أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ عَامِرٍ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّهُ ذَكَرَ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أُتِيَ بِإِنَاءٍ صَغِيرٍ فَتَوَضَّأَ . قُلْتُ أَكَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَتَوَضَّأُ لِكُلِّ صَلاَةٍ قَالَ نَعَمْ . قَالَ فَأَنْتُمْ قَالَ كُنَّا نُصَلِّي الصَّلَوَاتِ مَا لَمْ نُحْدِثْ قَالَ وَقَدْ كُنَّا نُصَلِّي الصَّلَوَاتِ بِوُضُوءٍ .
Enes (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e küçük bir kap getirdiler ondan abdest aldı. Ravi ben Enes’e: sallallahü aleyhi ve sellem) her namaz için abdest alır mıydı?) diye sordum. (Evet) dedi. Ravi ben de: sizler) dedim. Enes: bozulmadıkça namazlarımızı kılarız) dedi, o zaman ben: bütün namazlar için abdest alıp öylece kılardık) dedim. (Müslim, Tahara: 25; Tirmizî, Tahara:)
İbn Büreyde (radıyallahü anh), babasından naklederek şöyle diyor: sallallahü aleyhi ve sellem) her namaz için abdest alırdı. Mekke fethi günü namazlarını tek bir abdestle kılmıştı. O zaman Ömer: Allah’ın Rasûlü! Şimdiye kadar yapmadığın bir şeyi yaptın) deyince; (Bilerek yaptım Ey Ömer) buyurdu. (Müslim, Tahara: 25; Tirmizî, Tahara:)
Avn b. ebi Cuhayfe (radıyallahü anh), babasından aktarmıştır: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber bulundum. Bilal, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in abdestin den arta kalan suyu çıkarmıştı, insanlar ondan alabilmek için koşuştular. Ben de bir miktarını almıştım. Namaz kıldıracağı için Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in önüne bir sütre diktim. Eşekler, köpekler ve kadınlar önünden geçtikleri halde Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) cemaate namaz kıldırdı.) (Ebû Dâvûd, Salat: 110; Buhârî, Vudu’’:)
Hadis 138 — Sunan an Nasai 1:139
SahihSahihSahih - Agreed Upon
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَنْصُورٍ، عَنْ سُفْيَانَ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ الْمُنْكَدِرِ، يَقُولُ سَمِعْتُ جَابِرًا، يَقُولُ مَرِضْتُ فَأَتَانِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَبُو بَكْرٍ يَعُودَانِّي فَوَجَدَانِي قَدْ أُغْمِيَ عَلَىَّ فَتَوَضَّأَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَصَبَّ عَلَىَّ وَضُوءَهُ .
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:Hastalanmıştım Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ve Ebû Bekir beni ziyarete gelmişlerdi. Beni baygın vaziyette bulmuşlardı. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) abdest aldı ve abdest suyundan üzerime serpti. (Buharî, Vudu’’: 42; Tirmizî, Tahara:)
Hadis 139 — Sunan an Nasai 1:140
SahihSahihSahih
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَبِي الْمَلِيحِ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ يَقْبَلُ اللَّهُ صَلاَةً بِغَيْرِ طُهُورٍ وَلاَ صَدَقَةً مِنْ غُلُولٍ " .
Ebû’l Melîh (radıyallahü anh) babasından aktarıyor ve diyor ki: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: abdestsiz namazı ve hırsızlık maldan yapılan sadakayı asla kabul etmez.) (Tirmizî, Tahara: 1; Müslim, Tahara:)
Amr b. Şuayb (radıyallahü anh) babasından ve dedesinden naklediyor, şöyle anlatıyor: Bir bedevî Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gelerek, (abdest nasıl alınır?) diye sordu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de ona: Abdest organlarını üçer sefer yıkayarak abdestin nasıl alındığını gösterdi ve şöyle buyurdu: böylece alınır, kim bu yaptığımdan fazlasını yapmaya kalkarsa günah işlemiş, aşırı gitmiş, zulmetmiş ve haksızlık yapmış olur.) (İbn Mâce, Tahara: 48; Ebû Dâvûd, Tahara:)