Bana bu hadisi Yûsuf b. Hammâd El-Ma'niy dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Ziyâd yâni El-Bekkâî, Husayn'dan, o da Kesir b. Müdrik-i Eşcaî'den, o da Abdurrahmân b. Yezîd ile Esved b. Yezîd'den naklen rivayet etti. Şöyle demişler: Biz, Abdullah b. Mes'ûd'u Müzdelife'de şunu söylerken işittik: — Ben, kendisine Bakara sûresi indirilen zâtı burada: «(Lebbeyk Allahumme lebbeyk) Tekrar icabet sana yâ Rabbi! Tekrar İcabet sana!» derken işittim. Sonra telbiye getirdi. Onunla birlikte biz de telbiye getirdik
Bize Ahmed b. Hambel ile Muhammedu'bnu'l-Müsennâ rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdullah b. Numeyr rivayet etti. H. Bize Saîd b. Yahya El-Emevî de rivayet etti, (Dediki): Buna babam rivayet etti. Her iki râvî: «Bize Yahya b. Saîd, Abdullah b. Ebî Seleme'den, o da Abdullah b. Abdillâh b. Ömer'den, o da babasından naklen rivayet etti.» demişlerdir. Abdullah b. Ömer (Radiyallahu anh) : «Biz Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile sabah leyin Mina'dan Arafat'a hareket ettik. Kimimiz telbiye getiriyor, kimimiz tekbîr alıyordu.» demiş
Hadis 3096 — Sahih Muslim 15:301
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، وَهَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، وَيَعْقُوبُ الدَّوْرَقِيُّ، قَالُوا أَخْبَرَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ عُمَرَ بْنِ حُسَيْنٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ، أَبِي سَلَمَةَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي غَدَاةِ عَرَفَةَ فَمِنَّا الْمُكَبِّرُ وَمِنَّا الْمُهَلِّلُ فَأَمَّا نَحْنُ فَنُكَبِّرُ قَالَ قُلْتُ وَاللَّهِ لَعَجَبًا مِنْكُمْ كَيْفَ لَمْ تَقُولُوا لَهُ مَاذَا رَأَيْتَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَصْنَعُ
Bana Muhammed b. Hatim ile Hârûn b. Abdillâh ve Yâkûb-u Devrâkî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Yezîd b. Hârûn haber verdi. (Dediki): Bize Abdülazîz b. Ebî Seleme, Ömer b. Hüseyin'den, o da babasından naklen haber verdi. Şöyle demiş : «Arafe sabahı Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraberdik. Kimimiz tekbir alıyor, kimimiz telbiye getiriyordu. Biz tekbîr alıyorduk.» (Abdullah b. Ebî Seleme Demişki): «Ben : — Vallahi siz şaşılacak adamlarsınız! Ona niçin : (Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i nasıl yaparken gördün?) diye sormadınız? dedim.» İzah 1285 te
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Muhammed b. Ebî Bekr-i Sekafî'den dinlediğim şu hadisi okudum: Muhammed, Enes b. Mâlik ile beraber Mina'dan Arafat'a giderken ona: — Bu günde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile (beraber bulunduğunuz zamanlar) ne yapardınız? diye sormuş. Enes (Radiyallahu anh) — Telbiye getirenlerimiz telbiye getirir, kendisine bir şey denilmez; tekbîr alanlarımız da tekbîr getirir, ona da bir şey denilmezdi! cevabım vermiş
Bana Süreye b. Yûnus rivayet etti, (Dediki): Bize Abdullah b. Recâ' , Mûsâ b. Ukbe'den rivayet etti. (Demişki):Bana Muhammed b. Ebî Bekr rivayet etti. (Dediki): «Arafe sabahı Enes b. Mâlik'e; — Bugün telbiye hakkında ne dersin? diye sordum; Enes (Radiyallahu anh): — Ben, bu yolu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ve ashabı ile birlikte yürümüşümdür. Kimimiz tekbîr alır, kimimiz telbiye getirirdi ama kimse kimseyi ayıplamazdı; cevâbını verdi
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e Mûsâ b. Ukbe'den dinlediğim, onun da İbnİ Abbâs'ın azatlısı Kureyb'den, onun da Usâmetü'bnü Zeyd'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Kureyb, Usâme'yi şunları söylerken işitmiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Arafat'tan sökün etti. Şi'be geldiği vakit, hayvanından inerek küçük abdest bozdu. Sonra abdest aldı, fakat abdesti mükemmel şekilde almadı. Ben, kendisine: — Namaza buyurun! dedim; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — Namaz ilerdedir! diyerek hayvanına bindi. — Müzdelife'ye gelince hayvanından inerek abdest aldı, bu sefer mükemmel bir abdest aldı, sonra namaz için kaamet getirildi ve akşam namazını kıldı. Sonra herkes hayvanını menziline yatırdı, ondan sonra yatsı için kaamet getirildi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu da kıldı. Bunların arasında başka namaz kılmadı.»
Bize Muhammed b. Rumh rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Yahya b. Said'den, o da Zübeyr'in azatlısı Mûsâ b. Ukbe'den, o da İbni Abbâs'ın azatlısı Kureyb'den, o da Usâmetü'bnü Zeyd'den naklen haber verdi. Usâme şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Arafat'tan sökün ettikten sonra haceti için şu dağ yollarından birine çekildi. Müteakiben ben kendisine su döktüm ve : — Namaz kılacakmısın? diye sordum. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Namaz kılacak yer ilerdedir! buyurdular
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Mübarek rivayet etti. H. Bize Ebû Kureyb de rivayet etti. Bu lafız onundur. (dediki: Bize İbni Mübarek, İbrahim b. Ukbe'den o d» İbni Abbâs'ın azatlısı Kureyb'den naklen rivayet: etti. Kureyb şöyle demiş: Ben, Usâmetü'bnü Zeyd'i şunu söylerken işittim: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem}, Arafat'tan çekildi, Şi'b'e varınca (hayvanından) inerek küçük abdest bozdu. — Usâme: Su döktü, dememiş — Müteakiben su isteyerek pek mübalağalı olmayan bir abdest aldı. Ben: — Yâ Resûlallah! Namaza buyurun! dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : —- Namaz ilerdedir! buyurdu. Sonra yola revân olarak Müzdelife'ye vardı. Ve orada akşamla yatsıyı (birlikde) kıldı
Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Adem haber verdi. (Dediki): Bize Ebû Hayseme Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bize İbrâhîm b. Ukbe rivayet etti. (Dediki): Bana Kureyb haber verdi ki kendisi Usâmetü'bnu Zeyd'e: — Arafat gecesi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem}'in terkisine bindiğin vakit ne süratle hareket ettiniz? diye sormuş. Usâme: — Halkın akşam namazı için develerini çöktürdükleri Şi'b'e geldik. (Orada) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem} de devesini çöktürdü ve bevletti. — Usâme su döktü, dememiş.— Sonra abdest suyu isteyerek pek mübalâğalı olmayan bir abdest aldı. Ben: — Yâ Resûlallah! Namaza buyurun! dedim; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — Namaz ilerdedir! buyurdu ve hayvanına binerek Müzdelife'ye geldik. (Orada) akşam namazını edâ etti. Sonra halk konak yerlerinde develerini çöktürdüler. Ama yüklerini çözmemişlerdi ki yatsı namazı için ikaamet getirildi, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), onu da kıldı. Sonra halk yüklerini çözdüler. Ben (Usâme'ye) : — Sabahladığınız zaman ne yaptınız? diye sordum; Usâme : — (Bu sefer) onun terkisine Fadl b. Abbâs bindi. Ben yaya olarak Kureyş'in önden gidenleriyle birlikte yola revân oldum; dedi
Bize İshâk b. İbrahim rivayet etli. (Dediki): Bize Vekî' haber verrdi. (Dediki): Bize Süfyân, Muhammed b. Ukbe'den o da Kureyb'den, o da Usametü'bnu Zeyd'den naklen rivayet etti ki Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Ümerânın konakladığı boğaza geldiği vakit (hayvanından) inerek bevletmiş. —Usâme burada da: Su döktü, dememiş.— Sonra ahdest suyu isteyerek hafif bir abdest almış. (Usâme Demişki): «Ben : — Yâ Resulallah! Namaza buyurun! dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem}: — Namaz ilerdedir! buyurdular.»