Nafi’den: Abdullah b. Ömer, oruçlu iken öpüşmeyi ve oynaşmayı yasakladı
Hadis 652 — Muwatta Malik 18:23
Sahih
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ بْنِ مَسْعُودٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَرَجَ إِلَى مَكَّةَ عَامَ الْفَتْحِ فِي رَمَضَانَ فَصَامَ حَتَّى بَلَغَ الْكَدِيدَ ثُمَّ أَفْطَرَ فَأَفْطَرَ النَّاسُ وَكَانُوا يَأْخُذُونَ بِالأَحْدَثِ فَالأَحْدَثِ مِنْ أَمْرِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم .
Abdullah b. Abbas'tan: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke'nin fethedildiği sene Ramazanda Mekke'ye gitmek üzere yola çıktı. Medinn'yo yodi, Mekke'ye üç konak mesafedeki Kedîd'e gelince orucunu bozdu. Bunun üzerine seferdeki bütün müslümanlaı: oruçlarını bozdular. Çünkü ashab Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in her emrini yerine getiriyorlardı. Diğer tahric: Buhari, savm; Muslim, Sıyam
Hadis 653 — Muwatta Malik 18:24
Sahih
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ سُمَىٍّ، مَوْلَى أَبِي بَكْرِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ بَعْضِ، أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَمَرَ النَّاسَ فِي سَفَرِهِ عَامَ الْفَتْحِ بِالْفِطْرِ وَقَالَ " تَقَوَّوْا لِعَدُوِّكُمْ " . وَصَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قَالَ أَبُو بَكْرٍ قَالَ الَّذِي حَدَّثَنِي لَقَدْ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالْعَرْجِ يَصُبُّ الْمَاءَ عَلَى رَأْسِهِ مِنَ الْعَطَشِ أَوْ مِنَ الْحَرِّ ثُمَّ قِيلَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ طَائِفَةً مِنَ النَّاسِ قَدْ صَامُوا حِينَ صُمْتَ - قَالَ - فَلَمَّا كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالْكَدِيدِ دَعَا بِقَدَحٍ فَشَرِبَ فَأَفْطَرَ النَّاسُ .
Ebu Bekir b. Abdurrahman (r.a.}'dan nakledilmiştir: "Ashabtan bazıları şöyle demişlerdir: "Rasuluilah Sallallahu Aleyhi ve Sellem fetih senesi ashabına oruçlarını bozmalarını emrederek: "Düşmanlarınıza karşı kuwetlenin buyurdu ve kendisi oruç tutmaya devam etti. Ebu Bekir dedi ki: "Bana anlatan şöyle dedi: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'ın Arc denilen yerde sıcaktan dolayı veya susuzluktan dolayı başına su döktüğünü gördüm ve kendisine: "Ey Allah'ın Rasulü! bazı kimselerle birlikte oruç tutmaya devam ediyoruz" denildi. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de Kedid denilen yere gelince bir kap istedi ve su içti. Bunun üzerine herkes orucunu bozdu." Diğer tahric: Müslim, Sıyam
Hadis 654 — Muwatta Malik 18:25
Sahih
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ حُمَيْدٍ الطَّوِيلِ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّهُ قَالَ سَافَرْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي رَمَضَانَ فَلَمْ يَعِبِ الصَّائِمُ عَلَى الْمُفْطِرِ وَلاَ الْمُفْطِرُ عَلَى الصَّائِمِ .
Enes b. Malik (r.a.)'den rivayete göre, şöyle demiştir: "Ramazanda Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte bir yolculuğa çıkmıştık. Oruç tutanlar tutmayanları tutmayanlar da tutanları kınamadı. " Diğer tahric: Buharı, Savm
Hadis 655 — Muwatta Malik 18:26
Sahih
وَحَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ حَمْزَةَ بْنَ عَمْرٍو الأَسْلَمِيَّ، قَالَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي رَجُلٌ أَصُومُ أَفَأَصُومُ فِي السَّفَرِ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنْ شِئْتَ فَصُمْ وَإِنْ شِئْتَ فَأَفْطِرْ " .
Hamza b. Amr el Eslemi (r.a.), Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: "Ey Allah'ın Rasulü! Ben oruç tutan biriyim, yolculukta da oruç tutabilir miyim? diye sordu. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de: "Dilersen tut, dilersen tutma" buyurdu. Diğer tahric: Buhari, Savm; Müslim, Sıyam
Hişam b. Urve (r.a.) babasından naklediyor, Urve Ramazan ayında sefere çıkardı biz de beraberinde çıkardık. Urve oruç tutar, biz tutmazdık. Bize oruç tutun diye de emretmezdi. (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'ında geçmektedir)
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَجُلاً، أَفْطَرَ فِي رَمَضَانَ فَأَمَرَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يُكَفِّرَ بِعِتْقِ رَقَبَةٍ أَوْ صِيَامِ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ أَوْ إِطْعَامِ سِتِّينَ مِسْكِينًا . فَقَالَ لاَ أَجِدُ . فَأُتِيَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِعَرَقِ تَمْرٍ . فَقَالَ " خُذْ هَذَا فَتَصَدَّقْ بِهِ " . فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا أَحَدٌ أَحْوَجَ مِنِّي . فَضَحِكَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى بَدَتْ أَنْيَابُهُ ثُمَّ قَالَ " كُلْهُ " .
Ebu Hureyre'den: Adamın biri Ramazanda orucunu bozmuştu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona ya bir köle azad ederek, ya iki ay devamlı oruç tutarak, ya da altmış fakiri doyurarak kefaret vermesini emretti. Adam: «Bulamam.» deyince Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir sele hurma getirilmişti: «Al bunu tasadduk et.» buyurdu. Adam: «Ya Resulallah! Benden daha muhtaç kimse yok.» deyince Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yan dişleri görülecek şekilde güldü ve: « Onu ye!» buyurdu Diğer tahric: Buhari: (4/163), Müslim 2/781 (1111), Ebu Davud (2390) ve Ahmed (10360...) rivayet ettiler