Ebu Hubab r.a. Said b. Yesar'dan rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Kim helal kazancından bir sadaka verirse -Allah zaten helal olanı kabul eder- Onu Allah eline koyar, Allah'ta o sadakayı dağ gibi oluncaya kadar sizden'bidnin tay'ını veya deve yavrusunu büyüttüğü gibi büyütür," Diğer tahric: Buhari, Tevhid; Müslim, Zekat
Ebu Talha'mn torunu îshak'dan, Enes b. Malik'in şöyle anlattığını işittiği rivayet edildi: Ebu Talha, Medine'de Ensar'dan en zengin hurmalığa sahip olanıydı. Kendisince en değerli malı da, Mescid-i Nebevi'nin karşısındaki «Beyruha» adındaki hurmalığı idi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem oraya girip tatlı suyundan içerdi. «Sevdiğiniz şeylerden infak et' medikçe iyiliği elde edemezsiniz.»[Al-i îmran, 92] ayet-i kerimesince, Ebu Talha, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'ın huzuruna çıkıp: «— Ya Resulallah! Allah Teala: «Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe iyiliği elde edemezsiniz» buyuruyor. Bence mallarımın en değerlisi, Beyruha (denilen hurmalık)'dır. O Allah rızası için sadakadır. Allah katında onun hayır ve azığım olmasını umuyorum. İstediğin yere sarfet ya Resulallah!» deyince, Resulallah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Bu ne karlı maldır, bu ne karlı maldır. Onun hakkında söylediğini işittim. Onu yakınlarına vermeni uygun görüyorum.» buyurdu. Bunun üzerine Ebu Talha: «— Yapacağım ya Resulallah» dedi. Sonra hurmalığı akrabalarına ve amcasının oğullarına taksim etti
Hadis 1843 — Muwatta Malik 58:3
Zayıf
وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " أَعْطُوا السَّائِلَ وَإِنْ جَاءَ عَلَى فَرَسٍ " .
Zeyd b. Eslem'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Dilenci at üzerinde de gelse ona veriniz» buyurdu. İbn Abdilber derki: Bu hadisin Maîik'ten mürsel oluşunda ihtilaf bilmiyorum. Bildiğim kadarıyla, bu konuda dayanılacak müsned bir hadis yoktur. EBU DAVUD’DAKİ BENZERİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN
Hadis 1844 — Muwatta Malik 58:4
Hasan Lighairihi
وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُعَاذٍ الأَشْهَلِيِّ الأَنْصَارِيِّ، عَنْ جَدَّتِهِ، أَنَّهَا قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " يَا نِسَاءَ الْمُؤْمِنَاتِ لاَ تَحْقِرَنَّ إِحْدَاكُنَّ أَنْ تُهْدِيَ لِجَارَتِهَا وَلَوْ كُرَاعَ شَاةٍ مُحْرَقًا " .
Ensar'dan Eşhelî kabilesine mensup Muaz'ın oğlu Amr'dan rivayet edildiğine göre ninesi şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem : «Ey mu'min kadınlar! Siz'den biri yanmış bir koç paçası da olsa, komşusuna hediye vermeyi küçük görmesin» buyurdu
Malik (r.a)'e ulaşan bilgilere göre, Nebi s.a.v.'in hanımı Aişe (r.anha)'den şöyle rivayet edilmiştir: "Aişe oruçlu iken bir yoksul kendisinden bir yardım istedi. Evde de sadece bir yufka ekmeği vardı. Aişe cariyesine: "Onu ona ver" dedi. O da: "İftar edeceğin başka bir şey yok" deyince Aişe yine: "Onu dilenciye ver" dedi. Cariye der ki: "Aişe'nin emrini yaptım aksam olunca ev halkından biri veya başka bir kimse bize ekmeğe sarılmış bir koyun eti hediye etti." Aişe beni çağırttı ve şöyle dedi: "Bundan ye, bu senin verdiğin ekmekten daha hayırlıdır." (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'ında geçmektedir)
İmam Malik'den: Bana rivayet edildi ki, mu'minlerin annesi Aişe r.anha'nın önünde üzüm varken bir yoksul kendisinden yiyecek istedi. Hz. Aişe bir adama: «- Bir tane al, yoksula ver.» dedi. Adam, Hz. Aişe r.anha'ya bakmaya başlayınca: «- Hayret mi ediyorsun? Bu bir tanede ne kadar zerre ağırlığı göruyorsun?» dedi
Ebu Said el-Hudrî (r.a.)'den: Ensar'dan bir kısım insanlar Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'dan yardım istediler, verdi. Sonra yine istediler, yine verdi. Nihayet elindeki mal tükenince; «— Yanımda olan malı sizden saklamam. Kim dilencilikten sakınırsa, Allah da onu iffetli ve şerefli kılar. Kim zengin görünürse, Allah kendisini zengin kılar. Her kimde sabrederse, Allah kendisine sabır verir. Kimseye sabırdan daha hayırlı ve daha geniş hiç bir nimet verilmemiştir.» buyurdu
Abdullah b. Ömer (r.a.)'dan: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem minber üzerinde sadaka'dan ve dilencilikten sakınmaktan bahsederken: «Üstteki el alttaki elden hayırlıdır. Üstteki el yardım eden, alttaki el dilenendir» buyurdu
Hadis 1849 — Muwatta Malik 58:9
Sahih
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَرْسَلَ إِلَى عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ بِعَطَاءٍ فَرَدَّهُ عُمَرُ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لِمَ رَدَدْتَهُ " . فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَلَيْسَ أَخْبَرْتَنَا أَنَّ خَيْرًا لأَحَدِنَا أَنْ لاَ يَأْخُذَ مِنْ أَحَدٍ شَيْئًا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّمَا ذَلِكَ عَنِ الْمَسْأَلَةِ فَأَمَّا مَا كَانَ مِنْ غَيْرِ مَسْأَلَةٍ فَإِنَّمَا هُوَ رِزْقٌ يَرْزُقُكَهُ اللَّهُ " . فَقَالَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ أَمَا وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لاَ أَسْأَلُ أَحَدًا شَيْئًا وَلاَ يَأْتِينِي شَىْءٌ مِنْ غَيْرِ مَسْأَلَةٍ إِلاَّ أَخَذْتُهُ .
Yesar'ın oğlu Ata'dan: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Ömer b. Hattab'a bir hediye gönderdi. Ömer (r.a.) onu iade edince Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Ömer'e: «— Niçin hediyeyi iade ettin?» buyurdu. Ömer (r.a.): «— Ya Resulallahî Bizden biri için en hayırlı olanın, hiç bir kimseden birşey almaması olduğunu sen bize haber vermedin mi?» dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Bu dilenmek suretiyledir. Ama dilenmeksizin olursa, o Allah'ın sana verdiği bir rızıktır.» buyurdu. Bunun üzerine Ömer (r.a ) «— Nefsim elinde olan (Allah)'a yemin ederim ki, hiçbir kimseden bir şey istemiyeceğim. istemeksizin bana gelen bir şeyi de alırım.» dedi
Ebu Hureyre (r.a.)'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Nefsim elinde olan (Allah)'a yemin ederim ki, sizden birinin ipini alıp sırtıyla odun taşıması, Allah'ın zengin kıldığı bir adam'a gelip dilenmesinden —ki bu adam ona versin veya vermesin— daha hayırlıdır» buyurdu