir. Yakub bin Şeybe de: Simak'ın yalnız İkrimi'den olan rivayeti mustarib olup. başkalarından olan rivayeti yararlıdır, demiş diye bilgi vermiştir
Hadis 786 — Sunan Ibn Majah 4:52
SahihSahihSahihSahih - Bukhari And Muslim
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ صَلاَةُ الرَّجُلِ فِي جَمَاعَةٍ تَزِيدُ عَلَى صَلاَتِهِ فِي بَيْتِهِ وَصَلاَتِهِ فِي سُوقِهِ بِضْعًا وَعِشْرِينَ دَرَجَةً ‏"‏ ‏.‏
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine güre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Adamın (mescidde) cemaatla kıldığı namaz (ın sevabı, tek başına) evinde kıldığı ve çarşısında kıldığı namaz (ın sevabın) dan yirmi küsur derece fazladır.»
Hadis 787 — Sunan Ibn Majah 4:53
SahihSahihSahihSahih - Bukhari And Muslim
حَدَّثَنَا أَبُو مَرْوَانَ، مُحَمَّدُ بْنُ عُثْمَانَ الْعُثْمَانِيُّ حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ فَضْلُ الْجَمَاعَةِ عَلَى صَلاَةِ أَحَدِكُمْ وَحْدَهُ خَمْسٌ وَعِشْرُونَ جُزْءًا ‏"‏ ‏.‏
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Cemaatla kılman namazın birinizin tek başına kıldığı namaza üstünlüğü yirmi beş cüzdür.» Tahric: Müellifin iki ayrı senedIe rivayet ettiği Ebu Hureyre (r.a.)'in hadisini Buhari, Müslim, Ebu Davud ve Tirmizi de uzun ve kısa metinler halinde ve az lafız farkıyla rivayet etmişlerdir. Bazı rivayetlerde: ''...yirmibeş derece... '' bir kısım rivayetlerde: ''...yirmibeş cüz... '' ve Müslim'in bir rivayetinde: ''...yirmibeş namaz...'' ifadeleri bulunmaktadır. Bu nedenle 'derece' ve 'cüz' kelimeleri, namaz anlamına yorumlanmıştır. Ebu Davud'un sünenindeki 'Namaza yürüyerek gitmenin fazileti hakkında gelen hadisler babı'nda rivayet olunan bu hadisin açıklamasını yapan el-Menhel yazarı şöyle der: AÇIKLAMA : '''Rivayetlerde: ''...yirmibeş derece... '', ''...yirmibeş cüz'...'' Ve ''...yirmibeş namaz, .. " tabirierinin değişik oluşunun, ravilerin tasarrufundan ileri geldiği kanaatındayım, Hadisin manası şudur: Adamın mescidde cemaatla kıldığı namazın sevabı, onun evde ve çarşıda kendi başına kıldığı yirmibeş namazın sevabından fazladır, Burada 'Adam' tabiriyle kadının bu hükümden istisna edilmesi kasdedilmemiştir, Çünkü kadının mescide gitmesi, bazı şartlarla caiz olduğuna göre aynı sevab onun için de mevcuttur. Hadisin zahirine göre evde ve çarşıda kılınan namaz, cemaatla. da kılınmış olsa hüküm aynıdır. Lakin, bu mana kasdedilmemiştir. Maksad, mescidde cemaatla kılınan namazın, başka yerlerde tek başına kılınan namazdan üstünlüğünü ifade etmektir. Çünkü konu budur. Hadiste bu durumun açıkca belirtilmemesinin sebebi, mesciddeki cemaata girmiyenlerin ekseriyetle namazı tek başlarına kılmaları olabilir. Hal böyle olunca mesciddeki cemaat ile ev ve çarşıdaki cemaatın faziletinin eşit olması gerekmez. Bilakis çarşıdan başka yerde kılınan namaz, çarşıda kılınan namazdan efdaldır. Çünkü çarşının, şeytanların yeri olduğuna dair hadis vardır. Bununla beraber evde ve çarşıda namazı cemaatla kılmak, tek başına kılmaktan evladır. Bazı rivayetlerde bulunan 'Dereceler' ve 'Cüz'ler', 'Namazlar' manasını taşır. Çünkü bazı rivayetlerde Derece ve Cüz' yerine 'Namaz' kelimesi kullanılmıştır. Şu halde mescidde cemaatla kılınan namazın sevabı, evde ve çarşıda kılınan yirmibeş namazın sevabından fazladır. İlk hadisteki: ''...yirmibeş küsur...'' parçasında küsur diye karşılık verdiğimiz 'Bid' kelimesi, birden veya üçten ona kadar olan sayılar için kullanılır. Diğer rivayetlerde yirmibeş sayısı kesin olarak geçtiği için, buradaki küsurdan maksad, beştir. İkinci hadisteki 'Cüz' kelimesi ise, bir parça demektir. Başka rivayetlerde bu kelime yerine derece veya namaz kelimeleri bulunduğu için 'Cüz' kelimesi ile namaz kasdedilmiştir. HADİSİN FIKIH YÖNÜ : 1- Cemaatla kılınan namaz, tek başına kılınan namazlardun üstündür. 2- Farz namazıarı evlerde ve çarşılarda kılmak caizdir. 3- Farz namazların cemaatla kılınması şart / farz değildir. Tek başına da kılınabilir
Hadis 788 — Sunan Ibn Majah 4:54
SahihSahihSahihSahih
حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنْ هِلاَلِ بْنِ مَيْمُونٍ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ صَلاَةُ الرَّجُلِ فِي جَمَاعَةٍ تَزِيدُ عَلَى صَلاَتِهِ فِي بَيْتِهِ خَمْسًا وَعِشْرِينَ دَرَجَةً ‏"‏ ‏.‏
Ebu Said-i Hudri (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Adamın (mescidde cemaatla kıldığı namazın sevabı) evinde (tek başına) kıldığı namaz'ın sevabından yirmibeş derece fazladır,» NOT: Buhari'nin Ebu Said-i Hudri (r.a.)'den merfu' olarak rivayet ettiği hadisin lafzı şöyledir; ''Cemaat namazı, münferidin namazından yirmibeş derece ile efdal olur." Ebu Davud'un rivayetindeki hadisin metni ise şöyledir; ''Cemaatla kılınan namaz, (münferiden) kılınan yirmibeş namaza denk gelir .... '' Ebu Davud'un rivayetindeki önemli özellik, derece ve cüz' yerine namaz kelimesinin kullanılmasıdır
Hadis 789 — Sunan Ibn Majah 4:55
SahihSahihSahihSahih Muslim
حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عُمَرَ، رُسْتَهْ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ صَلاَةُ الرَّجُلِ فِي جَمَاعَةٍ تَفْضُلُ عَلَى صَلاَةِ الرَّجُلِ وَحْدَهُ بِسَبْعٍ وَعِشْرِينَ دَرَجَةً ‏"‏ ‏.‏
Abdullah İbn-i Ömer (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Adamın cemaatla kıldığı namaz, adamın kendi başına kıldığı namazdan yirmiyedi derece üstündür.» Diğer tahric: Buhari, Müslim ve Tirmizi de, bu hadisi az lafız farkıyla rivayet etmişlerdir
Hadis 790 — Sunan Ibn Majah 4:56
SahihSahihHasan
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَعْمَرٍ، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ الْحَنَفِيُّ، حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَصِيرٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أُبَىِّ بْنِ كَعْبٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ صَلاَةُ الرَّجُلِ فِي جَمَاعَةٍ تَزِيدُ عَلَى صَلاَةِ الرَّجُلِ وَحْدَهُ أَرْبَعًا وَعِشْرِينَ أَوْ خَمْسًا وَعِشْرِينَ دَرَجَةً ‏"‏ ‏.‏
Ubeyy bin Ka'b (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Adam'ın cemaatla kıldığı namaz, adamın tek başına kıldığı namazdan yirmi dört veya yirmibeş derece üstündür.» Diğer tahric: Bu hadisi Ahmed, Ebu Davud, Nesai, İbn-i Huzeyme ve İbn-i Hibban da rivayet etmişlerdir. Yahya bin Muin ve Zühri hadisin sahih olduğunu belirtmişlerdir
Hadis 791 — Sunan Ibn Majah 4:57
SahihSahihSahihSahih
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ لَقَدْ هَمَمْتُ أَنْ آمُرَ بِالصَّلاَةِ فَتُقَامَ ثُمَّ آمُرَ رَجُلاً فَيُصَلِّيَ بِالنَّاسِ ثُمَّ أَنْطَلِقَ بِرِجَالٍ مَعَهُمْ حُزَمٌ مِنْ حَطَبٍ إِلَى قَوْمٍ لاَ يَشْهَدُونَ الصَّلاَةَ فَأُحَرِّقَ عَلَيْهِمْ بُيُوتَهُمْ بِالنَّارِ ‏"‏ ‏.‏
Ebu Hureyre (r.a.)'deıı şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: «Vallahi içimden öyle arzu ettim ki namaza durulmasını emredeyim de ikamet getirilsin. Sonra bir adama emredeyim halka namaz kıldırsın. Bu emirden sonra beraberlerinde odundan demetler bulunan bir kaç adamı cemaata (özürsüz) gelmeyen güruha götürüp de üzerlerine evlerini ateşle cayır cayır yakayım.» Diğer tahric: Buhari, Müslim, Ebu Davud, Nesai ve Ahmed
Hadis 792 — Sunan Ibn Majah 4:58
SahihSahihZayıfZayıf
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ زَائِدَةَ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ أَبِي رَزِينٍ، عَنِ ابْنِ أُمِّ مَكْتُومٍ، قَالَ قُلْتُ لِلنَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِنِّي كَبِيرٌ ضَرِيرٌ شَاسِعُ الدَّارِ وَلَيْسَ لِي قَائِدٌ يُلاَوِمُنِي فَهَلْ تَجِدُ لِي مِنْ رُخْصَةٍ قَالَ ‏"‏ هَلْ تَسْمَعُ النِّدَاءَ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ نَعَمْ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ مَا أَجِدُ لَكَ رُخْصَةً ‏"‏ ‏.‏
(Abdullah) bin Ümmi Mektum (r.a.)'den rivayet edildiğine güre şöyle demiştir : Ben, Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e dedim ki: Ben yaşlı, a'ma, evi (mescidden) uzak bir kimseyim. Bana yardım edip mescide götürecek yedekçim de yoktur. (Cemaata gelmemem için) Bir ruhsat bulur musun? Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : -Sen ezan (sesini) işitiyor musun?» diye sordu. Ben: Evet, dedim. O: «Ben senin için bir ruhsat bulamam.» buyurdu." EBU DAVUD HADİSLERİ VE AÇIKLAMA: 552 —
Hadis 793 — Sunan Ibn Majah 4:59
SahihSahihSahih
حَدَّثَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ بَيَانٍ الْوَاسِطِيُّ، أَنْبَأَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ ثَابِتٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ مَنْ سَمِعَ النِّدَاءَ فَلَمْ يَأْتِهِ فَلاَ صَلاَةَ لَهُ إِلاَّ مِنْ عُذْرٍ ‏"‏ ‏.‏
(Abdullah) İbn-i Abbas (r.a.)'den şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki : «Ezan sesini işitip de oraya (özürsüz) gitmeyenin namazı (makbul) olmaz.» Diğer tahric: İbn-i Hibban ve el-Hakim de rivayet etmişlerdir
Hadis 794 — Sunan Ibn Majah 4:60
SahihSahihSahihSahih Muslim
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامٍ الدَّسْتَوَائِيِّ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنِ الْحَكَمِ بْنِ مِينَاءَ، أَخْبَرَنِي ابْنُ عَبَّاسٍ، وَابْنُ، عُمَرَ أَنَّهُمَا سَمِعَا النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ عَلَى أَعْوَادِهِ ‏ "‏ لَيَنْتَهِيَنَّ أَقْوَامٌ عَنْ وَدْعِهِمُ الْجَمَاعَاتِ أَوْ لَيَخْتِمَنَّ اللَّهُ عَلَى قُلُوبِهِمْ ثُمَّ لَيَكُونُنَّ مِنَ الْغَافِلِينَ ‏"‏ ‏.‏
İbn-i Abbas ve İbn-i Ömer (r.anhum)'dan rivayet edildiğine göre kendileri Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Seliem)'i minber ağaçları üzerinde şöyle buyururken işitmişlerdir ; «Vallahi bazı kavimler cemaatları terketmekten vaz geçecekler ya da Allah onların kalblerini mühürleyecektir. Sonra da muhakkak gafillerden olacaklardır.» AÇIKLAMA : Nesai, bu hadisi 'Cum'a' bahsinde rivayet etmiştir. Oradaki rivayette Bahsi geçen tehdid Cum'a namazını terkedenler hakkında buyurulmuştur. Camiu's-Sağir yazarının beyanına göre Ahmed, Müslim, Nesai ve İbn-i Mace bu hadisi rivayet etmişlerdir. Nesai'nin rivayetinde; ''... Minberinin ağaçları üzerinde ... " buyurulmuştur Nebi (s.a.v.)'in minberi üç basamaklıydı Üçüncü basamak üzerinde otururdu. Mübarek sırtını üç ağaca dayardı Minberin iki tarafında da birer ağaç bulunurdu. Minberin yüksekliği, genişliği, uzunluğıı v.s. özellikleri hakkında geniş malumat inşaaIlah 'Cum'a namazı' bahsinde verilecektir Sindi şöyle der: Kurtubi: Kalbi mühürlemek, Allah'ın, söz konusu kavimlerin kalbIerinde yaratacağı cehalet, kasvet ve cefadır, demiştir. El-Kadı da Mesabih şerhinde: Hadiste buyurulan iki şeyden birisi mutlaka gerçekleşecektir. Ya cemaatları terketmekten vaz geçip cemaata devam edeceklerdir Ya da Allah, onların kalbIerini mühürleyecektir. Çünkü cemaatları bırakmayı alışkanlık haline getirmek, kalbi karartır ve insanı ibadetten soğutur, demiştir
← Önceki Koleksiyona dön Sonraki →

Sadece Sahih ve Hasan derecesindeki hadisler gösterilir.