وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ، أَنَّهُ قَالَ لَمَّا قَدِمْنَا الْمَدِينَةَ نَالَنَا وَبَاءٌ مِنْ وَعْكِهَا شَدِيدٌ فَخَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى النَّاسِ وَهُمْ يُصَلُّونَ فِي سُبْحَتِهِمْ قُعُودًا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " صَلاَةُ الْقَاعِدِ مِثْلُ نِصْفِ صَلاَةِ الْقَائِمِ " .
Abdullah b. Amr b. el-As (r.a.)'den: Medine'ye gelince salgın veba hastalığa yakalandık. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem cemaatin yanına gitti, oturarak nafile namaz kıldıklarını görünce: «Oturarak kılınan namaz, ayakta kılınan namaz'ın yarısı gibidir.» buyurdu. İsnad bilgisi: İbn Abdilber der ki: Bu hadis, munkati' dir. Çünkü Zührî, îbn Amr île görüşmemiştir. Mahir: Bu tedlistir ve yapan kişi hadis ilminde ehil değilse büyük sakınca doğurur ve Şafii'nin dediği gibi yalanla kardeştir. Ancak İbn-i Şihab ez-Zühri gibi tüm hadis tasnifinde en önemli yerlerden birine sahip birisi yaparsa bu en fazla ihmal, muhtemelen lüzum duymadığı hadisi aldığı kişinin güvenilirliğinden emin olduğu içindir. Kısacası munkati' vasfı bu hadis için yeterli bir açıklama değildir. İbn-i Abdilberr meseleyi teknik anlamda değerlendirmiştir. En doğrusunu sadece Allahu Azimuşşan bilir. BU VE ÖNCEKİ HADİS’İN BENZERİ OLAN EBU DAVUD RİVAYETİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN
Hadis 308 — Muwatta Malik 8:22
Sahih
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنِ السَّائِبِ بْنِ يَزِيدَ، عَنِ الْمُطَّلِبِ بْنِ أَبِي وَدَاعَةَ السَّهْمِيِّ، عَنْ حَفْصَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهَا قَالَتْ مَا رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلَّى فِي سُبْحَتِهِ قَاعِدًا قَطُّ حَتَّى كَانَ قَبْلَ وَفَاتِهِ بِعَامٍ فَكَانَ يُصَلِّي فِي سُبْحَتِهِ قَاعِدًا وَيَقْرَأُ بِالسُّورَةِ فَيُرَتِّلُهَا حَتَّى تَكُونَ أَطْوَلَ مِنْ أَطْوَلَ مِنْهَا .
Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in zevcesi Hafsa'dan: Resulullah'in vefatından bir yıl öncesine kadar nafile namazını oturarak kıldığını görmedim. Son zamanlarında Nafile namazını oturarak kılıyor, sureyi ağır ağır okuyordu. Ağır okumasından uzun sureler daha da uzuyordu. Diğer tahric: Müslim, Salatu'l-Musafîrin BENZERİ EBU DAVUD RİVAYETİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN
Hadis 309 — Muwatta Malik 8:23
Sahih
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهَا أَخْبَرَتْهُ أَنَّهَا لَمْ تَرَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي صَلاَةَ اللَّيْلِ قَاعِدًا قَطُّ حَتَّى أَسَنَّ فَكَانَ يَقْرَأُ قَاعِدًا حَتَّى إِذَا أَرَادَ أَنْ يَرْكَعَ قَامَ فَقَرَأَ نَحْوًا مِنْ ثَلاَثِينَ أَوْ أَرْبَعِينَ آيَةً ثُمَّ رَكَعَ .
Aişe (r.anha)'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i yaşlanıncaya kadar gece namazını oturarak kılarken hiç görmedim. Yaşlanınca kıraati oturarak okuyor, rüku etmek isteyince kalkıyor, otuz-kırk ayet kadar okuduktan sonra rüku ediyordu. Diğer tahric: Buhari, Taksîru's-salat BU DAVUD RİVAYETİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN
Hadis 310 — Muwatta Malik 8:24
Sahih
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ الْمَدَنِيِّ، وَعَنْ أَبِي النَّضْرِ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عَائِشَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُصَلِّي جَالِسًا فَيَقْرَأُ وَهُوَ جَالِسٌ فَإِذَا بَقِيَ مِنْ قِرَاءَتِهِ قَدْرُ مَا يَكُونُ ثَلاَثِينَ أَوْ أَرْبَعِينَ آيَةً قَامَ فَقَرَأَ وَهُوَ قَائِمٌ ثُمَّ رَكَعَ وَسَجَدَ ثُمَّ صَنَعَ فِي الرَّكْعَةِ الثَّانِيَةِ مِثْلَ ذَلِكَ .
Aişe (r.anha)'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem oturarak namaz kılıyor, oturarak okuyor, kıraatinden otuz-kırk ayet kadar kalınca, kalkıp ayakta okuyor, sonra rükuya varıyor ve secde yapıyordu. Daha sonra ikinci rekatı da öyle kılıyordu. Diğer tahric: Buhari, Taksîru's-Salat; Müslim, Salatu'l-Musafırîn
İmam Malik'e şu hadis rivayet olundu: Urve b. Zübeyr ve Said b. el-Müseyyeb nafile namazı oturarak ve dizlerini dikerek kılıyorlardı. EBU DAVUD’DAKİ İMRAN BİN HUSAYN HADİSİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN
Mu'minlerin annesi Aişe'nin azatlısı Ebu Yunus rivayet eder: Aişe (r.anha) kendisine mushaf (Kur'an) yazmamı emrettikten sonra: «Hafizuu ale's-salevati ve's-salati'l-vustaa ve kumu lillahi kaanitin» ayetine gelince bana haber ver, dedi. Bu ayete geldiğimi kendisine bildirince bana şöyle yazdırdı: «Hafîzuu ale's-salevati ve's-saleti'l-vustaa — ve salatil asri (ikindi namazıdır) —ve kumu lillahi kaanitiyn» Aişe: Resuktllah'tan böyle işittim, dedi. Diğer tahric: Müslim, Mesacid EBU DAVUD RİVAYETİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN
Amr b. Rafi anlatıyor: Mu'minlerin annesi Hafsa Mushaf-ı şerifi yazarken: «Hafizuu alessalevaati vessalatil vustaa ve kumu lillahi kaanitiyn» ayetine gelince bana haber ver dedi. Bu ayete ulaştığımı kendisine bildirince, bana şöyle yazdırdı: «Hafizuu alessalevaati vessalatil vustaa —ve salatil asri —ve kumu lillahi kaanitiyn.»
Zeyd b. Sabit (r.a.) der ki: «Salatul vustaa», öğle namazıdır. Diğer tahric: Ebu Davud (Salat), merfu olarak rivayet eder. GENİŞ BENZERİ EBU DAVUD RİVAYETİ İÇİN BURAYA TIKLAYIN
İmam Malik'e şu hadis rivayet edildi: Ali b. Ebî Talib ve Abdullah b. Abbas (r.a.): «Salatul vustaa», Sabah namazıdır, derlerdi. İmam Malik der ki: Bu hususta duyduklarımın en uygunu, Hz. Ali ve Abdullah b. Abbas'ın dedikleridir
Hadis 316 — Muwatta Malik 8:30
Sahih
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عُمَرَ بْنِ أَبِي سَلَمَةَ، أَنَّهُ رَأَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي فِي ثَوْبٍ وَاحِدٍ مُشْتَمِلاً بِهِ فِي بَيْتِ أُمِّ سَلَمَةَ وَاضِعًا طَرَفَيْهِ عَلَى عَاتِقَيْهِ .
Ömer b. Ebî Seleme (r.a.) rivayet eder: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i Ümmü Seleme'nin evinde, tek bir elbiseye bürünmüş, iki ucunu omuzlarına atmış olarak namaz kılarken gördüm. Diğer tahric: Buhari, Salat; Müslim, Salat