Ebu Said el-Hudri'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: «Beşten az deveye zekat düşmez, iki yüz dirhem tutmayan gümüşe zekat düşmez, üç yüz sa'dan daha az olan tahıla Öşür düşmez.» Diğer tahric: Buhari, Zekat; Müslim, Zekat
Ebu Said el-Hudri naklediyor: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: «Uç yüz sa'dan az hurmanın öşrü yoktur, iki yüz dirheme ulaşmayan gümüşe zekat düşmez, beşten deveden az sayıdaki deveye zekat düşmez.» Diğer tahric: Buhari, Zekat
İmam Malik'dcn: Duyduğuma göre Ömer b. Abdülaziz Dimaşk'taki valisine zekatla ilgili olarak şu fermanı göndermiştir. «Zekat, ziraat ürününden, paradan ve hayvandan alınır.» Bu konuda İmam Malik şöyle der: Zekat üç türlü şeyden alınır: Ziraat ürünü, para ve hayvanlardan
Zübeyr'in azatlısı Muhammed b. Ukbe'den: Kasım b. Muhammed'e, büyük bir mal karşılığında serbest bırakılma akti yaptığım kölemin karşılığı aldığım maldan bana zekat düşüp düşmeyeceğini sordum. Kasım şu cevabı verdi; Hz. Ebu Bekr, üzerinden bir sene geçmeden bir maldan zekat almazdı. Kasım b. Muhammed anlatıyor: Ebu Bekr aylığını alan herkese:* Zekat düşen malın var mı?» diye sorar, eğer, «evet» cevabını alırsa aylığından zekatı keser, «hayır» cevabını alırsa hiç bir şey almadan aylığının tamamını kendisine öderdi
Kudame'nin kızı Aişe babasından naklediyor. Osman b. Affan'a aylığımı almaya gittiğim zaman: «Zekat farz olmuş malın var mı?» diye sorardı. Şayet «evet» dersem zekatın tutarını aylığımdan keser, «hayır!» dersem aylığımı kesintisiz verirdi. Diğer tahric: Malik, Mevkuf olarak rivayet eder. Darakutnî derki: "Doğrusu Muvatta'daki gibi, Mevkuf oluşudur
İmâm-ı Mâlik'ten: Ölü hayvan eti yemek zorunda kalan bir kimse için duyulan en güzel şey, onun bundan doyuncaya kadar yiyebileceği ve azık alabileceğidir. Şayet buna ihtiyacı kalmazsa atabilmesidir
Rabia b. Ebî Abdurrahman bazılarından şöyle duyduğunu naklediyor: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Nahle ile Medine arasındaki Far' civarında bulunan ve Medine'ye beş günlük bir mesafede olan Kabeliyye madenlerinin işletme hakkını Bilal b. Haris el-Müzeni'ye vermişti. O gün bugün hala bu madenlerden zekat'tan başka bir şey alınmaz
Hadis 586 — Muwatta Malik 17:9
Sahih
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، وَعَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " فِي الرِّكَازِ الْخُمُسُ " .
Ebu Hureyre'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: «Definelerin zekatı beşte birdir.»
Hadis 587 — Muwatta Malik 17:10
Mauquf Sahih
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ عَائِشَةَ، زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم كَانَتْ تَلِي بَنَاتِ أَخِيهَا يَتَامَى فِي حَجْرِهَا لَهُنَّ الْحَلْىُ فَلاَ تُخْرِجُ مِنْ حُلِيِّهِنَّ الزَّكَاةَ .
Abdurrahman b. Kasım babasından naklediyor: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımı Aişe r.anha, kardeşinin yetim kızlarına evinde bakardı. Kızların süs için mücevherleri vardı, Aişe r.anha bunların zekatını vermezdi