وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، حَدَّثَنَا عَمْرٌو، عَنْ عَطَاءٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كُنْتُ فِيمَنْ قَدَّمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي ضَعَفَةِ أَهْلِهِ .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti. (Dediki): Bize Amr, Ata'dan, o da Îbni Abbâs'dan naklen rivayet etti. İbni Abbâs (Radiyallahu anh) şöyle demiş: — «Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ileri gönderdiği zayıf ailesi efradı nıeyânındaydım.»
Hadis 3129 — Sahih Muslim 15:333
وَحَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي عَطَاءٌ، أَنَّ ابْنَ عَبَّاسٍ، قَالَ بَعَثَ بِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِسَحَرٍ مِنْ جَمْعٍ فِي ثَقَلِ نَبِيِّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قُلْتُ أَبَلَغَكَ أَنَّ ابْنَ عَبَّاسٍ قَالَ بَعَثَ بِي بِلَيْلٍ طَوِيلٍ قَالَ لاَ إِلاَّ كَذَلِكَ بِسَحَرٍ . قُلْتُ لَهُ فَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ رَمَيْنَا الْجَمْرَةَ قَبْلَ الْفَجْرِ . وَأَيْنَ صَلَّى الْفَجْرَ قَالَ لاَ إِلاَّ كَذَلِكَ .
Bize Abd b. Hunıeyd rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bekr haber verdi. (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dedikî): Bana Atâ' haber verdi kî İbni Abbâs şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beni seher vakti kendine ait ağırlıklarla birlikte Müzdelife'den gönderdi.» (îbni Cüreyc Demişki): «Ben (Atâ'ya) : — İbni Abbâs'ın (Beni uzun bir gecede gönderdi.) dediğini duydun mu? diye sordum. — Hayır, yalnız bu şekilde seher vakti (dediğini biliyorum.) cevâbını verdi. Ben: — Ama İbni Abbâs: Biz cemre taşlarını fecirden önce attık! demiş. Sabah namazını nerede kıldı? dedim. Ata': — Hayır, hadîs ancak söylediğim gibidir! cevâbını verdi.»
Bana Ebû't-Tâhîr ile Harmeletü'bnu Yahya rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihâb'dan naklen haber verdi. Ona da Salim b. Abdillâh haber vermiş ki: Abdullah b. Ömer ailesinin zayıf olanlarını Önden gönderir de geceleyin Müzdelife'deki Meş'ar-i Harâm'da vakfe yaparlar, hatırladıkları dualarla Allah'ı zikrederlermiş. Sonra imam (gelip) vakfe yapmadan ve oradan ayrılmadan yola çıkarlar; kimisi Mina'ya sabah namazında gelir, kimisi de ondan sonra ulaşırmış. Geldikleri vakit cemreyi atarîarmış. İbni Ömer: — Bunlar hakkında Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ruhsat verdi; dermiş
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe ile Ebu Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Muaviye, A'meş'den, o da İbrahim'den, o da Abdurrahmân b. Yezid'den naklen rivayet etti. Abdurrahman şöyle demiş: «Abdullah b. Mes'ûd, Akabe cemresinde vadinin içinden yedi ufak taş attı. Her taşı atarken tekbîr alıyordu. Kendisine : — Bâzı kimseler taşları vadinin üstünden atıyorlar! dediler. Abdullah b. Mes'ûd: — Kendinden başka İlâh olmayan Allah'a yemîn ederim ki üzerine Bakara sûresi indirilen zâtın makaamı burasıdır; dedi.»
Bize Mincâb b. Haris Et-Temîmî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Müshir, A'meş'den naklen haber verdi. (Demişki): Ben Haccâc b. Yûsuf'u minber üzerinde hutbe okuyarak şöyle derken işittim; «Kur'ân'ı Cibril'in sıraladığı gibi sıraya koyun! (Evvelâ) içinde Bakara zikredilen sûre. (sonra) içinde Nisa zikredilen sûre ve içinde (daha sonra) Âl-i Imrân zikredilen sûre (okunmalı) dır. Sonra ben, İbrahim'e rastlayarak Haccâc'ın sözünü kendisine haber' verdim, ibrâhîm ona şetmetti ve şunu söyledi: — Bana Abdürrahmân b. Yezîd anlattı ki kendisi Abdullah b. Mes'ûd ile berâbermiş. Cemre-i Akabe'ye gelerek vadiye girmiş. Vadiye yandan girmiş ve orada vadinin içinden yedi taş atmış. Her taşı atarken tekbîr alıyormuş. İbrâhîm (sözüne devamla) dediki: Ben: — Yâ Ebâ Abdirrahmân! Başkaları bu taşları vadinin üstünden atıyorlar! dedim; İbni Mes'ûd (Radiyallahu anh): — Kendinden başka ilâh olmayan Allah'a yemîn ederim ki üzerine Bakara sûresi indirilen zâtın makaamı budur; dedi.»
{…} Bana Yâkûb-u Devrakî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Zâîde rivayet etti. H. Bize İbni Ebi Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. Bunların ikisi birden A'meş'den rivayet etmişlerdir. (Demişki): «Ben, Haccâc'ı: — Bakara sûresi demeyin!..» derken işittim. İbnî Ebî Zaide ile Süfyân, hadîsi İbnî Müshir hadîsi tarzında rivayet etmişlerdir
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Gunder, Şu'be'den rivayet etti. H. Bize Muhammedü'bnu'l-Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Hakem'den, o da İbrahim'den, o da Abdurrahmân b. Yezîd'den naklen rivayet etti. Abdurrahmân, Abdullah ile birlikte haccetmiş. (Demiş ki); «Abdullah, Cemrede yedi ufak taş attı; Beyt-i şerifi soluna, Mina'yı da sağına aldı. Ve: — Kendisine Bakara sûresi indirilen zâtın makaamı budur! dedi.»
Bize Ubeydullah b. Muâz rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be bu isnâdla rivayette bulundu. Yalnız o: — «Cemre-i Akabeye gelince...» dedi
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu'l-Muhayyât rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dedikî): Bize Yahya b. Yala, Ebû'I-Muhayyât'dan, o da Selemetü'bnü Süheyl'den, o da Abdurrahmân b. Yezîd'den naklen haber verdi. Abdurrahmân şöyle demiş: «Abdullah'a, bâzı kimselerin cemreye, Akabenin üzerinden taş attıklarını söylediler. Abdullah ise taşları vadinin içinden attı. Sonra şunu söyledi: — Kendinden başka ilâh olmayan Allah'a yemin ederim ki üzerine Bakara sûresi indirilen zât, onları buradan atmıştır.»
Bize Ishâk b. ibrahim ile Alîyyü'bnü Haşrem hep birden îsâ b. Yûnus'dan rivayet ettiler. İbııi Haşrem dediki: Bize Isa, İbni Cüreyc'den naklen haber verdi. (Demişki): Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdiki, Câbir'i şunu söylerken işitmiş: «Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i bayram günü hayvanının üzerinde taş atarken ve: — Hac ibâdetlerini almalısınız! Çünkü bilmiyorum; belki bu baccımdan sonra bir daha haccedemem! buyururken işittim.»