وَحَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، حَدَّثَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا أَبَانُ بْنُ يَزِيدَ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم دَخَلَ نَخْلاً لأُمِّ مُبَشِّرٍ - امْرَأَةٍ مِنَ الأَنْصَارِ - فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ غَرَسَ هَذَا النَّخْلَ أَمُسْلِمٌ أَمْ كَافِرٌ " . قَالُوا مُسْلِمٌ . بِنَحْوِ حَدِيثِهِمْ .
Bize Abd b. Humeyd rivayet etti. (Dediki): Bize Müslim b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Ebân b. Yezîd rivayet etti. (Dediki): Bize Katade rivayet etti. (Dediki): Bize Enes b. Mâlik rivayet ettiki, Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ensârdajı bir kadın olan Ümmii Mübeşşir'in bir hurmalığına girdi de: «Bu hurmaları kim dikti? Müslüman mı, kâfir mi?» diye sordu. — Müslüman (dikti) dediler. Râvi yukarıkilerin hadîsi gibi rivayette bulunmuştur
Bana Ebu't-Tâhir rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb, İbni Cüreyc'den naklen haber verdi. Ona da Ebu'z-Zübeyr, Câbir b. Abdillâh'dan naklen haber vermişki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Eğer dîn kardeşine meyve satarsan...» buyurmuş. H. Bize Muhammed b. Abbâd da rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Damra, İbni Cüreyc'den, o da Ebu'z-Zübeyr'den naklen rivayet etti, ki Ebu'z-Zübeyr, Câbir b. AbdiIIâh'i şunu söylerken işitmiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Dîn kardeşine yemiş satar da, o yemişi âfet vurursa, ondan bir şey alman sana helâl olmaz; kardeşinin malını haksız yere ne ile alacaksın!» buyurdu
{…} Bize Hasan El-Hulvânî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Âsim, îbni Cüreyc'den bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etti. Bu sayfanın devamı ve izahat için buraya tıklayın
Bise Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe ve Alî b. Hucr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmail b. Ca'fer, Humeyd'den, o da Enes'den naklen rivayet ettiki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kemâle gelmedikçe hurmanın yemişini satmaktan nehî buyurmuş. (Râvi Humeyd demişki:) Bunun üzerine biz Enes'e: Yemişin kemâli nedir? diye sordu. Enes: — Kızarması ve sararmasıdır. Ne dersin; Allah yemişi vermeyiverirse, din kardeşinin malını kendine ne ile helâl kılarsın? dedi
{…} Bana Ebu't-Tâhir rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Mâlik, Humeyd-i Tavil'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen haber verdiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) meyveyi kemâl buluncaya kadar satmaktan nehî buyurmuş. (Oradakiler Enes'e) : — Kemâl bulmak nedir? diye sordular. Enes : — Kızarmasıdır; dedi ve şunu ilâve etti: Allah meyveyi vermezse dîn kardeşinin malını kendine ne ile helâl kılacaksın?
Hadis 3979 — Sahih Muslim 22:18
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَبَّادٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ، عَنْ حُمَيْدٍ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِنْ لَمْ يُثْمِرْهَا اللَّهُ فَبِمَ يَسْتَحِلُّ أَحَدُكُمْ مَالَ أَخِيهِ " .
Bana Muhammed b. Abbâd rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülazîz b. Muhammed, Humeyd'den, o da Enes'den naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Allah o hurmalığa yemiş vermezse bir hanginiz dîn kardeşinin malını kendine ne ile helâl kılar?» buyurmuşlar. İzah için 1554t1 ‘e gitmeniz gereliyor! Bunun için buraya tıklayın
Bize Bişr b. Hakem ile İbrâhîm b. Dînâr ve Abdülcebbâr b. Alâ' rivayet ettiler, lâfız Bişr'indir. (Dedilerki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Humeyd-i A'rac'dan, o da Süleyman b. Atîk'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) âfât (telefatın)'ı hesaptan düşmeyi emir buyurmuş. Ebû İshâk —ki Müslim'in arkadaşıdır—: Bize Abdurrahman b. Bişr, Süfyân'dan bu isnadla rivayette bulundu; dedi
Hadis 3981 — Sahih Muslim 22:20
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، عَنْ بُكَيْرٍ، عَنْ عِيَاضِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَبِي، سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ قَالَ أُصِيبَ رَجُلٌ فِي عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي ثِمَارٍ ابْتَاعَهَا فَكَثُرَ دَيْنُهُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " تَصَدَّقُوا عَلَيْهِ " . فَتَصَدَّقَ النَّاسُ عَلَيْهِ فَلَمْ يَبْلُغْ ذَلِكَ وَفَاءَ دَيْنِهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِغُرَمَائِهِ " خُذُوا مَا وَجَدْتُمْ وَلَيْسَ لَكُمْ إِلاَّ ذَلِكَ " .
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Bükeyrden, o da Iyâz b. Abdillâh'dan, o da Ebû Saîd-i Hudrî'den naklen rivayet etti. Ebû Saîd şöyle demiş : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında bir adamın satın aldığı yemiş sebebiyle başına belâ geldi; borcu çoğaldı. Derken ResûIullah «Ona sadaka verin!» buyurdu; ve halk ona sadaka verdi. Ama bu onun borcuna yetmedi. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o zâtın alacaklılarına : «Bulduğunuzu alın; size bundan başka bir şey yoktur!» buyurdular
{…} Bana Yûnus b. Abdil âlâ' rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Amr b. Haris, Bükeyr b. Eşecc'den bu isnâdla bu hadisin mislini haber verdi
Bana arkadaşlarımızdan birçok kimseler rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmâîl b. Ebî Üveys rivayet etti. (Dediki): Bana kardeşim, Süleyman yâni İbni Bilâl'den, o da Yahya b. Saîd'den, o da Ebu'r-Ricâl Muhammed b. Abdirrahmân'dan naklen rivayet etti ki, annesi Amra binti Abdirrahmân şunları söylemiş: Ben Aişe'yi şöyle derken işittim : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kapıda yüksek sesle konuşan davacı sesleri işitti. Bir de baktı ki, biri diğerinden borcunu indirmesini istiyor; ondan bir şey hakkında hoş muamele rica ediyordu. O da: Vallahi yapamam, diyordu. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanlarına çıkarak: «Nerede o iyilik yapmayacağına Allah'a yemin veren?» diye sordu. O zât: — Benim yâ Resûlâllah! (Borç indirimi ile hoş muameleden) hangisini dilerse onun olsun! dedi