Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. İbntil- Müsennâ Dediki: Bize Muhammed b. Ca'fer, Şu'be'den, o da İsmail b. Recâ'dan naklen rivayet etti. Demiş ki: Ben, Evs b. Dam'aci şöyle derken işitdim: Ben Ebu Mes'ûd'u şunu söylerken dinledim: Bize Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Cemaata, Allah'ın kitabını en iyi okuyanları ve okuma hususunda en kıdemlileri imam olur. Eğer okumaları müsavi ise, onlara hicret hususunda en kıdemlileri, imam olsun! Hicret hususunda da müsavi iseler yaş'ça en büyükleri imom olsun! Sakın bir kimseye evinde ve idaresi altında bulunen yerde İmamlık yapma! Onun evinde yaygısı üzerine de oturma! Ancak sana izin verirse yahut onun izni ile oturursan, o başka!» buyurdular. İzah için buraya tıklayın
Hadis 1535 — Sahih Muslim 5:368
وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ مَالِكِ بْنِ الْحُوَيْرِثِ، قَالَ أَتَيْنَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَنَحْنُ شَبَبَةٌ مُتَقَارِبُونَ فَأَقَمْنَا عِنْدَهُ عِشْرِينَ لَيْلَةً وَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَحِيمًا رَقِيقًا فَظَنَّ أَنَّا قَدِ اشْتَقْنَا أَهْلَنَا فَسَأَلَنَا عَنْ مَنْ تَرَكْنَا مِنْ أَهْلِنَا فَأَخْبَرْنَاهُ فَقَالَ " ارْجِعُوا إِلَى أَهْلِيكُمْ فَأَقِيمُوا فِيهِمْ وَعَلِّمُوهُمْ وَمُرُوهُمْ فَإِذَا حَضَرَتِ الصَّلاَةُ فَلْيُؤَذِّنْ لَكُمْ أَحَدُكُمْ ثُمَّ لْيَؤُمَّكُمْ أَكْبَرُكُمْ " .
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize İsmâîl b. İbrahim rivayet etti. (Dediki} Bize Eyyûb, Ebu Kılâbe'den, o da Mâlik b. Huveyris'den naklen rivayet etti. Demişki: Biz delikanlı, yaşça biribirimize yakın bir takım gençler Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldik de onun yanında yirmi gece kaldık. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) pek merhametli ve nâzik idi. Ailelerimizi özlediğimizi anlayınca bize ailelerimizden kimleri bıraktığımızı sordu. Biz de kendisine haber verdik. Bunun üzerine : «Aileleriniz nezdine dönün de, onların arasenda kalın! Hem onlara öğretin! kendilerine emir verin! namaz vakti gelince İçinizden biriniz size ezan okusun; sonra en büyüğünüz size imam olsun!» buyurdular
{….} Bize bu hadîsi îbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvahhâb. Eyyûb'dan rivayet etti. Demişki: Bana Ebû Kılâba söyledi. (Dediki): Bize Mâlik b. Huveyris Ebu Süleyman rivayet etti. Dediki : Ben. bir takım kimseler arasında Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldim. Yaşça hepimiz birbirimize yakın gençlerdik... Ve buradaki râvîleıin ikisi de hadisi ibni Uleyye hadîsi tarzında rivayet etmişlerdir
Bize İshâk b. İbrâhîm El - Hanzalî rivayet etti. (Dediki) : Bize Abdülvahhâb Es - Sekafî, Hâlid-i Hazzâ'dan, o da Ebu Kilâbe'den, o da Mâlik b. Huveyris'den naklen haber verdi. Mâlik şöyle demiş: Ben ve bir arkadaşım, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldik. Onun yanından dönmek istediğimiz vakit, bize şunu buyurdular : «Namaz vakti geldimi ezanı okuyun! sonra ikaamet getirin ve yaşça daha büyük olanınız, size imamlık yapsın!»
{….} Bu hadîsi bize, Ebu Saîd-i Eşecc dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs (yâni İbni Gıyâs) rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid-i Hazza' bu isnâdla rivayet etti. O: «Hazza' Dediki : Bu iki genç kıraat hususunda da birbirine yakın idiler.» cümlesini ziyâde etmişdir
Bana Ebu't-Tâhir iîe Harmeletü'bnü Yahya rivayet ettiler. Dedilerki: Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Yezîd'den, o da İbni Şihâb'dan naklen haber verdi. Demişkî: Bana Saîd b. El-Müseyyeb ile Ebu Selemete'bnü Abdirrahmân b. Avf haber verdiler ki onlar da Ebu Hureyre'yi şöyle derken işitmişler: Resûlullah (Saliallahu Aleylıi ve Sellem) sabah namazının kıraatini bitirip; tekbîr aldığı ve başını kaldırdığı zaman: «Semiallahu limen hamideh. Rabbena ve leke'l-hamd.» (Allah, kendisine hamd edenin hamdını kabul eder. Ey Rabbımiz! Hamd de sana mahsûsdur.) der: sonra ayakta iken şunları okurdu: «Allah'ım! Velid b. Velid'i, Selemetü'bnü Hişâm'ı, Ayyaş, b. Ebî Rabia'yı ve mu'minlerin zayıf olanlarını kurtar! Yâ Rabbî, Mudar kabilesine olan şiddet ve baskını arttır! Bunu onlara Yûsuf'un kıtlık yılları gibi yap! Allah'ım, Lihyân, Ri'l ve Zekvân ile Allâh ve Resulüne isyan eden Usayye kabilelerine lanet eyle!» Sonra (sana bu işde hiç bir vazife düşmez. Yâ Allah Teâlâ onların tevbesini kabul edecek yahut kendilerini azâb eyleyecekdir. Çünkü hakkı ile zâlimler ancak onlardır.) [ A'li İmran 128 ] âyet-i kerimesi indirilince bu kunut'dan vazgeçtiğini duyduk
{….} Bize bu hadîsi Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Amrü'n - Nâkıd da rivayet ettiler. Dedilerki : Bize İbni Uyeyne, Zûhrî'den, o da Saîd b. El-Müseyyeb'den, o da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen : «Bu yılları onlara Yûsuf'un yılları gibi yap!» cümlesine kadar rivayet etti. Sonunu söylemedi
Hadis 1542 — Sahih Muslim 5:375
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مِهْرَانَ الرَّازِيُّ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، حَدَّثَهُمْ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَنَتَ بَعْدَ الرَّكْعَةِ فِي صَلاَةٍ شَهْرًا إِذَا قَالَ " سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ " . يَقُولُ فِي قُنُوتِهِ " اللَّهُمَّ أَنْجِ الْوَلِيدَ بْنَ الْوَلِيدِ اللَّهُمَّ نَجِّ سَلَمَةَ بْنَ هِشَامٍ اللَّهُمَّ نَجِّ عَيَّاشَ بْنَ أَبِي رَبِيعَةَ اللَّهُمَّ نَجِّ الْمُسْتَضْعَفِينَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ اللَّهُمَّ اشْدُدْ وَطْأَتَكَ عَلَى مُضَرَ اللَّهُمَّ اجْعَلْهَا عَلَيْهِمْ سِنِينَ كَسِنِي يُوسُفَ " . قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ ثُمَّ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تَرَكَ الدُّعَاءَ بَعْدُ فَقُلْتُ أُرَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ تَرَكَ الدُّعَاءَ لَهُمْ - قَالَ - فَقِيلَ وَمَا تَرَاهُمْ قَدْ قَدِمُوا
Bize Muhammed b. Mihrân Er - Râzî rivayet etti. (Dediki) ; Bize Velîd b. Müslim rivayet etti. (Dediki): Bize Evzâi, Yahya b. Ebî Kesîr'den, o da Ebu Seleme'den naklen rivayet etti. Ebu Seleme ile arkadaşlarına da Ebu Hureyre rivayet etmişki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir ay müddetle, bir namazda rükû'dan sonra kunût yapmış : «Semiallâhu limen hamideh» dediği vakit (yaptığı) kunûtunda : «Allah'ım, Velîd b. Velîd-i kurtar! Allah'ım, Selemetü'bnü Hişâm'ı kurtar! Allah'ım, Ayyaş b. Ebî Rabîa'yı kurtar! Allah'ım, mü'minlerin zayıf olanlarını kurtar! Allah'ım, Mudar kabilesi üzerine olan şiddet ve baskını arttır! Allah'ım, bunu onların üzerine Yûsuf'un kıtlık yılları gibi yap!» derdi. Ebu Hureyre demiş ki: Bir müddet sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bu duayı bıraktığını gördüm. Ve: «Zannederim Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunların lehine duayı da bıraktı.» dedim. — Onları görmüyormusun hep gittiler... denildi
{….} Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki) : Bize Hüseyin b. Muhammed rivayet etti. (Dediki) : Bize Şeybân, Yahya'dan, o da Ebu Seleme'den naklen rivayet etti. Ebu Seleme'ye de, Ebu Hureyre haber vermiş ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yatsı namazını kılarken «semia'llâhu limen hamîdeh» dediği zaman arkasından, secdeye gitmezden önce : «Allah'ım, Ayyaş b. Ebî Rabîa'yı kurtar!..» dermiş. Sonra râvî, Evzâî'nin hadîsi gibi rivâyetde bulunarak: «Yusuf'un kıtlık yılları gibi.» ifâdesine kadar varmış; ondan sonrasını zikretmemiş. İzah 679 da