Bize yine Muhammedü'bnü'I - Müsennâ rivayet etti. (Dediki): iBze, Abdülvehhâb rivayet etti. Dedi ki: Ben, Yahya b. Saîd'den dinledim; dediki: Bana, Muhammed b. Abdirrahmân haber verdi. Kendisi, Amra'yı, Âişe'den nalken rivayet ederken dinlemiş ki, Âişe, şöyle diyormuş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Sabah namazının iki rek'ât sünnetini kılar ve o kadar hafîf tutardı ki, ben (kendi kendime) acaba bu iki rek'âtda Ümmü'l-Kur'ân'ı okudumu derdim.!»
Bize, Ubeydullah b. Muâz rivayet etti. (Dediki): Bize, babam rivayet etti. (Dediki): Bize, Şu'be, Muhammed b. Abdirrahmân El-Ensârî'den naklen rivayet etti. O da Amra binti Abdirrahmân'ı, Âişe'den nalken rivayet ederken, dinlemiş. Âişe, şöyle demiş: «ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Fecir doğduğu vakit iki rek'ât (nafile) namaz kılardı. Ben (içimden) acaba bu iki rek'âtda Fâtiha-i Kitâb'ı okuyormu? derdim.»
Hadis 1686 — Sahih Muslim 6:116
وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، قَالَ حَدَّثَنِي عَطَاءٌ، عَنْ عُبَيْدِ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم لَمْ يَكُنْ عَلَى شَىْءٍ مِنَ النَّوَافِلِ أَشَدَّ مُعَاهَدَةً مِنْهُ عَلَى رَكْعَتَيْنِ قَبْلَ الصُّبْحِ .
Bana, Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize, Yahya b. Saîd, İbni Cüreyc'den rivayet etti. Demişkî: Bana, Atâ', Ubeyd b. Umeyr'den, o da Âişe'den naklen rivayet ettiki, Nebi Sallallahu AIeyhi ve Sellem) : Nafile namazlardan hiç bîri hakkında, sabah namazının farzından önceki iki rek'ât sünnet kadar şiddetle muhafazakâr değilmiş.»
Bize, Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile İbni Nümeyr, hep birden Hafs b. Gıyâs'dan rivayet ettiler. İbni Nümeyr dediki: Bize, Hafs, İbnî Cüreyc'den, o da Atâ'dan, o da Ubeyd b. Umeyr'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe, şöyle demiş: «Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in: — Nafilelerden hiç bir namaz hakkında sabah namazından evvelki iki rek'âtda olduğu kadar sür'at gösterdiğini görmedim!» İzah 725 de
Hadis 1688 — Sahih Muslim 6:118
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ الْغُبَرِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ زُرَارَةَ بْنِ أَوْفَى، عَنْ سَعْدِ بْنِ هِشَامٍ، عَنْ عَائِشَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " رَكْعَتَا الْفَجْرِ خَيْرٌ مِنَ الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا " .
Bize, Muhammed b. Ubeyd El-Guterî rivayet etti. (Dediki): Bize, Ebû Avâne, Katâde'den, o da Zürâratü'bnü Evfâ'dan, o da Sa'd b. Hişâm'dan, o da Âişe'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. Şöyle buyurmuşlar : «Sabah namazının iki rek'ât sünneti, dünyâdan ve dünyâdaki her şey'den daha hayırlıdır.»
Bize, Yahya b. Habîb rivayet etti. (Dediki): Bize, Mu'temîr rivayet etti. Dediki: Babam şunu söyledi: Bize, Katâde, Zürâra'dan, o da Sa'd b. Hişâm'dan, o da Âişe'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ettiki, Fecir doğduğu vakit kılınan iki rek'ât, sünnet hakkında : «Hakîkaten bu iki rek'ât namaz, benim için bütün dünyâdan daha makbuldür!» buyurmuşlar
Bana Muhammed b. Abbâd ile İbnü Ebî Ömer rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Mervân b. Muâviye, Yezîd'den -ki İbni Keysân'dır- o da Ebû Hâzîm'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sabah namazının iki rek'ât sünnetinde (Kâfirûn) ile (ihtâs) sûrelerini okumuş. İzah 727 de
Bize, Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize, El-Fezârî (yâni Mervân b, Muâviye) Osman b. Hakim El-Ensârî'den rivayet etti. Demişki: Bana, Saîd b. Yesâr haber verdi. Ona da İbni Abbâs haber vermişki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Sabah namazının iki rek'âtlık sünnetinin ilk rek'âtında sûre-i Bakara'daki (Allah'a ve bize indirilen şey'e îmân ettik; deyin [ Bakara 136 ] âyet-i kerimesini ikinci rek'âtta da (Biz, Allah'a îmân ettik. Şâhid ol ki, biz müslümanlarız [ Al-i İmran 52 ] âyet-i kerimesini okurmuş
Bize, Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize, Ebû Hâlid-i Ahmer, Osman b. Hakîm'den, o da Saîd b. Yesâr'dan, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet etti. İbni Abbâs şöyle demiş: «Resûlullah Sabah namazının iki rek'ât sünnetinde (Biz, Allah'a ve bize indirilene imân ettik; deyin!...) âyet-i kerimesi iie Âl-i Imrân süresindeki (Sizinle aramızdaki müsâvî bir kelimeye gelin!...[ Al-i İmran 64 ] âyetini okurdu