Qurani·قرآني
Türkçe

Hayvan Kesimi

10 hadis · #1042–1051

Hadis 1042 — Muwatta Malik 24:1
Sahih
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ قَالَ سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقِيلَ لَهُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ نَاسًا مِنْ أَهْلِ الْبَادِيَةِ يَأْتُونَنَا بِلُحْمَانٍ وَلاَ نَدْرِي هَلْ سَمَّوُا اللَّهَ عَلَيْهَا أَمْ لاَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ سَمُّوا اللَّهَ عَلَيْهَا ثُمَّ كُلُوهَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ وَذَلِكَ فِي أَوَّلِ الإِسْلاَمِ ‏.‏
Hişam b. Urve (r.a.) babasından naklederek şöyle diyor: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: "Ey Allah'ın RasÜlü çölden bazı bedeviler bize bazı etler getiriyorlar, fakat biz bunların keserken besmele çekip çekmediklerini bilmiyoruz" denildi. Bunun üzerine Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Allah adını anın ve sonra onları yiyin." Diğer tahric: Buhari, Tevhid * Malik der ki: "Bu İslam'ın ilk yıllarında idi
Hadis 1043 — Muwatta Malik 24:2
Maqtu Sahih
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَيَّاشِ بْنِ أَبِي رَبِيعَةَ الْمَخْزُومِيَّ، أَمَرَ غُلاَمًا لَهُ أَنْ يَذْبَحَ ذَبِيحَةً فَلَمَّا أَرَادَ أَنْ يَذْبَحَهَا قَالَ لَهُ سَمِّ اللَّهَ ‏.‏ فَقَالَ لَهُ الْغُلاَمُ قَدْ سَمَّيْتُ ‏.‏ فَقَالَ لَهُ سَمِّ اللَّهَ وَيْحَكَ ‏.‏ قَالَ لَهُ قَدْ سَمَّيْتُ اللَّهَ ‏.‏ فَقَالَ لَهُ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَيَّاشٍ وَاللَّهِ لاَ أَطْعَمُهَا أَبَدًا ‏.‏
Yahya b. Said (r.a.)'den rivayete göre, Abdullah b. Ayyaş b. Ebi Rabia el Mahzumi, kölesine bir hayvan kesmesini emretti. Köle hayvanı kesmek isteyince de: "Bismillah" de dedi. Köle de: "Dedim" dedi. O yine: "Bismillah de yazıklar olsun sana" dedi. O da yine Allah'ın adını andım dedi. Bunun üzerine Abdullah b. Ayyaş: "Vallahi hiçbir zaman o etten yemem" diye yemin etti. (Sadece İmam-! Malik'in Muvatta'ında geçmektedir)
Hadis 1044 — Muwatta Malik 24:3
Sahih
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، أَنَّ رَجُلاً، مِنَ الأَنْصَارِ مِنْ بَنِي حَارِثَةَ كَانَ يَرْعَى لِقْحَةً لَهُ بِأُحُدٍ فَأَصَابَهَا الْمَوْتُ فَذَكَّاهَا بِشِظَاظٍ فَسُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ ذَلِكَ فَقَالَ ‏ "‏ لَيْسَ بِهَا بَأْسٌ فَكُلُوهَا ‏"‏ ‏.‏
Ata b. Yesar (r.a)'dan rivayete göre, Ensar'ın Harise oğulları kolundan bir kimse Uhud bölgesinde sağmal devesini otlatıyordu. Hayvan ölümle baş başa kaldı. Sahibi onu; bir tarafı keskin bir ağaçla kesti. Durum Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bildirildi. O da: "Sakıncası yok yiyebilirsiniz" buyurdu. (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'ında geçmektedir)
Hadis 1045 — Muwatta Malik 24:4
Sahih
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ رَجُلٍ، مِنَ الأَنْصَارِ عَنْ مُعَاذِ بْنِ سَعْدٍ، أَوْ سَعْدِ بْنِ مُعَاذٍ أَنَّ جَارِيَةً، لِكَعْبِ بْنِ مَالِكٍ كَانَتْ تَرْعَى غَنَمًا لَهَا بِسَلْعٍ فَأُصِيبَتْ شَاةٌ مِنْهَا فَأَدْرَكَتْهَا فَذَكَّتْهَا بِحَجَرٍ فَسُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ ذَلِكَ فَقَالَ ‏ "‏ لاَ بَأْسَ بِهَا فَكُلُوهَا ‏"‏ ‏.‏
Muaz b. Sa'd (r.a.) -veya Sa'd b. Muaz'dan rivayete göre, Ka'b b. Malik'in cariyesi Sel' dağında koyunlarını otlatıyordu. Koyunlarından biri hastalanıp ölümle baş başa kaldı. Cariye hemen yetişip onu keskin bır taşla kesti. Durum Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e soruldu. O da: "Sakıncası yok yiyebilirsiniz" buyurdu. Diğer tahric: Buharı, Zebaih ve Sayd
Hadis 1046 — Muwatta Malik 24:5
Mauquf Sahih
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ ثَوْرِ بْنِ زَيْدٍ الدِّيلِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّهُ سُئِلَ عَنْ ذَبَائِحِ، نَصَارَى الْعَرَبِ فَقَالَ لاَ بَأْسَ بِهَا وَتَلاَ هَذِهِ الآيَةَ ‏{‏وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ مِنْكُمْ فَإِنَّهُ مِنْهُمْ ‏}‏‏.‏
Sevr b. Zeyd ed Dili (r.a.)'den rivayete göre, Abdullah b. Abbas'a Hıristiyan Arapların kestiklerinin yenip yenmeyeceği soruldu. O da şöyle dedi: "Bunda bir sakınca yoktur diyerek Maide suresi 51. ayetini okudu: " ... kim onlardan birini dost edinirse o onlardandır." (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta' ında geçmektedir)
Hadis 1047 — Muwatta Malik 24:6
Mauquf Daif
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَبَّاسٍ، كَانَ يَقُولُ مَا فَرَى الأَوْدَاجَ فَكُلُوهُ ‏.‏
Malik (r.a.)'e ulaşan haberlere göre, Abdullah b. Abbas şöyle derdi: "Boyun damarları kesilerek kesim yapılan hayvanın etinden yiyebilirsiniz." (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'ında geçmektedir)
Hadis 1048 — Muwatta Malik 24:7
Maqtu Sahih
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ مَا ذُبِحَ بِهِ إِذَا بَضَعَ فَلاَ بَأْسَ بِهِ إِذَا اضْطُرِرْتَ إِلَيْهِ ‏.‏
Malik, Yahya b. Saıd'den Saıd b. Müseyyeb'in şöyle dediğini aktarmıştır: "Mecbur kaldığında kullandığın bir aletle hayvanı boğazlama işini başarmışsan hiçbir sakınca yoktur demektir
Hadis 1049 — Muwatta Malik 24:8
Mauquf Sahih
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي مُرَّةَ، مَوْلَى عَقِيلِ بْنِ أَبِي طَالِبٍ أَنَّهُ سَأَلَ أَبَا هُرَيْرَةَ عَنْ شَاةٍ، ذُبِحَتْ فَتَحَرَّكَ بَعْضُهَا فَأَمَرَهُ أَنْ يَأْكُلَهَا ثُمَّ سَأَلَ عَنْ ذَلِكَ زَيْدَ بْنَ ثَابِتٍ فَقَالَ إِنَّ الْمَيْتَةَ لَتَتَحَرَّكُ وَنَهَاهُ عَنْ ذَلِكَ ‏.‏ وَسُئِلَ مَالِكٌ عَنْ شَاةٍ تَرَدَّتْ فَتَكَسَّرَتْ فَأَدْرَكَهَا صَاحِبُهَا فَذَبَحَهَا فَسَالَ الدَّمُ مِنْهَا وَلَمْ تَتَحَرَّكْ فَقَالَ مَالِكٌ إِذَا كَانَ ذَبَحَهَا وَنَفَسُهَا يَجْرِي وَهِيَ تَطْرِفُ فَلْيَأْكُلْهَا ‏.‏
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي مُرَّةَ، مَوْلَى عَقِيلِ بْنِ أَبِي طَالِبٍ أَنَّهُ سَأَلَ أَبَا هُرَيْرَةَ عَنْ شَاةٍ، ذُبِحَتْ فَتَحَرَّكَ بَعْضُهَا فَأَمَرَهُ أَنْ يَأْكُلَهَا ثُمَّ سَأَلَ عَنْ ذَلِكَ زَيْدَ بْنَ ثَابِتٍ فَقَالَ إِنَّ الْمَيْتَةَ لَتَتَحَرَّكُ وَنَهَاهُ عَنْ ذَلِكَ ‏.‏ وَسُئِلَ مَالِكٌ عَنْ شَاةٍ تَرَدَّتْ فَتَكَسَّرَتْ فَأَدْرَكَهَا صَاحِبُهَا فَذَبَحَهَا فَسَالَ الدَّمُ مِنْهَا وَلَمْ تَتَحَرَّكْ فَقَالَ مَالِكٌ إِذَا كَانَ ذَبَحَهَا وَنَفَسُهَا يَجْرِي وَهِيَ تَطْرِفُ فَلْيَأْكُلْهَا ‏.‏
Hadis 1050 — Muwatta Malik 24:9
Mauquf Sahih
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ إِذَا نُحِرَتِ النَّاقَةُ فَذَكَاةُ مَا فِي بَطْنِهَا فِي ذَكَاتِهَا إِذَا كَانَ قَدْ تَمَّ خَلْقُهُ وَنَبَتَ شَعَرُهُ فَإِذَا خَرَجَ مِنْ بَطْنِ أُمِّهِ ذُبِحَ حَتَّى يَخْرُجَ الدَّمُ مِنْ جَوْفِهِ ‏.‏
Nafi' (r.a)'den rivayete göre, Abdullah b. Ömer şöyle derdi: "Deve kurban edildiği zaman eğer karnındaki yavrusunun organları teşekkül etmiş, tüyleri çıkmış ise anasının kesimi yavrusunun da kesimi yerine geçer. Yavru anasının karnından çıkmışsa damarlarındaki kanın boşalması için o da kesilir." (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatla'ında geçmektediL)
Hadis 1051 — Muwatta Malik 24:10
Mauquf Sahih
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ قُسَيْطٍ اللَّيْثِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ ذَكَاةُ مَا فِي بَطْنِ الذَّبِيحَةِ فِي ذَكَاةِ أُمِّهِ إِذَا كَانَ قَدْ تَمَّ خَلْقُهُ وَنَبَتَ شَعَرُهُ ‏.‏
Said b. Müseyyeb (r.a)'den rivayete göre, şöyle demiştir: "Kurbanlık hayvanın karnındaki yavrusunun kesimi annesinin kesimiyle tamam olmuş olur. Organların teşekkül etmiş tüyleri çıkmış olsa bile." (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatla'ında geçmektedir)
← Önceki Koleksiyona dön Sonraki →

Sadece Sahih ve Hasan derecesindeki hadisler gösterilir.