Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e şunu söyledim : Sana Nâfi', îbni Ömer'den naklen rivayet etmiştir. İbm Ömer (Demişki): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdular: «Bir kimse bir köledeki hissesini âzâd eder de kölenin (geri kalan) kıymetini ödeyecek kadar mala sahib bulunursa, köleye o maldan âdilâne bir kıymet biçilir; ortaklarına hisselerini verir ve köle onun nâmına âzâd olur. Aksi takdirde köleden âzâd olan mikdâr âzâd olmuştur.»
{…} Bize bu hadîsi Kuleybo b. Saîd ile Muhammed b. Rumh hep birden Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler, H. Bize Şeybân b. Ferrûh da rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr b. Hâzim rivayet etti. H. Bize Ebû'r-Rabî' ile Ebû Kâmil dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb rivayet etti. H. Bize ibni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Müsennâ dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvehhâb rivayet etti. Ben Yahya b. Saîd'den dinledim; dedi. H. Bana ishâk b. Mansûr da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzak, ibni Cüreyc'den naklen haber verdi. (Demişki): Bana îsmâîl b. Ümeyye haber verdi. H. Bize Hârûn b. Saîd el-Eylî de rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Vehb rivayet etti, (Dediki): Bana Usâme haber verdi. H. Bize Muhammed b. Râfi' dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebi Füdeyk, ibni Ebî Zi'b'den naklen rivayette bulundu. Bu râvilerin hepsi Nafi'den, o da ibni Ömer'den naklen Mâlik'in Nafi'den naklettiği hadîs mânâsında rivayette bulunmuşlardır
Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. Lâfız İbni Müsennâ'nındır. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Katâde'den, o da Nadr b. Enes'den, o da Beşîr b. Nehîk'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayette bulundu. İki kişi arasında ortak mal olup birinin âzâd etmek istediği bir köle hakkında: «Öder!» buyurmuşlar. İzah 1503 te
Bana Amru'n-Nâkid rivayet etti. (Dediki): Bize İsmâîl b. İbrâhîm, İbni Ebî Arûbe'den, o da Katâde'den, o da Nadr b. Enes'deiı, o da Beşîr b. Nehîk'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi'den naklen rivayet etti. «Bir kimse bîr kölesindeki hissesini âzâd ederse, malı bulunduğu takdirde kölenin hürriyeti onun malındandir. Malı yoksa ağır işler yüklememek şartı ile köle çalıştırılır.» buyurmuşlar
Bize bu hadîsi Alî b. Haşrem de rivayet etti. (Dediki): Bize îsâ yâni İbni Yûnus, Saîd b. Ebî Arûbe'den bu isnadla haber verdi. Şunu da ziyade etti: «Malı yoksa köleye adilâne kıymet biçilir; sonra âzâd etmeyenin hissesi için ağır işler yüklememek şartı ile çalıştırılır.»
{…} Bana Hârûn b. Abdillâh rivayet etti. (Dediki): Bize Vehb b. Cerîr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Ben Katâde'yi bu isnâdla İbni Ebî Arâbe hadîsi mânâsında rivayette bulunurken dinledim. O bu hadîste : «Ona âdilâne kıymet biçilir.» cümlesini de zikretmiştir
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Malik'e, Nâfi'den dinlediğim, onun da İbni Ömer'den, onun da Âişe'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum : Âişe âzâd etmek için bir câriye satın almak istemiş. Câriye sahipleri: — Biz bu cariyeyi velâsı bizim olmak şartiyle sana satarız; demişler. Âişe bunu Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e anmış da: «Bu sana mâni' değildir. Çünkü velâ hakkı ancak âzâd edene âiddir.» buyurmuşlar
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, İbni Şihâb'dan, o da Urve'den naklen rivayet etti. Ona da Âişe haber vermiş ki, Berîre kitabet bedelini ödemesine yardım istemek için Âişe'ye gelmiş. Kitabet bedelinden henüz bir şey ödememiş imiş. Âişe ona : — Sahiplerin nezdine dön! Şayet senin kitabet bedelini ödememi, fakat velânm benim olmasını dilerlerse dediğimi yaparım; demiş. Berîre bunu sahiplerine söylemiş. Onlar razı olmamışlar; ve: — Velâ' bizim olmak şartiyle sevabına yaparsa yapsın! demişler. Aişe de meseleyi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)*e anmış. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona : «Satın al da âzâd et! Çünkü velâ' ancak âzâd edene aiddir.» buyurmuş. Sonra ayağa kalkarak: «Bâzı İnsanlara ne oluyor ki, Allah'ın kitabında olmayan bâzı şeyleri şart koşuyorlar? Her kim Allah'ın kitabında olmayan bir şeyi şart koşarsa yüz kerre şart koşsa hakkı yoktur. Allah'ın şartı hak ve mevsuktur.» buyurmuştur
Hadis 3778 — Sahih Muslim 20:9
حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ، بْنِ الزُّبَيْرِ عَنْ عَائِشَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهَا قَالَتْ جَاءَتْ بَرِيرَةُ إِلَىَّ فَقَالَتْ يَا عَائِشَةُ إِنِّي كَاتَبْتُ أَهْلِي عَلَى تِسْعِ أَوَاقٍ فِي كُلِّ عَامٍ أُوقِيَّةٌ . بِمَعْنَى حَدِيثِ اللَّيْثِ وَزَادَ فَقَالَ " لاَ يَمْنَعُكِ ذَلِكِ مِنْهَا ابْتَاعِي وَأَعْتِقِي " . وَقَالَ فِي الْحَدِيثِ ثُمَّ قَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي النَّاسِ فَحَمِدَ اللَّهَ وَأَثْنَى عَلَيْهِ ثُمَّ قَالَ " أَمَّا بَعْدُ " .
Bana Ebû't-Tâhir rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, îbni Şihâb'dan, o da Urve b. Zübeyr'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Âişe'den naklen haber verdi. Âişe şöyle demiş : Berîre bana gelerek: Yâ Âişe, dedi. Ben sahiplerimle her sene bir okiyye vermek şartiyle dokuz okıyyeye mükâtebe yaptım... Râvi bu hadîsi Leys hadîsi mânâsında rivayet etti. Ve ziyade olarak: «Bu seni ondan menedemez; sen satın al da âzâd et!» dedi. O bu hadîste şunu da söyledi: — Sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cemâat arasında ayağa kalkarak Allah'a hamdü senada bulundu. Arkasından: «Emmâ ba'dü», dedi
Bize Ebû Kureyb Muhammed b. Alâ' el-Hemdânî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm b. Urve rivayet etti, (Dediki): Bana babam, Aişe'den naklen haber verdi. (Dediki): Berîre yanıma girerek: Sahiplerim her sene bir okıyye vermek şartiyle dokuz senede dokuz okıyyeye beni mükâteb yaptılar; bana yardım et! dedi. Ben de ona şunu söyledim : Eğer sahiplerin bunu kendilerine bir defada vererek seni âzâd etmeme, velânın da benim olmasına rîza gösterirlerse (dediğini) yaparım. Berîre bunu sahiplerine söylemiş. Onlar velânın kendilerine âid olmasından başkasını kabul etmemişler. Berîre bana gelerek bunu anlattı. Ben kendisini men'ettim. O da : Öyle ise Allah'a yemin olsun yapmam! cevabını verdi. Derken ResûluIIah (Sallallahu Aleyhive Sellem) işiterek bana sordu. Ben de kendisine haber verdim. Bunun üzerine : «Sen onu satın al da âzâd et! Hem onlara velâyı şart koş! Çünkü velâ' âzâd edene âiddir.» buyurdu. Ben de öyle yaptım. Sonra ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yatsı zamanı hutbe okudu. Evvelâ Allah'a lâyık olduğu şekilde hamdü senada bulundu. Arkasından : «Bundan sonra : Acep bâzı kimselere ne oluyor ki, Allah'ın kitabında olmayan bir takım şeyleri şart koşuyorlar? Allah (Azze ve Celle)'n\n kitabında olmayan herhangi bir şart bâtıldır. İsterse yüz defa şart kılsın! Allah'ın kitabı hak, şartı da sağlamdır. Sizden bâzı adamlara ne oluyor da içlerinden biri: Sen filânı âzâd et; ama velâ bana âiddir; diyor. Velâ' ancak âzâd edene âiddir.» buyurdular