Yine Sa’d b. ebi Vakkas (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) mestler üzerine mesh konusunda: bir mahzur yoktur) buyurdu. (Buhârî, Vudu’’: 51; İbn Mâce, Tahara:)
Muğîre b. Şu’be (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) tuvalet ihtiyacını gidermek için çıkmıştı döndüğünde onu su dolu bir kapla karşıladım, sudan döktüm ellerini ve yüzünü yıkadı sonra kollarını yıkamak istedi. Cübbenin kolları dar olduğu için kollarını cübbenin altından çıkardı ve yıkadı daha sonra mestleri üzerine meshedip bize namaz kıldırdı. (Buhârî, Vudu’’: 51; Müslim, Tahara:)
Muğîre b. Şu’be (radıyallahü anh)’in babasından aktardığına göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) tuvalet ihtiyacını gidermek için çıkmıştı. Muğîre içinde su dolu bir kapla arkasından gitti. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) tuvalet ihtiyacını giderdikten sonra O’na o sudan döktü. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) abdest alıp mestleri üzerine meshetti.) (Buhârî, Vudu’’: 51; Müslim, Tahara:)
Hadis 125 — Sunan an Nasai 1:125
Sahih IsnaadSahih Isnaad
Hamza b. Muğîre b. Şu’be (radıyallahü anh), babasından aktararak şöyle diyor: sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte bir yolculukta idim. Bana: Muğîre geride kal. Ey insanlar sizler devam edin) dedi. Bunun üzerine ben geride kaldım, yanımda bir su kabı vardı, insanlar yollarına devam ettiler. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) tuvalet ihtiyacı için uzaklaştı. Dönüp gelince abdest suyu dökmek için yanına yaklaştım. Üzerinde Rum malı bir cübbe vardı ki kolları dar idi, ellerini cübbenin kolundan çıkarmak istedi dar olduğu için çıkaramadı ve cübbenin altından çıkardı yüzünü ve ellerini yıkayıp başını meshedip mestleri üzerine meshetti. (Müslim, Tahara: 22; Ebû Dâvûd, Tahara:)
Hadis 126 — Sunan an Nasai 1:127
HasanHasanHasan
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ زِرٍّ، عَنْ صَفْوَانَ بْنِ عَسَّالٍ، قَالَ رَخَّصَ لَنَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا كُنَّا مُسَافِرِينَ أَنْ لاَ نَنْزِعَ خِفَافَنَا ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ وَلَيَالِيَهُنَّ .
Saffan b. Assâl (radıyallahü anh) şöyle demiştir: sallallahü aleyhi ve sellem) yolculukta bize mestlerimizi üç gün üç gece çıkarmamak üzere izin verdi.) (Müslim, Tahara: 24; İbn Mâce, Tahara:)
Zirr (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Saffan b. Assâl’e mest üzerine meshetmenin hükmünü sordum şöyle dedi: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) cünüplük dışında küçük abdest bozmak, büyük abdest bozmak ve uyku gibi hallerden dolayı üç gün boyunca yolculukta mestlerimizi çıkarmaksızın üzerine meshetmeyi emrederdi. (Müslim, Tahara: 74; İbn Mâce, Tahara:)
Hadis 128 — Sunan an Nasai 1:129
SahihSahihSahih Muslim
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، قَالَ أَنْبَأَنَا الثَّوْرِيُّ، عَنْ عَمْرِو بْنِ قَيْسٍ الْمُلاَئِيِّ، عَنِ الْحَكَمِ بْنِ عُتَيْبَةَ، عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ مُخَيْمِرَةَ، عَنْ شُرَيْحِ بْنِ هَانِئٍ، عَنْ عَلِيٍّ، - رضى الله عنه - قَالَ جَعَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِلْمُسَافِرِ ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ وَلَيَالِيَهُنَّ وَيَوْمًا وَلَيْلَةً لِلْمُقِيمِ يَعْنِي فِي الْمَسْحِ .
Ali b. ebi Talib (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) mest üzerine meshin süresini yolcu için, üç gün üç gece; yolcu olmayan kimse için ise, bir gün bir gece olarak tayin etti. (Müslim, Tahara: 24; İbn Mâce, Tahara:)
Şureyh b. Hânî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: (radıyallahü anha)’dan mestler üzerine meshetmenin hükmünü sordum o da Ali’ye git o bu konuda benden daha bilgilidir dedi. Bunun üzerine Ali’ye geldim meshetmenin hükmünü sordum. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bize meshettikten sonra yolcu olmayanın bir gün bir gece, yolcunun ise; üç gün üç gece mestlerini çıkarmadan durabileceğimizi emrederdi.) (Müslim, Tahara: 74; İbn Mâce, Tahara:)
Nezzal b. Sebre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ali’yi gördüm öğle namazını kıldı ve insanların dertlerini dinlemek üzere oturdu. İkindi vakti girince bir su kabı getirdiler ondan bir avuç su aldı o su ile yüzünü, kollarını, başını ve ayaklarını meshetti, sonra suyun artan kısmını ayakta içip şöyle dedi: Bazı kimseler bu yaptığımdan hoşlanmıyorlar. Halbuki ben Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i böyle yaparken gördüm, işte bu yaptığım şey abdesti bozulmayan kimsenin abdestidir. (Tirmizî, Tahara: 37; İbn Mâce, Tahara:)