İbni Ömer (r.a.), şöyle demiştir: “Bir gün Hafsa (r.anha)’nın evinin damına çıkmıştım, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i yüzü Şam tarafına arkası da Ka’be’ye dönük olarak def-i hacet yaparken gördüm.'' Diğer tahric: Buhari, Vudu’; Nesai, Tahara قال أبو عيسى هذا حديث حسن صحيح Tirmizi: Bu hadis hasen sahihtir
Abdurrahman b. Yezîd (radıyallahü anh) şöyle aktarıyor: “Selman’a sizin Peygamberiniz (sallallahü aleyhi ve sellem), size her şeyi hatta abdest bozmayı bile öğretti denildi de, Selman: “Evet” dedi, bizi büyük ve küçük abdest bozarken kıbleye doğru dönmekten, sağ el ile taharetlenmekten, taharetlenmeyi üç taştan az olarak yapmaktan, kemik ve tezekle taharetlenmekten de yasakladı.” (İbn Mâce, Tahara:16; Ebû Dâvûd, Tahara: 21) Bu konuda Âişe, Huzeyme b. Sabit, Câbir, Hallâd b. es Sâib ve babasından da hadis rivâyet edilmiştir. Selman’ın bu konudaki hadisi hasen sahihtir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabı ve ondan sonraki gelen alimlerin görüşü böyledir. Yani, su bulunmadığı hallerde taşla temizlenme yeterlidir ki, idrar ve dışkının izi kalmasın. Sevrî, İbn’ül Mübarek, Şâfii, Ahmed ve İshâk’ın görüşleri de böyledir
Abdullah İbn Mes’ûd (radıyallahü anh)’den rivâyete göre: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) tuvalet için çıkmıştı ki bana üç taş bul dedi. Bende iki taş ve bir tezek getirdim iki taşı aldı ve tezeği atarak bu pistir” buyurdu. (İbn Mâce,Tahara:16; Ebû Dâvûd, Tahara:21) Kays b. er Rabi’ bu hadisi Ebû İshâk Ebû Ubeyde ve Abdullah ibn Mes’ûd’dan, İsrail’in hadisinin benzeri olarak rivâyet etmiştir. Ma’mer; Ammâr b. Züreyk, Ebû İshâk, Alkame ve Abdullah b. Mes’ûd’dan rivâyet etmiştir. Züheyr; Ebû İshâk'tan, Abdurrahman b. Esved’den, O da babası Esved b. Yezîd yine Abdullah b. Mes’ûd kanalıyla rivâyet etmişlerdir. Zekeriya b. ebî Zaide, Ebû İshâk'tan, Abdurrahman b. Yezîd’den, Evsed b. Yezîd ve Abdullah b. Mes’ûd’tan rivâyet etmişlerdir. Bu hadiste yanılgı ve karışıklık vardır. Muhammed b. Beşşâr, Muhammed b. Cafer, Şu’be’den O da Amr b. Mürre diyor ki: Ebû Ubeyde'ye sordum. Abdullah İbn Mes’ûd’dan bir şeyler duydun mu? Hayır dedi. Abdullah b. Abdurrahman’a sordum bu konuda Ebû İshâk'tan yapılan rivâyetlerin hangisi daha sahihtir? Hiçbir şey demedi. Buhârî'ye sordum O da bir şey demedi herhalde Züheyr’in, Ebû İshâk'dan, Abdurrahman b. Esved, babasından ve Abdullah b. Mes’ûd’dan rivâyeti daha uygun bularak onu Sahih-i Buhârî kitabına koymuştur. Bana göre bu konuda en doğru rivâyet; İsrail ve Kays’ın, Ebû İshâk’dan, Ubeyde ve Abdullah İbn Mes’ûd rivâyetidir. Çünkü İsrail, Ebû İshâk hadisini daha iyi biliyor. Ebû Mûsâ, Muhammed b. Müsennâ’dan işittim diyordu ki: Abdurrahman b. Mehdî’den işittim diyordu ki: Ebû İshâk’ın, Sûfyân es Sevrî’den yaptığı rivâyetten her ne kaçırdımsa onu İsrail’den öğreneceğimi bildiğim içindir. Çünkü O, bu işi tam bilirdi. Züheyr’in, Ebû İshâk’tan rivâyeti pek sağlam olmayıp ondan işitmesi ömrünün son zamanlarında olmuştur. Ahmet b. Hasan et Tirmizî’den işittim, Ahmed b. Hanbel’in şöyle dediğini rivâyet etti. “Bir hadisi Zaide ve Züheyr’den işitmişsen başkalarından işitmediğine aldırma ancak Ebû İshâk’tan aktardıkları hadis hariç” Ebû İshâk’ın ismi: Amr b. Abdillah es Sebiî el Hemedânîdir. Abdullah İbn Mes’ûd’un oğlu Ebû Ubeyde babasından hadis işitmemiştir. Kendisi bu künyesiyle bilinir ismi bilinmemektedir
Abdullah b. Mes’ûd (radıyallahü anh)’den rivâyet edildiğine göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuşlardır: “Tezek ve kemikle taharetlenmeyin, çünkü o cin kardeşlerinizin azığıdır.” (Ebû Dâvûd, Tahara: 20; Nesâî, Tahara: 36) konuda, Ebû Hüreyre, Selman, Câbir ve İbn Ömer’den hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadisi İsmail b. İbrahim ve diğerleri Dâvûd b. ebî Hind’den, Şa’bi’den, Alkame'den ve Abdullah b. Mes’ûd’tan şöylece aktarmışlardır: ”Abdullah İbn Mes’ûd, cin gecesi Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraberdi…” Bu uzunca hadis hakkında Şa’bi diyor ki: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Tezek ve kemikle temizlenmeyin çünkü onlar cin kardeşlerinizin azığıdır.” Bu konudaki İsmail’in rivâyeti sanki Hafs b. Gıyas’ın rivâyetinden daha sahih görünmektedir. İlim ehli bu hadis’e göre amel etmektedir. Bu konuda ayrıca Câbir ve İbn Ömer’den de rivâyet vardır
Âişe (radıyallahü anha)’dan aktarıldığına göre, şöyle demiştir: “Kocalarınıza su ile temizlenmelerini söyleyin. Ben onlara, bunu anlatmaktan utanıyorum Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) su ile temizlenirdi.” (Müslim, Tahara: 21; Nesâî, Tahara: 41) konuda; Cerir b. Abdillah el Becelî, Enes ve Ebû Hüreyre’den de hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis hasen sahihtir. İlim sahipleri bu hadisle amel etmektedirler. Taşla temizlenme yeterli olmasına rağmen su ile temizlenme hoş görülmüş ve tercih edilmiştir. Sûfyân es Sevrî, İbn’ül Mübarek, Şâfii, Ahmet ibn Hanbel ve İshâk’ta bu görüştedirler
Hadis 20 — Jami At Tirmidhi 1:20
SahihSahihHasan SahihIsnaad Hasan
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ الثَّقَفِيُّ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرٍو، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنِ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ، قَالَ كُنْتُ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي سَفَرٍ فَأَتَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم حَاجَتَهُ فَأَبْعَدَ فِي الْمَذْهَبِ . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي قُرَادٍ وَأَبِي قَتَادَةَ وَجَابِرٍ وَيَحْيَى بْنِ عُبَيْدٍ عَنْ أَبِيهِ وَأَبِي مُوسَى وَابْنِ عَبَّاسٍ وَبِلاَلِ بْنِ الْحَارِثِ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَيُرْوَى عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ كَانَ يَرْتَادُ لِبَوْلِهِ مَكَانًا كَمَا يَرْتَادُ مَنْزِلاً . وَأَبُو سَلَمَةَ اسْمُهُ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ الزُّهْرِيُّ .
Muğîre b. Şu’be (radıyallahü anh) şöyle anlatmıştır: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte bir yolculukta idim, tuvalet ihtiyacını gidereceğinde insanlardan uzaklaşırdı.” (Nesâî, Tahara: 16; Ebû Dâvûd, Tahara: 1) konuda, Abdurrahman b. ebî Kurad, Ebû Katâde, Câbir, Yahya b. Ubeyd, babasından, Ebû Mûsâ, İbn Abbâs, Bilâl b. el Hâris’den de rivâyet edilmiştir. Bu hadis hasen sahihtir demiştir. Yine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den şöyle rivâyet edilmiştir: “O küçük abdestini yapmak için üzerine sıçramaması için uygun yer arardı.” Seleme’nin adı: Abdullah b. Abdurrahman b. Avf ez-Zührî’dir