(Bize Ubeydullah b. Muâz El-Anberî rivâyet etti. ki): Bize babam rivâyet etti. ki): Bize Şube, Adiyye'den, o da Saîdü'bnü Cübeyr'den, o da İbn Abbâs'dan naklen rivâyet etti ki, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Kurban veya Ramazan bayramı günü (namazgaha) çıkarak iki rekat namaz kılmış. Bu namazdan önce ve sonra hiç bir namaz kılmamış. Sonra maiyyetinde Bilâl olduğu hâlde kadınların yanına gelerek, onlara sadaka vermelerini emir buyurmuş. Bunun üzerine kadınlardan bâzısı halkasını, bâzısı da gerdanlığım atmaya başlamış
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. dediki: Mâlik'e Damratü'bnu Said-i Maziniden dinlediğim, onun da Ubeydullah b. Abdillah'dan rivayet ettiği şu hadisi okudum: Ömer b. el-Hattâb, Ebû Vâkıd-ı Leysi'ye: — «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Ramazan ve Kurban bayramı namazlarında ne okuyordu?» diye sormuş; o da: — «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlarda sûre-i Kaat ile sûre-l İnşikaak'ı okurdu.» cevâbını vermiş
Bize, İshak b. îbrâhim rivayet etti. (dediki) Bize, Ebû Amiri Akadî haber verdi, (dediki) Bize Füleyh, Damratü'bnu Said' den, o da Ubeydullah b. Abdillâh b. Utbe'den, o da Ebû Vâkıd-ı Leysi den naklen rivayet etti. Ebû Vâkıd şöyle demiş: «Ömerü'bnü'l-Hattâb, bana Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bayram namazında neyi okuduğunu sordu; ben de. — «Sûre-l inşikaak ile Süre-l Kaaf'ı dedim.»
Hadis 2061 — Sahih Muslim 8:16
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ دَخَلَ عَلَىَّ أَبُو بَكْرٍ وَعِنْدِي جَارِيَتَانِ مِنْ جَوَارِي الأَنْصَارِ تُغَنِّيَانِ بِمَا تَقَاوَلَتْ بِهِ الأَنْصَارُ يَوْمَ بُعَاثٍ قَالَتْ وَلَيْسَتَا بِمُغَنِّيَتَيْنِ . فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ أَبِمُزْمُورِ الشَّيْطَانِ فِي بَيْتِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَذَلِكَ فِي يَوْمِ عِيدٍ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " يَا أَبَا بَكْرٍ إِنَّ لِكُلِّ قَوْمٍ عِيدًا وَهَذَا عِيدُنَا " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (dediki): Bize, Ebû Usâme, Hişâm'dan, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: «(Bir defa) yanıma Ebû Bekir girdi, yanımda Ensâr'ın cariyelerinden iki câriye bulunuyor; Buâs harbinde ensâr'ın biribirlerine söyledikleri şiirleri terennüm ediyorlardı. Ama bu cariyeler şarkıcı değildiler. Ebû Bekir: — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in evinde şeytan ıslığı mı çalıyorsun, hem de bayram gününde? dedi. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — Yâ Ebâ Bekir! Her milletin bir bayramı vardır; bu da bizim bayramımızdır.» buyurdular
{….} Bize, bu hadîsi Yahya ile Ebû Kureyb hep birden Ebû Muâviye'den, o da Hişâm'dan naklen bu isnâdla rivayet ettiler. Bu hadîsde: «Yanımda defle oynayan iki câriye vardı...» denilmişdir
Hadis 2063 — Sahih Muslim 8:18
حَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي عَمْرٌو، أَنَّ ابْنَ شِهَابٍ، حَدَّثَهُ عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ أَبَا بَكْرٍ، دَخَلَ عَلَيْهَا وَعِنْدَهَا جَارِيَتَانِ فِي أَيَّامِ مِنًى تُغَنِّيَانِ وَتَضْرِبَانِ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُسَجًّى بِثَوْبِهِ فَانْتَهَرَهُمَا أَبُو بَكْرٍ فَكَشَفَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْهُ وَقَالَ " دَعْهُمَا يَا أَبَا بَكْرٍ فَإِنَّهَا أَيَّامُ عِيدٍ " . وَقَالَتْ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَسْتُرُنِي بِرِدَائِهِ وَأَنَا أَنْظُرُ إِلَى الْحَبَشَةِ وَهُمْ يَلْعَبُونَ وَأَنَا جَارِيَةٌ فَاقْدِرُوا قَدْرَ الْجَارِيَةِ الْعَرِبَةِ الْحَدِيثَةِ السِّنِّ .
Bana Hârûn b. Saîd El-Eylî rivayet etti. (dediki): Bize, İbni Vehb rivayet etti. (dediki): Bana, Amr haber verdi; ona da ibni Şihâb, Urve'den, o da Âişe'den naklen rivayet etmişki: Mina günlerinde Aişe'nin yanına Ebû Bekir girmiş; Aişe'nin yanında şarkı söyleyip, def çalan iki câriye bulunuyormuş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de elbisesine bürünmüş; yatıyormuş. Ebû Bekir, cariyeleri azarlamış, bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yüzünü açarak: «Bırak onları, Yâ Ebâ Bekir! Zira bu günler, bayram günleridir.» buyurmuşlar. Âişe demiş ki: «Ben, oynayan Habeş'lilere bakarken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in, elbisesi ile beni örttüğünü görmüşümdür. O zaman henüz bir taze idim. Siz oyunu seven genç yaştaki bir tazenin buna ne derece can atacağını takdir buyurun.»
Hadis 2064 — Sahih Muslim 8:19
وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، أَخْبَرَنِي ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ، بْنِ الزُّبَيْرِ قَالَ قَالَتْ عَائِشَةُ وَاللَّهِ لَقَدْ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُومُ عَلَى بَابِ حُجْرَتِي - وَالْحَبَشَةُ يَلْعَبُونَ بِحِرَابِهِمْ فِي مَسْجِدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم - يَسْتُرُنِي بِرِدَائِهِ لِكَىْ أَنْظُرَ إِلَى لَعِبِهِمْ ثُمَّ يَقُومُ مِنْ أَجْلِي حَتَّى أَكُونَ أَنَا الَّتِي أَنْصَرِفُ . فَاقْدُرُوا قَدْرَ الْجَارِيَةِ الْحَدِيثَةِ السِّنِّ حَرِيصَةً عَلَى اللَّهْوِ .
Bana Ebû't-Tâhir rivayet etti. (dediki): Bize ibni Vehb haber verdi. (dediki): Bana Yûnus, ibni Şihâb'dan, o da Urvetü'bnu'z-Zübeyr'den naklen haber verdi. Urve şöyle demiş: «Âişe dediki: Vallahi Resulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i odamın kapısında dururken gördüm; Habeşliler, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in mescidinde harbeleri ile oynuyorlar; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de, ben oyunlarını göreyim diye elbisesi ile beni örtüyordu. Ben (bakmakdan) vazgeçinceye kadar, benim (hatırım) İçin ayakda duruyordu. Siz, eğlenceye düşkün genç yaştaki bir tazenin buna ne derece can atacağını takdir buyurun.»
Hadis 2065 — Sahih Muslim 8:20
حَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ، وَيُونُسُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، - وَاللَّفْظُ لِهَارُونَ - قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنَا عَمْرٌو، أَنَّ مُحَمَّدَ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، حَدَّثَهُ عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ دَخَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَعِنْدِي جَارِيَتَانِ تُغَنِّيَانِ بِغِنَاءِ بُعَاثٍ فَاضْطَجَعَ عَلَى الْفِرَاشِ وَحَوَّلَ وَجْهَهُ فَدَخَلَ أَبُو بَكْرٍ فَانْتَهَرَنِي وَقَالَ مِزْمَارُ الشَّيْطَانِ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَقْبَلَ عَلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " دَعْهُمَا " فَلَمَّا غَفَلَ غَمَزْتُهُمَا فَخَرَجَتَا وَكَانَ يَوْمَ عِيدٍ يَلْعَبُ السُّودَانُ بِالدَّرَقِ وَالْحِرَابِ فَإِمَّا سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَإِمَّا قَالَ " تَشْتَهِينَ تَنْظُرِينَ " . فَقُلْتُ نَعَمْ فَأَقَامَنِي وَرَاءَهُ خَدِّي عَلَى خَدِّهِ وَهُوَ يَقُولُ " دُونَكُمْ يَا بَنِي أَرْفَدَةَ " . حَتَّى إِذَا مَلِلْتُ قَالَ " حَسْبُكِ " . قُلْتُ نَعَمْ . قَالَ " فَاذْهَبِي " .
Bana, Harun b. Said El-Eylî ile Yûnus b. Abdi'l-A'lâ rivayet ettiler. Lafız: Harun'undur. Dedilerki: Bize İbni Vehb rivayet etti. (dediki): Bize, Amr haber verdi. Ona da Muhammed b. Abdirrahmn, Urve'den, o da Aişe'den naklen rivayet etmiş. Âişe şöyle demiş: (Bir defa) yanımda Buâs şarkılarını okuyan iki câriye bulunduğu hâlde (içeriye) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) girdi ve yatağa uzanarak yüzünü çevirdi. Derken Ebû Bekir girdi. Hemen beni azarladı ve: — «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında şeytan düdüğü mü üflüyorsunuz?)» dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), ona dönerek: — «Bırak onları!» dedi. Ebü Bekir (in zihni) dalınca, ben cariyelere işaret ettim; onlar da çıktılar. O gün bayram idi. Sudanlılar kalkan ve mızrak oyunu oynuyorlardı. Yâ ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bakmak için izin istedim yahut o (kendiliğinden): — «Bakmak ister misin?» dedi. Ben: — «Evet...» cevâbını verdim. Bunun üzerine beni yanağım, yanağına değecek şekilde arkasına durdurdu. Sudanlılara da: — «Haydi bakalım Erfide oğulları (oynayın!)» diyordu. Nihayet ben bıkınca: — «Artık yeter mi?» diye sordu. — «Evet.» dedim. — «Öyle ise haydi git!» buyurdular
Bize Züheyrü'bnü Harb rivayet etti. (dediki): Bize Cerîr, Hişâm'dan, o da babasından, o da Aişe'den naklen rivayet etti; Demiş ki: «Bir bayram günü bir takım Habeş'liler gelerek mescidde raksetmeğe başladılar. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beni çağırdı; ben de (gelerek) başımı onun omuzuna dayadım. Ve Habeş'lilerin oyunlarına bakmaya başladım. Nihayet onlara bakmaktan İlk vazgeçen ben oldum.»
{….} Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (dediki). Bize Yahya b. Zekeriyyâ b. Ebi Zaide haber verdi. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (dediki): Bize Muhammed b. Bişr rivayet etti. Bu râvîlerin ikisi birden Hişâm'dan bu isnadla rivâyet etmişler, yalnız «Mescidde...» kaydını zikretmemişlerdir