Berâ b. Âzib (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.), rükû’ dan ve secdeden doğrulduğu anda dimdik duruma gelirdi.” Diğer tahric edenler: Müslim, Salat; Nesâî, İftitah Tirmîzî: Bu konuda Enes’den de hadis rivâyet edilmiştir
Muhammed b. Beşşâr bu (279 nolu) hadisin bir benzerini rivâyet etmiştir. Tirmîzî: Berâ hadisi hasen sahihtir. İlim adamları, uygulamalarını bu hadis-i şerife göre yapmışlardır
Bera’ (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.) ile beraber namaz kıldığımızda, O rükû’ dan başını kaldırıp secdeye gidinceye kadar hiçbirimiz belimizi eğmezdik o secdeye varınca bizde secde ederdik.” Diğer tahric edenler: Müslim, Salat; Darimî, Salat Bu konuda Enes, Muaviye, Sahib-ül Cüyûş lakabıyla anılan, İbn Mes’ade ve Ebû Hureyre’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Berâ’nın hadisi hasen sahihtir. İlim adamları bu hadise göre amel ederler ve derler ki: imâmın arkasındaki cemaat imâma her yönden uyacaklardır. imâm rükû’a gidince rükû’a varacaklar kalkınca onlarda kalkacaklardır. Bu konuda ayrı düşünen yokur
Ali (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle demiştir: “Ya Ali kendim için sevdiğimi; senin için de severim, kendim için hoşlanmadığım bir şeyi; senin için de hoşlanmam öyleyse iki secde arasında topuklarını yayıp kalçanın üzerine oturma!” Kütüb-i sitte’den diğer tahric eden: İbn Mâce, İkame Tirmîzî: Bu hadisi sadece Ebû İshâk’ın, Hâris’den gelen bu şekliyle bilmekteyiz. Bazı ilim adamları hadisi rivâyet eden tek gözlü olan Hâris’in zayıf olduğunu kaydetmişlerdir. Pek çok ilim adamı da bu hadisle amel ederek topukları dikerek oturmayı hoş görmemişlerdir. Yine bu konuda Âişe, Enes ve Ebû Hureyre’den de hadis rivâyet edilmiştir
Ebû’z Zübeyr (r.a.)’den rivâyete göre, o Tavûs’dan şöyle işitmiştir: İbn Abbâs (r.a.)’ya: “Topukları dikerek oturmanın hükmünü sorduk.” “Sünnettir” dedi. “Kişiye veya ayağına zahmet verir görüşündeyiz” dedik. “O, Peygamber (s.a.v.)’in sünnetidir” dedi. Diğer tahric edenler: İbn Mâce, İkame; Müslim, Salat Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Bazı ilim adamları uygulamalarını bu hadisle yapmakta olup, ayakları dikerek oturmakta bir sakınca görmemektedirler. Mekkeli bazı alim ve fıkıhçılar da bu görüştedirler. İlim adamlarının çoğu ise iki secde arasında ayakları dikerek oturmayı hoş karşılamamışlardır
İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah (s.a.v.), iki secde arasında: “Allahümmâğfirli verhamnî vecburnî vehdinî verzuknî” (Ey Allah’ım beni bağışla bana acı bana afiyet ver beni doğru yoluna hidayet et ve beni dünyada ve ahirette hayırlı rızıklarla rızıklandır) derdi. Diğer tahric edenler: Müslim, Salat; İbn Mâce: İkame izah 285 te
Hasan b. Ali el Hallâl (Hulvanî), Yezîd b. Harun, Zeyd b. Hubab, Kamil Ebûl A’lâ’dan da bu (284 nolu) hadisin bir benzeri rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Bu hadis garibtir. Aynı şekilde, Ali (r.a.)’den de böylece rivâyet edilmiştir. İmâm-ı Şâfii, Ahmed ve İshâk farz ve nafile tüm namazlarda bu duanın okunmasını caiz görmüşlerdir. Kimi ilim adamları ise bu hadisi Kamil ve Ebûl A’lâ’dan mürsel olarak rivâyet etmişlerdir
Hadis 286 — Jami At Tirmidhi 2:138
ZayıfZayıfZayıf
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، عَنْ سُمَىٍّ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ اشْتَكَى بَعْضُ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مَشَقَّةَ السُّجُودِ عَلَيْهِمْ إِذَا تَفَرَّجُوا فَقَالَ " اسْتَعِينُوا بِالرُّكَبِ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ غَرِيبٌ لاَ نَعْرِفُهُ مِنْ حَدِيثِ أَبِي صَالِحٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم إِلاَّ مِنْ هَذَا الْوَجْهِ مِنْ حَدِيثِ اللَّيْثِ عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ . وَقَدْ رَوَى هَذَا الْحَدِيثَ سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ وَغَيْرُ وَاحِدٍ عَنْ سُمَىٍّ عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ أَبِي عَيَّاشٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم نَحْوَ هَذَا . وَكَأَنَّ رِوَايَةَ هَؤُلاَءِ أَصَحُّ مِنْ رِوَايَةِ اللَّيْثِ .
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.)’in ashabı secdede elleri yanlardan, karnı, dizlerden aralamanın zorluk vereceğinden şikayet ettiler de “Dirsekleri dizlere dayamakla rahatlayın” buyurdular. Diğer tahric edenler: Dârimî, Salat; İbn Mâce: İkame Tirmîzî: Bu hadis garibtir. Bu hadisi sadece Ebû Salih’in, Ebû Hureyre’den rivâyetiyle bilmekteyiz Leys ve İbn Aclan da hadisin râvîlerindendir
Mâlik b. Hüveyris el Leysî (r.a.)’den rivâyet edildiğine göre: “Mâlik, Rasûlullah (s.a.v.)’i namaz kılarken gördü. Namazın tek rek’atlarında istirahat oturması denilen oturmayı yapmadan kıyama kalkmazdı.” Diğer tahric: Nesai, İftitah Tirmîzî: Mâlik b. Hüveyris’in hadisi hasen sahihtir. Bir kısım ilim adamları bu hadisle amel ederler. İshâk ve bazı arkadaşlarımızın görüşü de böyledir. Mâlik’in künyesi Ebû Süleyman’dır
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyet edildiğine şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.) secdelerden kalkarken ayaklarının sırtı yere değmeksizin kalkardı.” Kütüb-i sitte’den Tirmîzî rivâyet etmiştir. Tirmîzî: İlim adamlarının ameli bu hadis üzere olup, birinci ve üçüncü rek’atlarda ayakların üstü yere değdirilmeksizin ayağa kalkmaya tercih etmişlerdir. Hâlid b. İyas, Muhaddisler tarafından zayıf kabul edilir. Kendisine Hâlid b. İyas’da denilir. Tev’eme’nin azatlısı Salih’e, Salih b. ebi Salih denilir. Ebû Salih’in ismi Nebhan olup Medînelidir