حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ بُدَيْلٍ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ غِيَاثٍ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقْرَأُ فِي الْمَغْرِبِ {قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ} وَ {قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ} .
İbn-i Ömer (r.a.)'den şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), akşam namazında Kafirun ve İhlas (surelerini) okurdu
Hadis 834 — Sunan Ibn Majah 5:32
SahihSahihSahih - Bukhari And Muslim
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، أَنْبَأَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَامِرِ بْنِ زُرَارَةَ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ زَكَرِيَّا بْنِ أَبِي زَائِدَةَ، جَمِيعًا عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ ثَابِتٍ، عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ، أَنَّهُ صَلَّى مَعَ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ الْعِشَاءَ الآخِرَةَ قَالَ فَسَمِعْتُهُ يَقْرَأُ بِالتِّينِ وَالزَّيْتُونِ
Bera' bin A'zib (r.a.)'den rivayet edildiğine göre kendisi, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber (bir yolculukta) yatsı namazını kılmıştır ve : Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in, (o namazın bir rek'atinde} Tin (suresini) okuduğunu işittim, demiştir." Diğer tahric: Buhari, Müslim Tirmizi, Nesai ve Ebu Davud
Bera' hin A'zib (r.a.)'den rivayet edildiğine yöre yukarıdaki hadisin mislini söylemiş ve bu arada şunu da söylemiştir : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den güzel sesli yahut kıraatlı hiç bir insanı dinlemiş değilim. Diğer tahric: Buhari, Müslim Tirmizi, Nesai ve Ebu Davud
Hadis 836 — Sunan Ibn Majah 5:34
SahihSahihSahihSahih Muslim
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّ مُعَاذَ بْنَ جَبَلٍ، صَلَّى بِأَصْحَابِهِ الْعِشَاءَ فَطَوَّلَ عَلَيْهِمْ فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " اقْرَأْ بِالشَّمْسِ وَضُحَاهَا وَسَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الأَعْلَى وَاللَّيْلِ إِذَا يَغْشَى وَاقْرَأْ بِسْمِ رَبِّكَ " .
Cabir (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Muaz bin Cebel (r.a.) arkadaşlarına yatsı namazını kıldırdı da onlara namazı uzattı. (Durum, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve SellemJ'e iletilince) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sel-lem) (Muaz'a) : «(Halka imamlık ettiğin zaman) Şems, A'la, Leyi ve Alak sürelerini oku.» buyurmuştur." Diğer tahric: Buhari, Müsiim ve Nesai
Hadis 837 — Sunan Ibn Majah 5:35
SahihSahihSahih - Bukhari And Muslim
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، وَسَهْلُ بْنُ أَبِي سَهْلٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، قَالُوا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ مَحْمُودِ بْنِ الرَّبِيعِ، عَنْ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " لاَ صَلاَةَ لِمَنْ لَمْ يَقْرَأْ فِيهَا بِفَاتِحَةِ الْكِتَابِ " .
Ubade bin es-Sanıit (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Selleın) şöyle buyurdu, demiştir : «Namazda Fatiha (suresini) okumayan'ın hiç bir namazı yoktur.» Diğer tahric: Buhari, ezan; Müslim, salat; Tirmizî, mevakit, tefsir sure; Nesai, iftitah; Ebu Davud, salat, Darimî salat; Muvatta, nida; Ahmed b. Hanbel, II, 285, 290, 460, 487; V, 314, 316, AÇIKLAMA : Ebu Davud'un süneninin "Namazında Fatiha'yı terkeden habı»nda el-Menhel şöyle der: ''Hadisteki ''Namaz'' kelimesi, lügattaki manası olan duada kullanılmamış olup şer'i manası olan özel ibadette kullanılmıştır. Çünkü Şari-i Hakim ... kelimelerin lügat manalarını anlatmak için degil dini manalarını tanıtmak için gönderilmiştir. Bu nedenle onun sözleri daima ıstılahi manaya yorumlanır. Şu halde hadisin anlamı şudur: ''Namazda Fatiha suresini okumayanın şeriata uygun hiç bir namazı yoktur.. Yani Fatiha suresini okumadan kıldığı namaz, şer'an namaz anlamını taşımaz. Hal böyle olunca: Hadiste «Sıhhatli» veya «Yeterli» yahut "Mükemmel'' kelimesini takdir ederek meali şöyledir, diye bir yorum'a gerek yoktur . ''... okumayanın (sıhhatlı) hiç bir namazı... '' veya, ''... okumayanın (yeterli) hiç bir..'' yahut, ''... okumayanın (mükemmel) hiç bir... '' Faraza: ''Namaz yoktur'' denemezse, o zaman cümlenin hakiki manasına en yakın olan mecazi manası seçilir. Yani ''SıhhatlI '' veya, Yeterli .. kelimesi takdir edilir. Ve meal şöyle olur: ''Namnazda Fatiha (suresini) okumayanın (sıhhatlı) hiç bir namazı yoktur.'' veya: ''... okumayanın (yeterlil hiç..'' Hadıste "Mükemmel'' kelimesi takdir edilmekle hakiki manaya en uzak olan mecazi mana alınamaz. Çünkü daha yakın manayı almak mümkündür. Diger taraftan " ... sıhhatlı (veya) yeterli namaz yoktur.'' denilince ''... mükemmel namaz yoktur '' manası da ifade edilmiş olur. Fakat ''... mükemmel namaz yoktur ..'' denilirse " ... sıhhatlı namaz yoktur.'' manası ifade edilmiş olamaz. Zira bir namaz mükemmel olmamakla beraber sıhhatlı ve yeterli olabilir. Hadis; yukarıda anlatıldığı gibi namazda Fatiha okumayanın namazının şer'i bir namaz sayllamayacağına ve sahih olmadığına delildir. NAMAZDA FATİHA OKUMAK FARZ MI? 1- İbnü'l-Münzir'in nakline göre Ön er, Osman bin Ebi'l-As, İbn-i Abbas, Ebu Hureyre ve Ebu Said-i Hudri (r.a.) : ''Namazda Fatiha okumak farzdır, onun yerine başka sureler ve ayetler okumak kafi gelmez. Ancak onu okumaya gücü yetmeyenin, başka ayetler okuması caizdir.''demişlerdir, Sahabilerle tabiilerin ve onlardan sonra gelen alimlerin cumhurunun kavli budur, Malik, Şafii ve Ahmed bin Hanbel'in mezhebieri de budur. Şer'i namazın oluşması için Fatiha suresinin okunmasının gerekliligine delalet eden delillerden birisi de Darekutni'nin Ubade bin es-Samit (r.a.)'den rivayet ettiği şu hadistir: ''Namazda Fatiha okumayan adamın kıldığı namaz yeterli değildir.'' Darekutni bunun isnadının sahih oldugunu söylemiştir. Başka bir delil de İbn-i Huzeyme'nin, kendi sahihinde Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet ettiği şu hadistir. ''İçinde Fatiha okunmayan namaz yeterli değildir.'' 2- Hanefi alimlerine göre namazda Fatiha okumak farz değildir. Kur'an-ı Kerim'in her hangi bir ayetini okumak farzdır. Fatiha'yı okumak ise vacibtir. Onlar: Fatiha'nın okunmasının gerekliliği ahad hadisi ile sabittir. 'Ahad' hadisi ile sabit olan bir şey farz olmaz, vacib olur. Onsuz namaz sahihtir. Fakat Fatiha'yı terkeden kişi günah işlemiş olur, demişlerdir. Delilleri ise; .... ''Artık Kur'an'dan kolay geleni okuyun .'' [Müzemmil 20] ayetidir. Hanefi alimleri: Ayet, kolay olanın okunmasının istendiğini kesinlikle belirtiyor. Bunda bir muhayyerlik vardır. Yani namaz kılan kişi serbesttir. Kur'an-ı Kerim'in neresini okumak ona kolay geliyor isa orayı okuyabilir. Eğer Fatiha'yı okumak farz olsaydı, muhayyerlik hükmünün mensuh olması gerekecekti. Halbuki kat'i delil olan mezkur ayet zanni delil olan ahad hadisi ile mensuh olmaz, demişlerdir. Onların bir delili de Buhari ve Müsliın'in Ebu Hureyre (r.a.)'den merfu' olarak rivayet ettikleri ve namazı hatalı kılan zata Nebi (s.a.v.)'in namaz tarifine ait hadisinde şöyle buyurulmuş olan ifadedir: .........''... sonra Kur'an belleyip okuyabildigini oku...'' Bu ayeti delil gösteren Hanefi alimleri: Hürmet bakımından Kur'an'ın bütün sureleri eşittir. Nitekim cünüb adam hiç bir ayetini okuyamaz. Abdestsiz kimse mushafın hiç bir yerini elleyemez, demişlerdir. Onlara göre hadisten maksad, Fatiha okumayanın namazının sahih olmadığı değil, mükemmel olmadığını bildirmektir. CUMHUR'UN HANEFİ ALİMLERİNE CEVABI .........[Müzemmil 20] ayeti farz namazdaki kıraat miktarı hakkında değil, gece namazı hakkındadır. Yani geceleyin kolayınıza gelen namazı kılınız. ''kat'i delil, zanni delil ile mensuh olmaz. Halbuki eğer Fatiha'yı okumak farzdır, dense, ayetle getirilmiş olan muhayyerlik mensuh olur.'' şeklindeki gerekçeye gelince bu da varid değildir. Çünkü nesih durumu yoktur. Itlak ve takyid vardır. Yani ayet mutlaktır. Hadis onu takyid etmiş olur. İbham ve tefsir kabilindendir, demek de mümkündür. Namazını hatalı kılan zat'a Nebi (s.a.v.)'in; emri mücmel olup, Fatiha'nın okunmasını emreden hadislerle açıklanmıştır. Üstelik, Ebu Davud, Ahmed bin Hanbel ve İbn-i Hibban'ın rivayetlerinde Peygamber (s.a.v.)'in o adama: ... "Sonra Ümmü'l-Kur'an'ı oku'' buyurduğu bildirilmiştir. Kur'an surelerinin hürmet bakımından eşit olması namazda okunmalarının yeterliliği yönünden de eşit olmasını gerektirmez. Kaldı ki Fatiha'nın okunmasının gerekliliği sahih hadislerle sabittir. Hadisteki: ''....namazı yoktur.'' cümlesindeki olumsuzluğun namaz'ın mükemmelliğine ait olmayıp namazın aslına ve sıhhatına ait olduğu hususu yukarıda anlatılmıştır. EI-Menhel yazarı, ''Namazında kıraati terkedenin babı'' nda eumhurun görüşünü ve Hanefi alimlerinin görüşünü yukarıda anlattığım şekilde naklettikten sonra şöyle der: ''Yukarıda verilen malumat'tan bilmiş oldun ki Fatiha suresini okumanın namazın rükünlerinden sayılması ve onsuz kılınan namazın sahih olmaması kavli kuvvetlidir. FATİHA HER REK'ATTE FARZ MI? Namazda Fatiha okumak farzdır, diyen alimler bu hususta ihtilaf etmişlerdir: 1-Şafii, Ahmed bin Hanbel, Evzai, Ebu Sevr, Ali ve Cabir'e göre imam ve tek başına namaz kılanın bütün rek'atlerde Fatiha okumaları farzdır. Maliki alimlerinin sahih kavil de budur. (İmam'a uyan kimse hakkındaki ayrıntılı bilgi bundan sonraki babta verilecektir.) Delilleri: I- Namazını hatalı kılan zata Nebi (s.a.v.), namazı tarif ederken ilk rek'atte yapılacak şeyleri anlattıktan sonra: .... ''Sonra namazının her rek'atinde, onları (anlatılanları) yap.'' buyurmuştur. Bunu Buhari rivayet etmiştir. II- Buhari ve Ahmed'in Malik bin el-Huveyris (r.a.)'den merfu olarak rivayet ettikleri: ........... ''Benim namaz kılışımı gördüğünüz gibi namaz kılınız'' hadisidir. Nebi (s.a.v.)'in her rek'atte Fatiha okuduğu bilinmektedir. III- Müslim'in Ebu Katade (r.a.)'den rivayet ettiği; ''ResululIah (s.a.v.) öğle ve ikindinin ilk iki rek'atlarında Fatiha'yı okurdu ve (Fatiha'dan sonra okuduğu) ayeti zaman zaman bize duyururdu. Son iki rek'atte Fatiha okurdu.'' 2- Hasan-ı Basri, Davud ve İshak'a göre, namazın herhangi bir rek'atinde Fatiha ve ondan sonra Kur'an'dan bir parça okumak vacibin yerine getirilmesi için kafidir. Bir rek'atta Fatiha, başka bir rek'atta da ayetler okumak yine vacibin ifası için yeterli sayılır. Bunların delili de Ubade (r.a.)'ın (837 nolu) hadisidir. Bunlar: 'Hadiste namazda Fatiha okunması emredilmiştir. Bir defa okununca emir yerine getirilmiş olur. Her rek'atte okunması gerekir, diye başka bir delil varsa ona dönülür, demişlerdir. Bu görüşe şöyle cevab verilir: Yukarıda beyan edilen deliller, her rek'atta Fatiha okumanın gerekliliğine delalet ederler. 3- Zeyd bin Ali ve en-Nasır'a göre ilk iki rek'atta Fatiha okumak farzdır. Son iki rek'atta Fatiha yerine başka ayetler okumak veya tesbihat yapmak da caizdir. Ebu Hanife'nin görüşü bu görüşe benzer. Şu farkla ki, Ebu Hanife'ye göre ilk iki rek'atta kıraat farzdır. Fatiha okumak farz değil vacibtir. Yani Fatiha okunmayıp başka sure veya ayetler okunursa farz yerine getirilmiş olur. Sadece vacib terk edilmiş olur. Zeyd bin Ali ve en-Nasır'ın delili: Ali bin Ebi Talib (r.a.)'ın ilk iki rek'atte kıraat ettiğine ve son iki rek'atta tesbihat yaptığına dair rivayet olunan hadistir. Halbuki bu hadis zayıftır. Çünkü el-Harise el-A'ver'in rivayetinden gelmedir. Bu adam hadis hafızları yanında zayıflıkla meşhur bir kezzabtır. Bunların ikinci delili de Hanefi alimlerinin gösterdikleri .....[Müzemmil 20] ayetidir. Bu ayetin delil olup olmayacağı hakkında yukarıda yeterli bilgi verilmiştir. EBU DAVUD HADİSİ VE İZAH’I İÇİN BURAYA TIKLAYIN
Ebü's-Saib (r.a.)'den rivayet edildiğine göre kendisi Ebu Hureyre (r.a.)'den şunu işitmiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kim, içinde Fatiha okumadığı bir namaz kılarsa o namaz noksandır, tamam değildir.» buyurmuştur. Ben: «Ya Eba Hureyre ! Şüphesiz ki ben zaman zaman imamın arkasında olurum.» dedim. Bunun üzerine Ebu Hureyre (r.a.), kolumu tutup bastırdı ve : «Ya Farislit Fatihayı gizli oku.» diye cevap verdi. Diğer tahric: Malik, Ahmed, Müslim. Ebu Davud, Nesai ve Tirmizi AÇIKLAMA : Rivayetlerin çoğunda Fatiha suresinin ayetleri ve ifade ettikleri yüce özelliklere de işaret vardır, Ve hadis metni uzuncadır, EI-Menhel yazarı şöyle der: ''Hadiste 'Salat = Namaz' kelimesi mutlak geçtiği için farz ve nafile bütün namazları kapsar, Darekutni'nin Abdullah bin Amr bin el-As (r.a.)'dan rivayet ettigi: ''Kim farz veya nafile namaz kılarsa içinde Fatiha'yı okusun." Hadis bu kapsamayı onaylar. Hadiste geçen: ..."Ümmü'I-Kitab" lafzı Fatiha'nın isimlerinden birisidir. Bu lafzın manası: ''Kur'an-ı Kerim'in anası'' demektir. Fatiha'ya bu adın verilmesinin sebebi, Kur'an-ı Kerim'in ana maksadlarının Fatiha'da toplanmış olmasıdır. Şöyle ki; Fatiha'da Allah Teala'ya layıkı vechile hamd ve sena, ilahi emir ve yasağa itaat, uhrevi mükafat ve ceza, dünya ve ahiret halleri, hidayet yolundakilere övgü ve sapıkları zem etmek gibi önemli maksatlar yer almıştır. خداج Hidac: Noksanlıktır. .....''tam değildir." lafzı Nebi (s.a.v.)'in buyruğundan olup 'Hidac'ın açıklamasıdır, Ravinin sözü olabilir. Bu takdirde hadise müdrectir (yani sonradan eklenmiştir). Bu hadis, imam, münferid ve imamın arkasında namaz kılana'yı kapsar. Hadis, namazda Fatiha okumak farzdır, diyen cumhur için bir delildir. Bazı alimler: Hadis, içinde Fatiha okunmayan namazın noksan olduğunu bildirmiş, noksanlık ise namazın bozulmasını gerektirmez, demişlerdir. Eğer bu noksanlığın namazın ifsadını gerektirdiğine delalet eden bir alamet ve delil bulunmasaydı, bunların dediği doğru olurdu. Fakat Darekutni'nin rivayet etmiş olduğu ve bir önceki hadisin izahında geçen hadis, bu noksanlıkla kılınan namazın yeterli olmadığını belirtmiştir. İbn-i Abdi'l-Berr: 'Namazda Fatiha okumanın vacib olmadığını söyleyenler, Nebi (s.a.v.)'in ''Noksandır.'' ifadesi Fatiha'sız kılınan namazın caizliğine delalet eder. Ve noksan olan namaz caizdir, demişlerdir. Bu söz hatalıdır. Çünkü noksan olan bir şey tamamlanmış sayılmaz, Namazını tamamlamadan çıkan bir kimsenin yeniden ve tam olarak kılması gerekir, Bu itibarla noksanlığını itiraf ettiği halde, caiz olduğunu iddia edenlerin iddialarını ispatlayıcı delil göstermeleri gerekir', demiştir. (EI-Menhel yazarı el-Baci'den de İbn-i Abdi'l-Berr'in sözüne benzer bir nakil yapmıştır.) Ebu's-Saib: . "Ben zaman zaman imam'ın arkasında olurum'' sözü ile şunu demek istiyor: 'Ben imama uyduğum zaman Fatiha'yı okuyacak mıyım?' Ebu Hureyre (r.a.), cevabı dikkatle dinlemesini sağlamak maksadıyla Ebu's-Saib'in kolunu tutup bastırmıştı. Ve: "Ey Farisi! Fatiha'yı gizli oku'' diye cevab vermiştir. İmama uyan kimse, gizli ve açık bil'umum namazlarda Fatiha okur, diyen Şafii için bu hadis delildir
Hadis 839 — Sunan Ibn Majah 5:37
ZayıfZayıfZayıf
حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْفُضَيْلِ، ح وَحَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، جَمِيعًا عَنْ أَبِي سُفْيَانَ السَّعْدِيِّ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " لاَ صَلاَةَ لِمَنْ لَمْ يَقْرَأْ فِي كُلِّ رَكْعَةٍ بِـ {الْحَمْدُ لِلَّهِ} وَسُورَةٍ فِي فَرِيضَةٍ أَوْ غَيْرِهَا " .
Ebu Said-i Hudri (r.a.)'den şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: «Farz veya diğer namazların her rekaünde Fatiha'yı ve bir sureyi okumayanın hiç bir namazı yoktur.»" Not: Zevaid'de: Bu, zayıftır. Senedindeki Ebü Süfyan es-Sa'di'nin zayıflığı üzerinde alimlerin ittifak ettiklerini İbn-i Abdi'I-Berr söylemiştir. Lakin Katade Ebu Süfyan'a mutabaat etmiştir. İbn-i Hibban. kendi sahihinde öyle rivayet etmiştir, denmiştir
Hadis 840 — Sunan Ibn Majah 5:38
Hasan SahihHasan SahihSahih LighairihiIsnaad Hasan
حَدَّثَنَا الْفَضْلُ بْنُ يَعْقُوبَ الْجَزَرِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ، عَنْ يَحْيَى بْنِ عَبَّادِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ " كُلُّ صَلاَةٍ لاَ يُقْرَأُ فِيهَا بِأُمِّ الْكِتَابِ فَهِيَ خِدَاجٌ " .
Aişe (r.anha)'den şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyururken işittim: «İçinde Fatiha okunmayan her namaz noksandır.»" Diğer tahric: Buhari, Ahmed. Tahavİ ve Beyhaki
Hadis 841 — Sunan Ibn Majah 5:39
Hasan SahihHasan SahihSahih LighairihiIsnaad Hasan
حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ السُّكَيْنِ، حَدَّثَنَا يُوسُفُ بْنُ يَعْقُوبَ السَّلْعِيُّ، حَدَّثَنَا حُسَيْنٌ الْمُعَلِّمُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " كُلُّ صَلاَةٍ لاَ يُقْرَأُ فِيهَا بِفَاتِحَةِ الْكِتَابِ فَهِيَ خِدَاجٌ فَهِيَ خِدَاجٌ " .
Amr bin Şuayb'ın dedesi (Abdullah bin Amr bin el-As (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki : «İçinde Fatiha okunmayan her namaz noksandır, her namaz noksandır.» Not: Zevaid'de, isnadının hasen olduğu bildirilmiştir. Diğer tahric: Buhari, Beyhaki ve Darekutni
Hadis 842 — Sunan Ibn Majah 5:40
SahihZayıfZayıf
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ سُلَيْمَانَ، حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ بْنُ يَحْيَى، عَنْ يُونُسَ بْنِ مَيْسَرَةَ، عَنْ أَبِي إِدْرِيسَ الْخَوْلاَنِيِّ، عَنْ أَبِي الدَّرْدَاءِ، قَالَ سَأَلَهُ رَجُلٌ فَقَالَ أَقْرَأُ وَالإِمَامُ يَقْرَأُ قَالَ سَأَلَ رَجُلٌ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَفِي كُلِّ صَلاَةٍ قِرَاءَةٌ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " نَعَمْ " . فَقَالَ رَجُلٌ مِنَ الْقَوْمِ وَجَبَ هَذَا .
Ebu'd-Derda (r.a.)'den rivayet (edildiğine göre bir adam ona (namazda okumanın hükmünü) sorarak : 'İmam okuduğu halde ben (de) okuyacağım (mı)?' demiş. Ebü'd Derda demiştir ki: 'Bir adam, her namazda okumak var mı?' diye Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e (soru) sordu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de; «Evet! (Her namazda okumak vardır.)» buyurdu. Bunun üzerine kavimden bir zat: '’Bu, vacib oldu." dedi." AÇIKLAMA : Zevaid yazarı: İsnacldaki Muaviye bin Yahya es-Sadafi zayıf olduğundan isnad zayıftır, demiştir. Fakat Nesai, başka bir senedie rivayet etmiştir. Oradaki metin şöyledir: Kesir bin Mürre el-Hadrami'den rivayet edildiğine göre, kendisi Ebu'd-Derda (r.a.)'den şunu işittim, demiştir: "Resulullah (s.a.v.)'e: Her namazda kıraat var mı? diye soruldu, Resulullah (s.a.v.): ''Evet!'' buyurdu. (Bunun üzerine) Ensar'dan bir adam: Bu kıraat vacib oldu dedi.. Ebu'd-Derda (r.a.) bunu söyledikten sonra bana döndü. Ben cemaat içinde ona en yakın bir yerde oturmuştum. Şöyle dedi: ''İmam cemaata namaz kıldırdığı zaman onun kıraatı bence hepsi için yeterdir. Ben böyle bilirim.'' Nesai'nin rivayetinden anlaşıldığına göre imarn'ın arkasında namaz kılındığı zaman Ebu'd-Derda (r.a.)'e göre imam'ın kıraatı cemaat için de kafidir. Bu takdire göre Nebi (s.a.v.)'e sorulan soru, imam'ın arkasında kılınan namaza ait değildir, cevabta soruya uygun yorumlanır. Yani imam ve münferid kıraat etmek zorundadır. İmam'ın arkasındaki cemaat için bu zorunluluk yoktur. Müellifin rivayetine göre soru sahibi imam'ın arkasında iken kıraat edip etmeyeceğini Ebu'd-Derda (r.a.)'e sormuş o da Nebi (s.a.v.)'e ''Her namazda kıraat var mı? diye sorulan soruya: Nebi (s.a.v.): ''Evetl'' buyurmuştur. Orada bulunan bir zat da: ''Kıraat vacib oldu.'' demiştir. Bu rivayete göre Ebu'd-Derda (r.a.) imam'a uyan kişinin kıraat etmesinin gerekliliğine hükmetmiş olur. Müellifin isnadının zayıflığını yukarda naklettik. Sindi: ''Bu vacib oldu.'' cümlesinin manası: ''Her namazda kıraat'ın varlığına ait hüküm sabit oldu." demektir, der