حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ وَقَاهُ اللَّهُ شَرَّ اثْنَيْنِ وَلَجَ الْجَنَّةَ " . فَقَالَ رَجُلٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ لاَ تُخْبِرْنَا . فَسَكَتَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ عَادَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ مِثْلَ مَقَالَتِهِ الأُولَى فَقَالَ لَهُ الرَّجُلُ لاَ تُخْبِرْنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ . فَسَكَتَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِثْلَ ذَلِكَ أَيْضًا فَقَالَ الرَّجُلُ لاَ تُخْبِرْنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ . ثُمَّ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِثْلَ ذَلِكَ أَيْضًا . ثُمَّ ذَهَبَ الرَّجُلُ يَقُولُ مِثْلَ مَقَالَتِهِ الأُولَى فَأَسْكَتَهُ رَجُلٌ إِلَى جَنْبِهِ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ وَقَاهُ اللَّهُ شَرَّ اثْنَيْنِ وَلَجَ الْجَنَّةَ مَا بَيْنَ لَحْيَيْهِ وَمَا بَيْنَ رِجْلَيْهِ مَا بَيْنَ لَحْيَيْهِ وَمَا بَيْنَ رِجْلَيْهِ مَا بَيْنَ لَحْيَيْهِ وَمَا بَيْنَ رِجْلَيْهِ " .
Ata b. Yesar, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet etti: «Allah bir kimseyi iki şeyin şerrinden korursa, o kişi cennete girer.» Bunun üzerine bir zat: «— Ya Resulallah (bunları) bize söyleme» deyince Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem da sustu. Sonra dönerek, birinci sözünü aynen tekrar etti. Adam yine ona: «— (Onları) bize haber verme Ya Resulallah» dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yine sustu. Sonra aynı sözünü tekrarladı. Bunun üzerine adam: «— (Onları) bize haber verme ya Resulallah!» dedi. Sonra Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yine aynı sözünü tekrarladı. Adam da ilk sözünü söyleme cihetine gidince.yanmdaki bir zat onu susturdu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunun üzerine şöyle buyurdu: «Allah bir kimseyi iki şey'in şerrinden korursa, o kişi cennete girer: Dilinin ve cinsî organlarının! Dilinin ve cinsî organlarının!..» Ebu Ömer derki; Malik'ten, bildiğim kadarıyla ihtilafsız mürseldir. Buhari, Sehl b. Sa'd'den mevsul olarak rivayet eder: Rikak
Zeyd'in babası Eslem şöyle rivayet etti: Ömer b. Hattab, Ebu Bekir dilini çekerken onun yanına girdi ve ona: «Allah seni bağışlasın, yapma!» deyince Ebu Bekir (r.a,): «— Bu, beni tehlikeye düşürdü» dedi
Abdullah b. Dinar der ki: Ben ve Abdullah b. Ömer (r.a.), Utbe oğlu Halid'in çarşıdaki evinde idik. Bir kişi gelerek Abdullah, ile gizli konuşmak istedi. Orada Abdullah ile gizli konuşmak isteyen adamdan ve benden başka kimse yoktu. Abdullah dört kişi olmamız için bir adam daha çağırdı. Bana ve çağırdığı adama şöyle dedi: Biraz bekleyin. Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle derken işittim: «Bir kişinin yanında, iki kişi gizli konuşmasın»
Hadis 1824 — Muwatta Malik 56:14
Sahih
وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِذَا كَانَ ثَلاَثَةٌ فَلاَ يَتَنَاجَى اثْنَانِ دُونَ وَاحِدٍ " .
Abdullah b. Ömer (r.a.)'den Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğu rivayet edildi: «Üç kişi birarada bulunduğunda ikisi gizli konuşmasın.»
Hadis 1825 — Muwatta Malik 56:15
Zayıf
حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ صَفْوَانَ بْنِ سُلَيْمٍ، أَنَّ رَجُلاً، قَالَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَكْذِبُ امْرَأَتِي يَا رَسُولَ اللَّهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ خَيْرَ فِي الْكَذِبِ " . فَقَالَ الرَّجُلُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَعِدُهَا وَأَقُولُ لَهَا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ جُنَاحَ عَلَيْكَ " .
Safvan b. Süleym şöyle rivayet etti: Bir zat Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: «— Hanımıma yalan söyleyebilir miyim ya Resulallah?» diye sordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Yalanda hayır yoktur.» buyurdu. O zat: «— Ona bir takım vaadlerde bulunup kendisine söyleyebilir miyim?» diye sorunca, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Bunda bir günah yoktur.» buyurdu. Bu hadis Mürseldir. Ebu Ömer der ki: Hiçbir yoldan müsned olduğunu bilmiyorum
İmam Malik'e rivayet edildiğine göre Abdullah b. Mesud şöyle derdi: Doğru söz'den ayrılmayın. Çünkü doğruyu söylemek birr'e, (hayırlı işlere) birr de cennete götürür. Yalandan sakının. Çünkü yalan fucur'a götürür. fucur ise ateş'e (cehenneme) götürür. Nitekim: «Doğru konuştu, iyi amel işledi; yalan konuştu, günaha girdi» sözü meşhurdur
İmam Malik'e şöyle rivayet edildi: Lokman'a ondaki fazileti kast ederek: «— Gördüğümüz bu fazilete seni ulaştıran nedir? diye sorulduğunda, Lokman: «Doğru konuşmak, emaneti yerine getirmek ve gereksiz işleri terk etmek» diye cevap verdi
İmam Malik'in rivayet ettiğine göre Abdullah b. Mesud (r.a.) şöyle derdi: Kul yalan konuşmaya devam ettikçe, Allah katında yalancılardan yazılıncaya ve kalbinin tamamı karanncaya kadar kalbinde siyah bir leke belirir. Mevkuftur, hükmü merfudur. Çünkü bu konuda içtihada yer yoktur
Safvan b. Süleym der ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: «— Mu'min korkak olur mu?» diye sorulduğunda: «— Evet» diye cevap verdi. «— Mu'min yalancı olur mu?» diye sorulunca da: «— Hayır» buyurdu. Mürsel veya mu'daldır, ebu Ömer derki: Sağlam bir yoldan müsned olarak bilmiyorum. Hasen-mürsel bir hadistir
Ebu Hureyre (r.a.)'den Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğu rivayet edildi: «Allah sizden üç hususta razı olur ve üç hususta da size gazap eder. Sizin kendisine ibadet edip ona hiçbir ortak koşmamanıza; toptan Kur*an-ı Kerim'e yapışmanıza ve Allah'ın başınıza geçirdiği kişilere itaat etmenize razı olur. Dedikodu yapmanıza, malınızı gereksiz yerlere harcamanıza ve çok soru sormanıza da gazab eder.»