Qurani·قرآني
Türkçe

Faziletler Kitabı

5785 hadis · #384–6168

Hadis 934 — Sahih Muslim 4:96
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، ح وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ يَعْلَى، - وَهُوَ ابْنُ عَطَاءٍ - سَمِعَ أَبَا عَلْقَمَةَ، سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنَّمَا الإِمَامُ جُنَّةٌ فَإِذَا صَلَّى قَاعِدًا فَصَلُّوا قُعُودًا وَإِذَا قَالَ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ ‏.‏ فَقُولُوا اللَّهُمَّ رَبَّنَا لَكَ الْحَمْدُ ‏.‏ فَإِذَا وَافَقَ قَوْلُ أَهْلِ الأَرْضِ قَوْلَ أَهْلِ السَّمَاءِ غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ ‏"‏ ‏.‏
Bize Muhammed b. Beşşâr rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Câ'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. H. Bize Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Yala'dan - ki İbni Atâ'dır- rivayet etti. O da Ebu Alkame'den işitmiş. O da Ebu Hureyre'yi şöyle derken dinlemiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «İmam ancak bir kalkandır. O oturarak namaz kılarsa sizde oturarak kılın SemiaIlahu Iimen hamideh dediği vakit siz Allahumme rabbenâ leke'l-hamd deyin, Şayet yeryüzündekilerin sözü gök ehlinin sözüne tesadüf ederse o kimsenin geçmiş günahları affolunur.» buyurdular. İzah için 417 nolu sayfa’ya gidin
Hadis 935 — Sahih Muslim 4:97
حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، عَنْ حَيْوَةَ، أَنَّ أَبَا يُونُسَ، مَوْلَى أَبِي هُرَيْرَةَ حَدَّثَهُ قَالَ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ إِنَّمَا جُعِلَ الإِمَامُ لِيُؤْتَمَّ بِهِ فَإِذَا كَبَّرَ فَكَبِّرُوا وَإِذَا رَكَعَ فَارْكَعُوا وَإِذَا قَالَ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ ‏.‏ فَقُولُوا اللَّهُمَّ رَبَّنَا لَكَ الْحَمْدُ ‏.‏ وَإِذَا صَلَّى قَائِمًا فَصَلُّوا قِيَامًا وَإِذَا صَلَّى قَاعِدًا فَصَلُّوا قُعُودًا أَجْمَعُونَ ‏"‏ ‏.‏
Bana Ebu't-Tâhir rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb, Hayve'den rivayet etti. Ona da Ebu Hureyre'nin azatlısı Ebu Yunus rivayet etmiş. Demiş ki: — Ebu Hureyre'yi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) den naklen rivayet ederken dinledim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar: «İmam ancak kendisine uyulmak için imam yapılmıştır. Binaenaleyh o tekbir aldımı sîzde tekbir alın; Ruku'a gittimi sizde rüku' edin; Semiallahu limen hamideh dediği vakit siz: Allahumme Rabbena lekel hamd deyin imam ayakta kılarsa sizde ayakta kılın; oturarak kılarsa siz de hepiniz oturarak kılın.»
Hadis 936 — Sahih Muslim 4:98
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زَائِدَةُ، حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ أَبِي عَائِشَةَ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ دَخَلْتُ عَلَى عَائِشَةَ فَقُلْتُ لَهَا أَلاَ تُحَدِّثِينِي عَنْ مَرَضِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ بَلَى ثَقُلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ أَصَلَّى النَّاسُ ‏"‏ ‏.‏ قُلْنَا لاَ وَهُمْ يَنْتَظِرُونَكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ ضَعُوا لِي مَاءً فِي الْمِخْضَبِ ‏"‏ ‏.‏ فَفَعَلْنَا فَاغْتَسَلَ ثُمَّ ذَهَبَ لِيَنُوءَ فَأُغْمِيَ عَلَيْهِ ثُمَّ أَفَاقَ فَقَالَ ‏"‏ أَصَلَّى النَّاسُ ‏"‏ ‏.‏ قُلْنَا لاَ وَهُمْ يَنْتَظِرُونَكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ ضَعُوا لِي مَاءً فِي الْمِخْضَبِ ‏"‏ ‏.‏ فَفَعَلْنَا فَاغْتَسَلَ ثُمَّ ذَهَبَ لِيَنُوءَ فَأُغْمِيَ عَلَيْهِ ثُمَّ أَفَاقَ فَقَالَ ‏"‏ أَصَلَّى النَّاسُ ‏"‏ ‏.‏ قُلْنَا لاَ وَهُمْ يَنْتَظِرُونَكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ ضَعُوا لِي مَاءً فِي الْمِخْضَبِ ‏"‏ ‏.‏ فَفَعَلْنَا فَاغْتَسَلَ ثُمَّ ذَهَبَ لِيَنُوءَ فَأُغْمِيَ عَلَيْهِ ثُمَّ أَفَاقَ فَقَالَ ‏"‏ أَصَلَّى النَّاسُ ‏"‏ ‏.‏ فَقُلْنَا لاَ وَهُمْ يَنْتَظِرُونَكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ ‏.‏ قَالَتْ وَالنَّاسُ عُكُوفٌ فِي الْمَسْجِدِ يَنْتَظِرُونَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِصَلاَةِ الْعِشَاءِ الآخِرَةِ - قَالَتْ - فَأَرْسَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى أَبِي بَكْرٍ أَنْ يُصَلِّيَ بِالنَّاسِ فَأَتَاهُ الرَّسُولُ فَقَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَأْمُرُكَ أَنْ تُصَلِّيَ بِالنَّاسِ ‏.‏ فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ وَكَانَ رَجُلاً رَقِيقًا يَا عُمَرُ صَلِّ بِالنَّاسِ ‏.‏ قَالَ فَقَالَ عُمَرُ أَنْتَ أَحَقُّ بِذَلِكَ ‏.‏ قَالَتْ فَصَلَّى بِهِمْ أَبُو بَكْرٍ تِلْكَ الأَيَّامَ ثُمَّ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَجَدَ مِنْ نَفْسِهِ خِفَّةً فَخَرَجَ بَيْنَ رَجُلَيْنِ أَحَدُهُمَا الْعَبَّاسُ لِصَلاَةِ الظُّهْرِ وَأَبُو بَكْرٍ يُصَلِّي بِالنَّاسِ فَلَمَّا رَآهُ أَبُو بَكْرٍ ذَهَبَ لِيَتَأَخَّرَ فَأَوْمَأَ إِلَيْهِ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أَنْ لاَ يَتَأَخَّرَ وَقَالَ لَهُمَا ‏"‏ أَجْلِسَانِي إِلَى جَنْبِهِ ‏"‏ ‏.‏ فَأَجْلَسَاهُ إِلَى جَنْبِ أَبِي بَكْرٍ وَكَانَ أَبُو بَكْرٍ يُصَلِّي وَهُوَ قَائِمٌ بِصَلاَةِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَالنَّاسُ يُصَلُّونَ بِصَلاَةِ أَبِي بَكْرٍ وَالنَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم قَاعِدٌ ‏.‏ قَالَ عُبَيْدُ اللَّهِ فَدَخَلْتُ عَلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ فَقُلْتُ لَهُ أَلاَ أَعْرِضُ عَلَيْكَ مَا حَدَّثَتْنِي عَائِشَةُ عَنْ مَرَضِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ هَاتِ ‏.‏ فَعَرَضْتُ حَدِيثَهَا عَلَيْهِ فَمَا أَنْكَرَ مِنْهُ شِيْئًا غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ أَسَمَّتْ لَكَ الرَّجُلَ الَّذِي كَانَ مَعَ الْعَبَّاسِ قُلْتُ لاَ ‏.‏ قَالَ هُوَ عَلِيٌّ ‏.‏
Bize Ahmed b. Abdillâh b. Yunus rivayet etti. (Dediki): Bize Zaide rivayet etti. (Dediki): Bize Musa b. Ebî Aişe, Ubeydullah b. Abdillah'dan naklen rivayet etti. Ubeydullah şöyle demiş: Aişe'nin yanına girdim de kendisine: — Bana ResuIullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hastalığından bahsetmez misin, dedim. Aişe: — Hay hay, dedi (ve şunları söyledi): Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hastalığı ağırlaştı (Bir ara): «Cemâat namazı kıldılarmı?» dedi. Biz: Hayır seni bekliyorlar Yâ Resulallâh dedik. — (öyle ise) «Benim için leğene su koyun» buyurdular. Dediğini yaptık, Resulullah. (Sallallahu Aleyhi ye Sellem) yıkandı. Sonra kalkmak için davrandı. Fakat bayıldı. Sonra ayılarak: «Cemâat namazı kıldılarmı» diye sordu. «Hayır, seni bekliyorlar, Ya Resulallâh» dedik. Yine: — «Benim için leğene su koyun» buyurdular. .Dediğini yaptık ve yıkandı. Sonra kalkmak için davrandı fakat yine bayıldı. Bilâhare ayıldı ve: — «Cemâat namazı kıldılar mı» diye sordu» — «Hayır, seni bekliyorlar, Ya Resulallâh» dedik. «Benim için su koyun» buyurdular. Biz bunu da yaptık Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yıkandı. Sonra kalkmak için davrandı. Fakat yine bayıldı, sonra ayılarak? — «Cemâat namazı kıldılarmı?» diye sordu. — «Hayır. Seni bekliyorlar, Ya Resulallâh» dedik, cemâat mescide kapanmış yatsı namazı için Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i bekliyorlardı. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cemaata namaz kıldırması için Ebu Bekir'e haber gönderdi. Gönderilen zât Ebu Bekir'e vararak: — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cemâat'a namaz kıldırmanı sana emrediyor, dedi. Ebu Bekir yumuşak kalpli bir zât idi: — Yâ Ömer! Cemaata namazı sen kıldır, dedi. Ömer: — Buna sen daha lâyıksın, mukabelesinde bulundu. Müteakiben o günlerde cemaata Ebu Bekir namazı kıldırdı. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendinde bir parça hafiflik hissederek biri Abbas olmak üzere iki kişinin arasında öğle namazına çıktı. Ebu Bekir cemaata namaz kıldırıyordu. Ebu Bekir onu görünce geri çekilmeye davrandı, fakat Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona geriye çekilmemesini işaret etti. Yanındaki iki zat'a: «Beni onun yanı başına oturtun» dedi. Onlar da kendisini Ebu Bekir'in yambaşına oturttular. Ebu Bekir ayakta Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in namazına uymuş, cemâat ta Ebu Bekir'in namazına uymuş olarak namaz kılıyorlar, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ise oturuyordu.» Ubeydullah demiş ki: «Müteakiben Abdullah b. Abbâs'ın yanına girerek Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hastalığı hakkında Aişe'nin bana anlattıklarını sana arzedeyim mi?» dedim. Anlat, dedi. Âişe'nin söylediklerini ona arzettim. Onlar da hiç bir şey inkâr etmedi. Yalnız: Abbas'la birlikte Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in koluna giren zât'ın adını Âişe sana söyledi mi?» dedi. — «Hayır» dedim. — «O Ali'ydi» dedi
Hadis 937 — Sahih Muslim 4:99
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ رَافِعٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، قَالَ قَالَ الزُّهْرِيُّ وَأَخْبَرَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ، أَنَّ عَائِشَةَ، أَخْبَرَتْهُ قَالَتْ، أَوَّلُ مَا اشْتَكَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي بَيْتِ مَيْمُونَةَ فَاسْـتَأْذَنَ أَزْوَاجَهُ أَنْ يُمَرَّضَ فِي بَيْتِهَا وَأَذِنَّ لَهُ - قَالَتْ - فَخَرَجَ وَيَدٌ لَهُ عَلَى الْفَضْلِ بْنِ عَبَّاسٍ وَيَدٌ لَهُ عَلَى رَجُلٍ آخَرَ وَهُوَ يَخُطُّ بِرِجْلَيْهِ فِي الأَرْضِ ‏.‏ فَقَالَ عُبَيْدُ اللَّهِ فَحَدَّثْتُ بِهِ ابْنَ عَبَّاسٍ فَقَالَ أَتَدْرِي مَنِ الرَّجُلُ الَّذِي لَمْ تُسَمِّ عَائِشَةُ هُوَ عَلِيٌّ ‏.‏
Bize Muhammed b. Rafi' ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler.Lâfız ibni Rafi'indir. Dediler ki bize Abdürrezzak rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ma'mer haber verdi Dediki: Zührî: Bana da Ubeydullah b. Abdillah b. Utbe haber verdi, dedi. onada Âişe haber vermiş. ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ilk defa Meymune'nin evinde hastalandı da benim evimde bakılmak üzere zevcelerinden izin istedi, onlar da kendisine izin verdiler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir eli Fâdl b. Abbâs'ın, bir eli de başka bir zâtın üzerinde ayaklarını yerde sürüyerek çıktı». UbeyduIIah demiş ki: Ben Âişe'nin söylediklerini İbni Abbâs'a anlattım, İbnî Abbâs: «Âişe'nin ismini söylemediği zâtın kim olduğunu biliyor musun? O Ali'ydi» dedi
Hadis 938 — Sahih Muslim 4:100
حَدَّثَنِي عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ شُعَيْبِ بْنِ اللَّيْثِ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ جَدِّي، قَالَ حَدَّثَنِي عُقَيْلُ بْنُ خَالِدٍ، قَالَ ابْنُ شِهَابٍ أَخْبَرَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ بْنِ مَسْعُودٍ، أَنَّ عَائِشَةَ، زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ لَمَّا ثَقُلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَاشْتَدَّ بِهِ وَجَعُهُ اسْتَأْذَنَ أَزْوَاجَهُ أَنْ يُمَرَّضَ فِي بَيْتِي فَأَذِنَّ لَهُ فَخَرَجَ بَيْنَ رَجُلَيْنِ تَخُطُّ رِجْلاَهُ فِي الأَرْضِ بَيْنَ عَبَّاسِ بْنِ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ وَبَيْنَ رَجُلٍ آخَرَ ‏.‏ قَالَ عُبَيْدُ اللَّهِ فَأَخْبَرْتُ عَبْدَ اللَّهِ بِالَّذِي قَالَتْ عَائِشَةُ فَقَالَ لِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبَّاسٍ هَلْ تَدْرِي مَنِ الرَّجُلُ الآخَرُ الَّذِي لَمْ تُسَمِّ عَائِشَةُ قَالَ قُلْتُ لاَ ‏.‏ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ هُوَ عَلِيٌّ ‏.‏
Bana Abdülmelik b. Şuayb b. Leys rivayet etti. (Dediki): Bana babam dedemden rivayet etti. Demiş ki, bana Ukayl b. Hâlid rivayet etti. (Dediki): İbni Şihâb şunu söyledi: Bana Ubeydullah b. Abdillah b. Utbetü'bnü Mes'ud haber verdi ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in zevcesi Aişe şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hastalığı ağırlaşıp elemi şiddetlenince benim evimde bakılmak için zevcelerinden izin istedi. Onlar da kendisine izin verdiler. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki kişi arasında (yani) Abbâs b. Abdülmuttalib ile başka birinin arasında, ayakları yerde sürünerek çıktı...» UbeyduIIah demiş ki; Âişe'nin söylediklerini Abdullah'a haber verdim, Abdullah b. Abbâs bana: — Âişe'nin ismini söylemediği diğer zât'ın kim olduğunu bilir misin? dedi. — «Hayır, dedim. İbni Abbâs: «O Ali'ydi» dedi
Hadis 939 — Sahih Muslim 4:101
حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ شُعَيْبِ بْنِ اللَّيْثِ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ جَدِّي، حَدَّثَنِي عُقَيْلُ بْنُ خَالِدٍ، قَالَ قَالَ ابْنُ شِهَابٍ أَخْبَرَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ بْنِ مَسْعُودٍ، أَنَّ عَائِشَةَ، زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ لَقَدْ رَاجَعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي ذَلِكَ وَمَا حَمَلَنِي عَلَى كَثْرَةِ مُرَاجَعَتِهِ إِلاَّ أَنَّهُ لَمْ يَقَعْ فِي قَلْبِي أَنْ يُحِبَّ النَّاسُ بَعْدَهُ رَجُلاً قَامَ مَقَامَهُ أَبَدًا وَإِلاَّ أَنِّي كُنْتُ أَرَى أَنَّهُ لَنْ يَقُومَ مَقَامَهُ أَحَدٌ إِلاَّ تَشَاءَمَ النَّاسُ بِهِ فَأَرَدْتُ أَنْ يَعْدِلَ ذَلِكَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ أَبِي بَكْرٍ ‏.‏
Bize Abdülmelik b. Şüayb b. Leys rivayet etti. (Dediki): Bana babam, dedemden rivayet etti. (Demiş ki): Bana Ukayl b. Hâlid rivayet etti. Dediki: İbni Şîhâb şunu söyledi: Bana Ubeydullah b. Abdillah b. Utbetü'bnü Mes'ud haber verdi ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Aişe şöyle demiş: — «Vallahi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bu hususta Ebu Bekir'in imam olmaması hususunda müracaatta bulundum. Beni ona çok müracâata sevk eden yegâne sebeb, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in makamına geçecek kimseyi halkın ebediyen sevebileceğini havsalamın kabul etmemesi ve onun yerine geçen zâtı halkın uğursuz sayacakları fikrinde olmamdır. İşte bunun için ben Resulullah (Sallallahu Ateyhî ve Sellem)'in Ebu Bekir'den vazgeçmesini istedim.»
Hadis 940 — Sahih Muslim 4:102
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ رَافِعٍ - قَالَ عَبْدٌ أَخْبَرَنَا وَقَالَ ابْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، - أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، قَالَ الزُّهْرِيُّ وَأَخْبَرَنِي حَمْزَةُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ لَمَّا دَخَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَيْتِي قَالَ ‏"‏ مُرُوا أَبَا بَكْرٍ فَلْيُصَلِّ بِالنَّاسِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أَبَا بَكْرٍ رَجُلٌ رَقِيقٌ إِذَا قَرَأَ الْقُرْآنَ لاَ يَمْلِكُ دَمْعَهُ فَلَوْ أَمَرْتَ غَيْرَ أَبِي بَكْرٍ ‏.‏ قَالَتْ وَاللَّهِ مَا بِي إِلاَّ كَرَاهِيَةُ أَنْ يَتَشَاءَمَ النَّاسُ بِأَوَّلِ مَنْ يَقُومُ فِي مَقَامِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ فَرَاجَعْتُهُ مَرَّتَيْنِ أَوْ ثَلاَثًا فَقَالَ ‏"‏ لِيُصَلِّ بِالنَّاسِ أَبُو بَكْرٍ فَإِنَّكُنَّ صَوَاحِبُ يُوسُفَ ‏"‏ ‏.‏
Bize Muhammed b. Rafı İle Abd b. Humeyd rivayet ettiler. Lâfız İbni Râ'fi'indir. Abd: Bize haber verdi, tâbirini kullandı. İbni Râ'fi' ise: Bize Abdürrezzâk rivayet etti, dedi. Abdürrezzâk: Bize Ma'mer haber verdi, demiş. Zühri' demiş ki: Bana da Hamzetü'bnü Abdillah b. Ömer, Âişe'den naklen haber verdi. Aişe şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim evime girdiği vakit; «Ebu Bekir'e emredin de cemaata namaz kıldırıversin.» buyurdular. Bunun üzerine ben: Yâ Resulullah, şüphesiz ki Ebu Bekir yumuşak kalpli bîr zâttır. Kur'ân okuduğu vakit göz yaşını tutamaz, onun için sen Ebu Bekir'den başkasına emretsen iyi olur, dedim. Vallahi içimde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yerine geçecek ilk zât île halkın teşe'üm etmeleri endişesinden başka bir şey yoktu. Bu sebeple kendisine iki veya üç defa müracâat ettim. Neticede Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Cemaata Ebu Bekir namaz kıldırsın! Hiç şüphe yokki sizler Yusuf'un zamanındaki kadınlar gibisiniz.» buyurdular
Hadis 941 — Sahih Muslim 4:103
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، وَوَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالَ أَخْبَرَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ لَمَّا ثَقُلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَاءَ بِلاَلٌ يُؤْذِنُهُ بِالصَّلاَةِ فَقَالَ ‏"‏ مُرُوا أَبَا بَكْرٍ فَلْيُصَلِّ بِالنَّاسِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أَبَا بَكْرٍ رَجُلٌ أَسِيفٌ إِنَّهُ مَتَى يَقُمْ مَقَامَكَ لاَ يُسْمِعِ النَّاسَ فَلَوْ أَمَرْتَ عُمَرَ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ مُرُوا أَبَا بَكْرٍ فَلْيُصَلِّ بِالنَّاسِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ فَقُلْتُ لِحَفْصَةَ قُولِي لَهُ إِنَّ أَبَا بَكْرٍ رَجُلٌ أَسِيفٌ وَإِنَّهُ مَتَى يَقُمْ مَقَامَكَ لاَ يُسْمِعِ النَّاسَ فَلَوْ أَمَرْتَ عُمَرَ ‏.‏ فَقَالَتْ لَهُ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِنَّكُنَّ لأَنْتُنَّ صَوَاحِبُ يُوسُفَ ‏.‏ مُرُوا أَبَا بَكْرٍ فَلْيُصَلِّ بِالنَّاسِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ فَأَمَرُوا أَبَا بَكْرٍ يُصَلِّي بِالنَّاسِ - قَالَتْ - فَلَمَّا دَخَلَ فِي الصَّلاَةِ وَجَدَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ نَفْسِهِ خِفَّةً فَقَامَ يُهَادَى بَيْنَ رَجُلَيْنِ وَرِجْلاَهُ تَخُطَّانِ فِي الأَرْضِ - قَالَتْ - فَلَمَّا دَخَلَ الْمَسْجِدَ سَمِعَ أَبُو بَكْرٍ حِسَّهُ ذَهَبَ يَتَأَخَّرُ فَأَوْمَأَ إِلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قُمْ مَكَانَكَ ‏.‏ فَجَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى جَلَسَ عَنْ يَسَارِ أَبِي بَكْرٍ - قَالَتْ - فَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي بِالنَّاسِ جَالِسًا وَأَبُو بَكْرٍ قَائِمًا يَقْتَدِي أَبُو بَكْرٍ بِصَلاَةِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَيَقْتَدِي النَّاسُ بِصَلاَةِ أَبِي بَكْرٍ ‏.‏
Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Muaviye ile Veki' rivayet ettiler. H. Bize Yahya b. Yahya dahî rivayet etti. Lâfız onundur. Dediki, bize Ebu Muâviye A'meş'den, o da İbrahim'den, o da Esved'den, o da Âişe'den naklen haber verdi. Âişe şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hastalığı ağırlaştığı zaman, namaz vaktinin geldiğini kendisine haber vermek için Bilâl geldi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : Ebu Bekir'e emredin de cemâaata namaz kıldırsın» buyurdular. Ben: Yâ Resulullah, gerçekten Ebu Bekir yufka yürekli bir zâttır. Senin yerine geçtiği vakit cemaata işittiremez. Binâenaleyh sen Ömer'e emretmelisin! dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine: «Siz Ebu Bekir'e emredinde cemaata namazı kıldırıversin.» buyurdular. Bunun üzerine Hafsa'ya: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e söyle, de ki; Ebu Bekir yufka yürekli bir adamdır; Senin makamına geçtiği vakit cemaata işittiremez. Sen Ömer'e emretmelisin» dedim. Hafsa bunları Ona söyledi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Hiç şüphe yokki sizler Yusuf (A.S.) zamanının kadınlarısınız Ebu Bekir'e emredinde cemaata namazı kıldırsın» buyurdular. Artık Ebu Bekir'e emrettiler, o da cemaata namazı kıldırdı. O namaza girince Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'de kendinde bir hafiflik hissetti ve iki kişi arasında ayağa kalktı. Ayakları yerde sürünüyordu. Mescide girdiği vakit Ebu Bekir onun ayak sesini işiterek geri çekilmeye davrandı, fakat Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona yerinde dur, diye işaret etti. Müteakiben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ilerleyerek Ebu Bekir'in sağ tarafına oturdu. Artık Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cemaatta oturduğu yerden namaz kıldırıyor. Ebu Bekir de ayakta duruyordu. Ebu Bekir, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in namazına uyuyor, cemâat da Ebu Bekir'in namazına uyuyorlardı
Hadis 942 — Sahih Muslim 4:104
حَدَّثَنَا مِنْجَابُ بْنُ الْحَارِثِ التَّمِيمِيُّ، أَخْبَرَنَا ابْنُ مُسْهِرٍ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، كِلاَهُمَا عَنِ الأَعْمَشِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ وَفِي حَدِيثِهِمَا لَمَّا مَرِضَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَرَضَهُ الَّذِي تُوُفِّيَ فِيهِ ‏.‏ وَفِي حَدِيثِ ابْنِ مُسْهِرٍ فَأُتِيَ بِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى أُجْلِسَ إِلَى جَنْبِهِ وَكَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي بِالنَّاسِ وَأَبُو بَكْرٍ يُسْمِعُهُمُ التَّكْبِيرَ ‏.‏ وَفِي حَدِيثِ عِيسَى فَجَلَسَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي وَأَبُو بَكْرٍ إِلَى جَنْبِهِ وَأَبُو بَكْرٍ يُسْمِعُ النَّاسَ ‏.‏
Bize Mincâb b. Haris et-Temî'mi rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Müshîr haber verdi. H. Bize İshâk b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize İsa b. Yunus haber verdi. Bunların ikisi de Â'meş'den bu isnadla bu hadisin mislini rivayet etmişlerdir. Onların hadîslerinde: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat ettiği hastalığına tutulduğu zaman...» ibaresi de vardır. İbni Müshir hadîsinde: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i getirdiler ve Ebu Bekir'in yanıbaşında oturttular. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cemaata namazı kıldırıyor, Ebu Bekir de onlara tekbiri işittiriyordu.» denilmektedir. İsa'nın hadisinde dahî: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) oturarak namaz kıldırıyor. Ebu Bekir de yanıbaşında bulunuyordu. Ebu Bekir cemaata (Tekbîrleri) duyuruyordu.» ibaresi vardır
Hadis 943 — Sahih Muslim 4:105
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، عَنْ هِشَامٍ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، - وَأَلْفَاظُهُمْ مُتَقَارِبَةٌ - قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي قَالَ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ أَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَبَا بَكْرٍ أَنْ يُصَلِّيَ بِالنَّاسِ فِي مَرَضِهِ فَكَانَ يُصَلِّي بِهِمْ ‏.‏ قَالَ عُرْوَةُ فَوَجَدَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ نَفْسِهِ خِفَّةً فَخَرَجَ وَإِذَا أَبُو بَكْرٍ يَؤُمُّ النَّاسَ فَلَمَّا رَآهُ أَبُو بَكْرٍ اسْتَأْخَرَ فَأَشَارَ إِلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَىْ كَمَا أَنْتَ فَجَلَسَ رَسُولُ اللَّهِ حِذَاءَ أَبِي بَكْرٍ إِلَى جَنْبِهِ ‏.‏ فَكَانَ أَبُو بَكْرٍ يُصَلِّي بِصَلاَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَالنَّاسُ يُصَلُّونَ بِصَلاَةِ أَبِي بَكْرٍ ‏.‏
Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe ile Ebu Kureyb rivayet ettiler. Dediler ki: Bize İbni Nümeyr, Hişâm'dan naklen rivayet etti. H. Bize İbni Nümeyr de rivayet etti. Lâfızları birbirine yakındır. Dediki: Bize babam rivayet etti. Dediki: Bize Hişâm babasından, o da Aişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hastalığında cemaata namaz kıldırmasını Ebu Bekir'e emretti. Artık cemâaata namazı o kıldırıyordu.» Urve demiş ki: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendinde bir parça hafiflik hissederek çıktı. Bir de baktık ki, Ebu Bekir cemaata imam olmuş. Ebu Bekir onu görünce geri çekilmek istedi. Fakat Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona olduğun gibi dur, diye işaret etti Sonra Resulullah Ebu Bekir'in yanıbaşına onun hizasına oturdu. Artık Ebu Bekir, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in namazına, cemâat ta Ebu Bekir'in namazına uyarak kılıyorlardı. İzah için buraya tıklayın
← Önceki Koleksiyona dön Sonraki →

Sadece Sahih ve Hasan derecesindeki hadisler gösterilir.