أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ سِمَاكٍ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ بَعْضَ، أَزْوَاجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم اغْتَسَلَتْ مِنَ الْجَنَابَةِ فَتَوَضَّأَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِفَضْلِهَا فَذَكَرَتْ ذَلِكَ لَهُ فَقَالَ " إِنَّ الْمَاءَ لاَ يُنَجِّسُهُ شَىْءٌ " .
İbn Abbâs (radıyallahü anh)’tan naklediliyor: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in hanımlarından bir kısmı cünüplükten dolayı guslederlerdi. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’de onlardan arta kalan su ile abdest alırdı. O suyun kendi gusüllerinden artan su olduğunu bildirdiklerinde Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: temizdir, onu hiçbir kullanan kimsenin durumu pislemez.) (Ebû Dâvûd, Tahara: 35; Tirmizî, Tahara:)
Ebû Said el Hudrî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e şöyle denildi: Allah’ın Rasûlü! Budaa kuyusunun suyu ile abdest alabilir miyiz?) Bu kuyu içersine seller ve rüzgarlar köpek leşlerini, hayız bezlerini ve çöpleri çukurda olduğu için bu kuyuya getirirlerdi. Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: temizdir, hiçbir şey suyu pislemez.) (Tirmizî, Tahara: 50; Ebû Dâvûd, Tahara:)
Ebû Said el Hudrî (radıyallahü anh) babasından naklediyor ve şöyle diyor: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e uğradım, Budaa kuyusundan abdest alıyordu. Ben de buradan abdest mi alıyorsunuz? Halbuki bu kuyuya hoş olmayan pislikler düşebiliyor dedim. Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: hiçbir şey pislemez.) (Tirmizî, Tahara: 50; Ebû Dâvûd, Tahara:)
Abdullah b. Ömer (radıyallahü anh) babasından naklediyor ve diyor ki: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e suyun durumundan ve suya uğrayan değişik hayvanların içmelerinden soruldu, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de şöyle buyurdu: iki kulle olduğu zaman pislik tutmaz.) (Tirmizî, Tahara: 50; İbn Mâce, Tahara:)
Hadis 329 — Sunan an Nasai 2:5
SahihSahihSahih
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ أَعْرَابِيًّا، بَالَ فِي الْمَسْجِدِ فَقَامَ إِلَيْهِ بَعْضُ الْقَوْمِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ تُزْرِمُوهُ " . فَلَمَّا فَرَغَ دَعَا بِدَلْوٍ مِنْ مَاءٍ فَصَبَّهُ عَلَيْهِ .
Enes (radıyallahü anh)’den rivâyete göre: Bir bedevî mescide idrarını yaptı ashâbtan bazıları o kimseye müdahale etmek istediler. Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): ona) buyurdu. Bedevi işini bitirince Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), bir kova su getirtip idrar yapılan yerin üzerine döktü. (Buhârî, Vudu’’: 61; Dârimi, Tahara:)
Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bedevinin biri kalkıp mescide idrarını yaptı. Bir kısım sahabeler bedeviyi linç etmek istediler. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) onlara: onu, idrarının üzerine bir kova su dökün, çünkü sizler zorlaştırıcı olarak değil kolaylaştırıcı olarak gönderildiniz) buyurdu. (Buhârî, Vudu’’: 61; Dârimi, Tahara:)
Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle diyor: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştu: “Hiçbir kimse cünüp iken durgun suda yıkanmasın.” (Buhârî, Vudu’: 73; Tirmizî, Tahara:)
Hadis 332 — Sunan an Nasai 2:8
SahihSahihSahih
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ صَفْوَانَ بْنِ سُلَيْمٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ سَلَمَةَ، أَنَّ الْمُغِيرَةَ بْنَ أَبِي بُرْدَةَ، أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ سَأَلَ رَجُلٌ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّا نَرْكَبُ الْبَحْرَ وَنَحْمِلُ مَعَنَا الْقَلِيلَ مِنَ الْمَاءِ فَإِنْ تَوَضَّأْنَا بِهِ عَطِشْنَا أَفَنَتَوَضَّأُ مِنْ مَاءِ الْبَحْرِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " هُوَ الطَّهُورُ مَاؤُهُ الْحِلُّ مَيْتَتُهُ " .
Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir adam Rasûlullah (s.a.v)’e şöyle sordu: “Ey Allah’ın Rasûlü! Deniz yolculuğu yaptığımızda yanımızda az su bulunduruyoruz. O su ile abdest alsak susuz kalacağız dolayısı ile deniz suyundan abdest alabilir miyiz?” Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v): “Denizin suyu temiz ölüsü de helaldir” buyurdular. (Dârimi, Tahara: 53; Tirmizî, Tahara:)
Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle diyor: Rasûlullah (s.a.v) şöyle dua ederdi: “Allah’ım, dolu ve kar suyu ile günahlarımı yıka. Beyaz elbiseyi kirden arındırdığın gibi kalbimi de günahlardan temizle.” (Buhârî, Deavat: 39; İbn Mâce, Dua:)
Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle dua ederdi: “Allah’ım hata ve günahlarımı kar, su ve dolu suyu ile temizle, yıka.” (İbn Mâce, Dua: 3; Buhârî, Salat:)